12. Ceza Dairesi 2020/1193 E. , 2023/6073 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1534 E., 2019/2937 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İlk derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyar…
**12. Ceza Dairesi 2020/1193 E. , 2023/6073 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1534 E., 2019/2937 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İlk derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Vize (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.10.2011 tarihli ve 2010/274 Esas, 2011/238 Karar sayılı kararının 20.12.2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 30.11.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü ve ikinci fıkrasında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Çorlu ( Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 07.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır. 2. Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.06.2020 tarihli ve 2019/92312 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Aleyhine verilen kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2014 tarih 2014/890 Esas, 2014/609 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile sanığın 30/11/2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediği, suçun Mahkememizce belirlenen 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği anlaşılmakla, Vize (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarih 2010/274 Esas 2011/238 Karar sayılı dosyası ihbar üzerine ele alınarak incelendi; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların olay tarihinde Küçükyayla Köyü Derinhendek mevkiinde ihbar üzerine Jandarma görevlilerince kazı yaparken yakalandıkları, savunmalarında mantar toplamak maksadıyla geldiklerini beyan ettikleri, ancak yanlarında kazma kürek ve murç gibi define aramakta kullanılan malzemelerin olduğu, suça konu yerin sit alanı olmadığı, sanıkların tevilli ikrarından, tanık beyanlarından, tutulan tutanaktan, yapılan keşif ve bilirkişi raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanıklar tüm aşamalarda suçlamaları kabullenmemiş, mantar toplamak için geldiklerini beyan etmişlerse de, dinlenen tanık beyanlarında sanıkların yanında mantar olmadığı, ayrıca mantar toplamak için gerekli herhangi bir sepet, kova gibi malzemeler olmadığı, sanıkların yanında kazma kürek gibi aletlerin olduğu ve üstlerinin çamur olduğu, sanıklara ait aracın olay tarihinden önce de suça konu yerin yakınlarında görüldüğü, sanıkların ihbar üzerine yakalandıkları, ayrıca sanıkların ikametleri olan Saray ilçesinden Vize İlçesine mantar toplamak için gelmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılarak sanığın cezadan kurtulmaya yönelik suçlamaları kabullenmeyen savunmalarına itibar edilmemiş müsnet suçu işledikleri kanaatine varılmıştır. Sanıkların sübut bulan eylemlerine uyan 2863 Sayılı Yasanın 74/2 maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıklara hükmolunan cezanın türü ve miktarı, sanıkların kişilik özellikleri, sabıkasız geçmişleri, duruşmadaki tutum ve davranışları gözününde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkememizce olumlu kanaate varılmış olması, dosyaya yansıyan herhangi bir zararın bulunmaması, suça konu yerin 2863 sayılı Yasa kapsamı dışında kalması, sanıkların talepleri de dikkate alınarak sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, emanetin 2010/86 sırasında kayıtlı suçta kullanılan eşyaların müsadaresine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanık ... hakkında yukarıdaki gerekçe ile üzerine atılı olan 2863 sayılı Yasaya muhalafet suçundan verilen hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20/12/2011 tarihinde keşinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiği, sanık hakkında verilen kararın kesinleştiği ve ihbar üzerine hükmün açıklandığı; Yargıtay 4.C.D. 24/04/2014 tarih 2013/40259 esas 2014/13432 sayılı kararı doğrultusunda denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde açıklanmasına karar verilen hükmün ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği de dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 51. maddesi ve CMK'231/5 ve devamı maddelerinin tatbikine yer olmadığına bu nedenle; sanık ... tarafından beş yıllık denetim süresi içerisinde, yeniden kasti suç işlenmesi nedeni ile, Vize (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi'nin27/10/2011 tarih 2010/274 Esas 2011/238 Karar sayılı ilamındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK'nın 231/11 maddesi gereğince kaldırılarak, verilen hüküm üzerinde değişiklik yapılmadan aynen açıklanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "Yapılan Yargılama Sonucu Toplanan Delillerden; olay tutanağı ile anlaşılacağı üzere sanığın haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklarla birlikte olay yerini mevcut rapora göre 7 mt ve 1 mt derinlikte olmak üzere kazdıkları anlaşıldığından ve suça konu yerin de 2863 sayılı Yasanın 6. maddesi kapsamında kalmadığı gibi sit alanında da bulunmadığı anlaşılan olayda eylemin 2863 sayılı yasanın 74. maddesinde düzenlenen kazı niteliğinde olup belirtildiği üzere korunması gerekli alan içerisinde kalmadığından aynı yasanın 74/1-2 cümlesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, CMK 280/2 md gereğince yere l mahkeme kararının kaldırılması sureti ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın geçmişinden anlaşılan suç işleme temayülü gözetilerek etkili olmayacağına kanaat getirildiğinden hakkında TCK 51 ve CMK 231 md uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. IV. GEREKÇE 27.10.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu göz önüne alındığında, suç tarihinden itibaren durma süresi de hesaba katıldığında olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Olay günü saat 17.30 sıralarında kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, olay yerinde temyize konu sanık ile birlikte, temyiz dışı sanıklar olmak üzere toplam 9 kişinin yakalandığı, olay yerinde 1x1x1 m ebatlarında kaya parçası olduğu, kaya parçasının etrafını oyulduğu, aynı zamanda 7 m derinliğinde 2,5 m genişliğinde kazı çukuru olduğu, olay yerinde kazma, kürek, çapa, balyoz, manivela, ip gibi kazıya yarar aletler olduğunun tespit edildiği, kolluk ekiplerince şahıslara ne yaptıkları sorulduğunda mantar toplamaya geldiklerini, ancak kazı yeri ve aletlerini görünce merak edip kazdıklarını beyan ettikleri, kolluk ekiplerince olay yerinde mantar toplamaya yarar poşet, torba vs herhangi bir malzeme bulunmadığı hususlarının tutanak altına alındığı, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile dava konusu yerin 2863 sayılı Kanun kapsamındaki yerlerden olmadığının tespit edildiği dosya kapsamında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde tanımlanan suçu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Vize Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.