(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/19574 E. , 2009/16719 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,1.10.2004 tarihinden itibaren yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/19574 E. , 2009/16719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,1.10.2004 tarihinden itibaren yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, mahkeme kararının dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, davacının 3201 sayılı Yasa’ya göre yaptığı borçlanma ile Türkiye’deki sigortalılık hizmetleri üzerinden bağlanan ve Almanya’da çalışmasının devam etmesiyle kesilen yaşlılık aylığının, yurt dışı çalışmasının bittiği 30.9.2004 tarihini tAkip eden aybaşı olan 1.10.2004 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının yurt dışı çalışmasının sona erdiği 30.9.2004 tarihini takip eden zaman içinde yurda döndüğü tarihten itibaren yeniden aylığı müstehak olduğu, bu tarihten sonraki dönem için Kurum tarafından gelirin iptaline ilişkin işlemin iptaline aylığın kesildiği 18.7.2007 tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).