9. Ceza Dairesi 2023/5876 E. , 2023/5309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/81 E., 2023/313 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/81 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1725 Esas, 2022/9390 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kan
**9. Ceza Dairesi 2023/5876 E. , 2023/5309 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/81 E., 2023/313 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/81 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1725 Esas, 2022/9390 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2017 tarihli ve 2017/18 Esas ve 2017/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2017/3153 Esas, 2019/697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılmasına karar verilerek; sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1725 Esas, 2022/9390 Karar sayılı bozma kararıyla; ''Olayın oluş şekli, mağdurenin başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımı ve savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/81 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararına 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2023 tarihli ve 9-2023/37485 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Olay yeri fotoğraflarına bakıldığında olayın gerçekleştiği iddia edilen kulübe ile yıkama yerinin yanyana olduğuna, kulübe kapısının da daima açık bulunduğuna, olayın geçtiği gün ve zaman dilimi dikkate alındığında kalabalık ve yoğun olduğuna, sanığın da devamlı çalışma halinde olduğuna, mağdurenin yardım istediğinde sesini rahatlıkla duyurabileceğine ve annesi olan şikâyetçinin beyanına göre mağdureyi uzaktan da olsa görebileceği bir yerde olduğuna, insanların araç yıkamak için sırada beklediği bir yerde herkesin gözü sanığın üzerinde iken sanığın böyle bir eylemde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, eylemin biri tarafından mutlaka görülmesi gerektiğine, mağdurenin soyut beyanı dışında dosyada delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu doğrultuda kararın düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkindir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Dosyada mağdurenin soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında verilen hükmün kaldırılarak sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince, ''Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyip mağdurenin annesi ve tanık ... araç yıkadıkları sırada mağdurenin kulübede olduğunu bu kulübede 5-10 ... kaldığını bu sure zarfında mağdurenin kendisiyle konuşmaya çalışıp ayağına sarılması üzerinde dengesini kaybettiğini kendisinin mağduru itip hızla kulübeden çıktığını belirtmiş ise de kamera kayıtlarına göre sanığın kulübede 5-10 ... değil 52 ... kaldığı, bu süre içerisinde mağdurenin sutyeninin rengini sorup onun göğüslerini ellemesi için yeterli bir zaman olduğu ve mağdurenin hemen olayı sıcağı sıcağına annesine anlattığı, tanık ...'in mağdure ...'nın bağırdığını duyduğu yönündeki beyanı, mağdure ve annesinin sanığı daha önceden tanımadıkları ve hatta yargılama aşamasında şikayetçi olmadıkları halde sanığa mağdurenin namus ve iffetiyle ilgili bir konuda iftira atması için herhangi bir sebebin bulunmadığı ve yine olayın sıcağı sıcağına emniyet güçlerine intikal ettirilmesi ve sanığın savunmalarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, zira kulübenin içerisinde mağdurun kendisine bacaklarına sarılıp düşmesi için bir sebebin bulunmadığı bilakis sanığın, mağdurla konuşmaya çalışıp, elini göğsünün içine soktuktan sonra mağdurun itekleyip tepki göstermesi üzerine sanığın sendeleyip düştüğü ve kulübeyi terk edip gittiğine ilişkin mağdurenin anlatımının daha tutarlı, makul ve mantıklı bir anlatım olduğu, esasen mağdurenin bu beyanlarına itibar etmemek için bir sebebin de bulunmadığı gibi mağdurun annesi ...'ın yukarıda belirtildiği üzere bir kısım insani saiklerle sanıkla ilgili şikayetinden vazgeçmiş olmasının sanığın suçu işlemediği anlamına gelmediği gibi ...'nın da şikayetinden vazgeçmesine rağmen aşamalardaki ifadelerinin tutarlı ve istikrarlı olduğu, beyanlarında özü itibariyle bir değişme olmadığı, netice itibariyle mağdurenin aşamalarda özü itibariyle değişmeyen sanığın kendisinin sutyeninin markasını sorup sutyenine bakmak gayesiyle elini tişörtün yakasından içeri sokarak göğüslerini ellemek suretiyle TCK'nın 103/1-2. cümlede belirtilen çocuğa karşı sarkıntılık seviyesini aşmayan cinsel istismar suçunu işlediği'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin direnme kararı; Olayın oluş şekli, mağdurenin başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımı ve savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükmün direnme niteliği taşıması karşısında, direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/81 Esas, 2023/313 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1725 Esas, 2022/9390 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.