7. Ceza Dairesi 2013/12031 E. , 2013/19778 K. "" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : TCK 170 ve 2565 sayılı kanunlara muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; A-1-Katılan vekilinin genel güvenliği tehlikeye sokmak suçu nedeniyle kurulan hükme vaki temyiz talebinin incelenmesi sonucunda; Suçtan doğrudan doğ…
**7. Ceza Dairesi 2013/12031 E. , 2013/19778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : TCK 170 ve 2565 sayılı kanunlara muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; A-1-Katılan vekilinin genel güvenliği tehlikeye sokmak suçu nedeniyle kurulan hükme vaki temyiz talebinin incelenmesi sonucunda; Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Milli Savunma Bakanlığının müdahilliğine karar verilmesi hükmü temyize hak vermeyeceğinden, ilgili bakanlık adına hazine vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE, 2-Sanık müdafiinin genel güvenliği tehlikeye sokmak suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; sanık hakkında 03.06.2009 tarihli Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11.02.2011 tarihinde kesinleştiği sanığın üç yıl içerisinde ikinci kez suç işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden mahkemesine bu durumun ihbar olunduğu ve ikinci kez işlenen suç yönünden verilen mahkumiyet kararının 23.06.2012 kesinleştiği anlaşılmakla; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan davada, 5237 sayılı TCK.nun 66/2. ve 67/4.maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde dolduğu anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, B-1-Sanık müdafi ve katılan vekilinin 2565 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesi ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesinin 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmesi ile aynı kanunun suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 2. maddesi hükmü karşısında dava konusu eylemin atılı suçu oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda sanığa atılı eylem ve karşılığında uygulanacak yaptırımı düzenleyen mevzuat incelendiğinde;