7. Ceza Dairesi 2012/24976 E. , 2013/9923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın transit rejimi çerçevesinde yurt dışı edilmek üzere aracına yüklediği 1 karton peçete ile Almancada "Gebsen" olarak ifade edilen temizlik kovalarını yurt i
**7. Ceza Dairesi 2012/24976 E. , 2013/9923 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın transit rejimi çerçevesinde yurt dışı edilmek üzere aracına yüklediği 1 karton peçete ile Almancada "Gebsen" olarak ifade edilen temizlik kovalarını yurt içinde kaçağa sevk ederek yerine tır karnesi ve ekli faturada bulunmayan 930 torba alçıyı aracına koyarak yurt dışı etmek amacıyla hareket ettiği kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; ingilizce ve arapça olarak düzenlenen tır karnesi ve faturada almanca ifade kullanılmasının olağan olmadığı ve sanık müdafıinin "alçı" kelimesinin arapçada "cepsin" şeklinde telafuz edilmesi nedeniyle belgelere o şekilde yazıldığına yönelik beyanı karşısında, "gebsen" kelimesinin anlamının arapça ile ingilizce bilen ve gümrük kaçakçılığı konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 1)4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, sanığa soruşturma aşamasında ön ödeme önerisi tebliği yapılmakla birlikte 30 günlük ön ödeme süresi beklenmeden ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşya, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden sanığa ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, dava konusu eşyalar ve gümrük kaçakçılığı konularında, ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan inşaat mühendisi bilirkişinin hazırladığı 16.03.2007 tarihli yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilmesi ve dava konusu peçete miktarının 1 karton olduğu gözetilmeksizin 34 karton olduğu kabul edilerek Cif değer hesaplaması yapılması, 2)4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza takdir edilmesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3)Sanığın tazmini para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde nisbi harca hükmedilmemesi, 4)Müsaderesine karar verilen dava konusu araç yargılama sırasında teminatla iade edildiği halde hükümde, müsadere gerçekleştiği takdirde teminatın yatırana iadesine karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30/04/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.