Başvuru, esasa etkili bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, esasa etkili bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1985 doğumlu olup olayların geçtiği tarihte İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvurucu 5/4/2018 tarihinde kullanmakta olduğu otomobil ile seyir hâlindeyken trafik ekiplerince alkol kontrolü amacıyla durdurulmuştur. Kontrolde 2,49 promil alkollü hâldeyken araç kullandığının tespit edilmesi üzerine başvurucunun sürücü belgesi geçici olarak geri alınmış, başvurucuya 002 TL idari para cezası uygulanmış ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan düzenlenen evrak Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) gönderilmiştir. Başvurucunun alkolmetre ile ölçülen değere itiraz etmesi üzerine Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Laboratuvarında yapılan tahlil neticesinde kanında alkol saptanmamıştır. Başvurucu 6/4/2018 tarihinde Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) hakkında tesis edilen idari para cezasına ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin kararlara karşı başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, dilekçesine hastanede yapılan alkol tahlili neticesini de eklemiştir. Bu arada Başsavcılıkça 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi kapsamında başlatılan soruşturmada kanında alkol tespit edilmediği gerekçesiyle başvurucu hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Hâkimlik 6/6/2018 tarihli kararıyla anılan başvurunun reddine karar vermiştir. Gerekçede; trafik kazaları hariç teknik cihazla yapılan ölçüme itiraz etmenin mümkün olmadığı, ölçü aletinin sağlam ve çalışır vaziyette olduğu ve uygulanan cezada usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ifade edilmiştir. Ret kararında ayrıca idari para cezasının miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğu vurgulanmış, sürücü belgesinin geri alınması kararı yönünden Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz yolunun açık bulunduğu belirtilmiştir. Bu karar başvurucuya 12/6/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu anılan kararın sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasıyla ilgili kısmına yönelik olarak 19/6/2018 tarihinde Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Laboratuvarında yapılan tahlil neticesinden ve aynı olay sebebiyle hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan bahsetmiştir. Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliği 20/6/2018 tarihinde itirazı reddetmiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:"Dosya incelendiğinde; İtiraz eden vekilinin 19/06/2018 havale tarihli dilekçesi ile Karşıyaka Sulh Ceza Hakimliğinin 06/06/2018 tarih 2018/888 İş sayılı İdari Para Cezasına itirazın reddi kararına yapmış olduğu itirazların dosyadaki delillere göre yerinde olmadığı, Karşıyaka Sulh Ceza Hakimliğinin kararının ve göstermiş olduğu red gerekçelerin yerinde ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine yönelik karar vermek gerekmiştir." Nihai karar 28/6/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. 27/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. ...Yapılan tespit sonucunda, 50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar. Yapılan tespit sonucunda, 00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır....Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar....." 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler etkisi altında araç sürme yasağı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.Trafik görevlilerince sürücüler her zaman alkol kontrolüne tabi tutulabilirler. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kontrolü ise durumundan şüphe edilen sürücüler üzerinde yapılır.Trafik görevlilerince sürücülerin alkol oranlarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır:a) Sürücülerin alkol oranlarının tespitinde; tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılır.b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.c) Teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen miktarda idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.ç) Yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler ile teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen ve bu nedenle hakkında işlem yapılan sürücüler araç kullanmaktan men edilir.d) Yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen ve 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılan sürücüler, haklarında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir.e) 1,00 promilin altında alkollü olmasına rağmen, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü, hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir.f) Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilmesi durumunda tekrar ölçüm yapılmaz, yapılan işlemlere itiraz 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesi kapsamında ilgili mahkemelere yapılır...."