12. Ceza Dairesi 2020/9831 E. , 2024/1755 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/764 E., 2016/194 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hak…
**12. Ceza Dairesi 2020/9831 E. , 2024/1755 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/764 E., 2016/194 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 13.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, keşif yapılmaksızın ve keşif mahallinde tanıklar dinlenmeksizin karar verildiğine, keşif yapılmaksızın ve tanıklar keşif mahallinde dinlenilmeksizin dosyanın adli tıpa kurumuna gönderilmesinin savunma hakkının kısıtlanması, eksik ve yetersiz inceleme yapılması sonucuna yol açtığına, kusur tespitine, tayin edilen cezaya, katılan tarafın maddi bir zarar beyanının bulunmadığına, koşulları oluştuğu halde HAGB hükümlerinin uygulanmadığına, kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 20:42 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 33 ES 642 plaka sayılı araç ile gece vakti, far ışığı altında görüşün açık olduğu bölünmüş üç şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde seyir yönüne göre sağ taraftan yaya geçidini takiben sol tarafa geçmek üzere kaplamaya giren yaya ...’ya çarpması sonucu ölümüne neden olduğu olayda; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 01.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, far ışığı altındaki görüş alanını gerektiği şekilde kontrol ederek seyrini sürdürmeye önem ve özen göstermesi hızını mahal şartlarına göre ayarlaması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, seyir yönüne göre sağ taraftan yaya geçidini takiben sol tarafa geçmek üzere yola giren ve ilk geçiş hakkına sahip yayayı geç fark edip aldığı fren tedbirinde etkisiz kalarak yayaya çarpmış olmakla asli derecede kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 13.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.