10. Hukuk Dairesi 2010/3459 E. , 2012/14013 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No :42-110 Davacı, sigortalılara 15.01.2000-31.01.2004 tarihleri arasında yapılan sosyal yardım, kira yardımı ve giyim yardımı ödemeleri nazara alınarak Kurumca tahakkuk ettirilen prim, işsizlik primi ve gecikme zammı işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temy…
**10. Hukuk Dairesi 2010/3459 E. , 2012/14013 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :42-110 Davacı, sigortalılara 15.01.2000-31.01.2004 tarihleri arasında yapılan sosyal yardım, kira yardımı ve giyim yardımı ödemeleri nazara alınarak Kurumca tahakkuk ettirilen prim, işsizlik primi ve gecikme zammı işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın yasal dayanağı, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 4958 sayılı Kanunun 36. maddesi ile değişik 77. maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında: a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin, b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin, c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir. Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk pozitif hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Bu karar da sigortalılara ödenen yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. İnceleme konusu dosyada; sigorta müfettişince işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda sigortalılara içeriği açıklanmadan "sosyal yardımlar" başlığı altında ücret ödendiğinin ve bunların ilgili aylarda sigorta primine esas kazanç matrahına dahil edilmediğinin saptandığı belirgin bulunmakla, öncelikle, davacı işveren tarafından yapılan bu ödemelerin niteliği ve içeriği belirlenmeli, müfettiş raporundaki bulgular ve işyeri kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle sosyal yardım ödemesi adı altında yapılan ödeme kapsamındaki her bir unsurun, prime esas alınacak nitelikte kazanç olup olmadığı tespit edilmeli, kira yardımı ödemelerinin ise, işverence bir sefere mahsus ödenmeyip süreklilik arzetmesi nedeniyle atıfet niteliğinde bulunmadığı, anılan Yasa maddesinde belirtilen prime esas kazanca dahil olmayan kazançlardan olmadığı, ayni yardım kapsamında da değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurularak, varılacak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 17.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.