1. Ceza Dairesi 2022/12791 E. , 2024/60 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının; aynı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen kesin hüküm niteliğindeki kararlardan biriyle sonuçlanmaması hâl
**1. Ceza Dairesi 2022/12791 E. , 2024/60 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının; aynı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen kesin hüküm niteliğindeki kararlardan biriyle sonuçlanmaması hâlinde temyiz edilebilir olduğu, mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının kararın ilk defa bölge adliye mahkemesince verildiği ve anılan Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen kesin hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı anlaşıldığından temyiz edilebilir olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Araç Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2018/129 Esas, 2020/352 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlara karşı taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Esas No : 2022/12791 Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/379 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında; a. Mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 3.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, b. Mağdur ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nın temyiz sebepleri; suç kastı bulunmadığına dair suç vasfına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mağdurlar ... ve ...'nin sanık ...'nın öz anne babası oldukları, olay tarihinde taraflar arasında para yüzünden tartışma çıktığı, tartışmanın ardından sanığın mağdurlara kendisini İğdir Köyüne bırakmasını istediği, mağdur ...'in aracın direksiyonuna geçtiği sırada sanığın aracı kullanmak istemesi nedeni ile 34 XX 3714 plakalı aracın direksiyonuna geçtiği, sanığın kullandığı aracın yolu alamaması nedeni ile takla attığı, sanığın taksirli eylemi sonucunda mağdurların yaralandığı sabit görülmüş, olayın ve oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı değerlendirilerek sanık hakkında mağdurlara karşı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmaları, mağdur ve tanıkların beyanları, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.12.2021 tarihli raporu, olay yeri inceleme raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet Savcısının istinaf talebi hakkında yapılan istinaf incelemesinde, sanığın mağdurlarla tartışmasından sonra mağdurların da bulunduğu aracın şoför koltuğuna geçerek tartışmanın verdiği sinirle aracı hızlı sürmeye devam edip bir anda yolda hiçbir şey yokken direksiyonu sola kırarak ağaçlık yerde bulunan meşe ağacına kasten çarpmak suretiyle aracın takla atmasına ve kaza yapmasına sebebiyet verdiği ve kasten mağdurları yaraladığı değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına ve yeniden hükümler kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre ; mağdurların sanığın anne ve babası oldukları, olay tarihinde sanığın mal paylaşımından sonra sanığın ilave para istemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, sanığın duyduğu kızgınlıkla mağdurlara "siz göreceksiniz" şeklinde hitaplarda bulunduktan kısa bir süre sonra, sanığın mağdurların da bulunduğu aracın sürücü koltuğuna geçtiği ve tartışmanın verdiği sinirle aracı hızla sürmeye başladığı, yol ve araç şartlarına göre aşırı şekilde hızlı kullanmak suretiyle ve devamında nasıl olduğu kesin olarak anlaşılamayacak şekilde yoldan çıkıp ağaçlık yerde bulunan meşe ağacına çarparak kazaya, aracın takla atmasına ve mağdurların adli muayene raporlarında belirtilen biçimde yaralanmalarına neden olduğu olayda, öncesinde yaşanan tartışmanın etkisi altında kontrolsüz bir şekilde kullandığı aracın kaza yapabileceğini, araçtakilerin yaralanabileceklerini veya ölebileceklerini öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek eylemine devam etmek suretiyle mağdurların yaralanmalarına neden olan eyleminin olası kastla silahla yaralama suçlarını oluşturacağı, mağdurların ölmesi halindeyse olası kastla öldürme suçunun oluşacağı, bu nedenle sanık hakkında mağdurlara yönelik yaralama eylemlerinde olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde doğrudan kastla silahla yaralama suçundan hükümler kurulması suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz sebebi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/379 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak üyeler ... ve ...'ın sanığın aracı ağaca çarptırması halinde mağdurların mutlaka yaralanacaklarını bilerek yaralanmalarına sebep olduğundan, hükümde isabetsizllik bulunmadığından kararının onanmasına ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Araç Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.