3. Ceza Dairesi 2021/16151 E. , 2023/2322 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ka…
**3. Ceza Dairesi 2021/16151 E. , 2023/2322 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2018 tarihli, 2017/268 Esas ve 2018/69 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etmek" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 220/7 nci maddesi yollamasıyla 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasından yapılan yardımın niteliği ve miktarı nazara alınarak takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 inci maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.01.2019 tarihli, 2018/2324 Esas ve 2019/66 sayılı Kararı ile, kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ -Sanık müdafiinin temyiz istemi, 1-Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, 2-Derneğe sadece kurslara katılmak için üye olduğuna, 3-Beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, sanığın savunması, tüm dosya kapsamı ile sanığın Tire ilçe yapılanmasında örgüte eleman/sempatizan kazandırmak amacıyla kurulmuş olan ancak kendilerini gizleme gayesiyle 2015 yılında tasfiye olan Tire Kardelen Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine üye olduğu, 24.10.2014 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve sekreter olarak görevlendirildiği, bu dernek adına yardım ve bağış topladığı yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından kurulan ve KHK ile kapatılan Özgürlük ve Demokrasi Platformuna üye olduğu, örgüt propagandasının yapıldığı basın açıklamasına katıldığı ve basına verdiği röportajda da yine örgütten "hizmet" olarak bahsettiği, HTS kayıtlarına göre örgütün üst düzey bir çok üyesiyle görüşme kayıtlarının bulunduğu, örgüte ait Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine abone olduğu anlaşılmıştır. Sanığın eylemleri örgüte sempati duymak yada soyut olarak desteklemek derecesinde hafif değildir. Ve fakat yine sanığın eylemleri disiplinli ve sürekli destek şeklinde, örgüt üyeliği seviyesinde de değildir. Sanığın eylemlerinin salt yardım düzeyini aşmadığı ve örgüt hiyerarşisi içerisine dahil olduğuna dair yeterli delil olmadığı, sanığın tüm eylemlerinin bu bağlamda bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında sübut bulan suç nedeni ile TCK'nın 220/7 nci maddesi gereğince belirlenen oranda indirim yapıldığında, belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından, 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırım yapıldığında, 1 yıl 18 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 6 ay hapis cezası belirlendiği, bu ceza üzerinden TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 2 yıl 1 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle fazla cezaya hükmedildiği görülmüş olup, bu durumun istinaf aşamasında CMK'nın 303/1-f maddesi gereğince Dairemizce düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. b) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 2015 yılında tasfiye olan örgüte müzahir Tire Kardelen Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde tasfiye olduğu 2015 yılına kadar bir dönem üyelik, sekreterlik ve yöneticilik yapmak ve bu dernek adına basın açıklamasına katılmak, örgütün yayınlarına abone olmaktan ibaret eylemlerinin sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde kaldığı, müsnet suçtan mahkumiyete ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığı nazara alınarak, lise mezunu ve ev hanımı olan sanığın soruşturma aşamasından itibaren süreklilik gösteren aksi kanıtlanamayan savunması da gözetildiğinde kanıtlanamayan müsnet suçtan beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.01.2019 tarihli, 2018/2324 Esas ve 2019/66 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...