(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/731 E. , 2012/3693 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılardan ... vekili Av.... duruşma istemli olarak temyiz etmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde o…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/731 E. , 2012/3693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılardan ... vekili Av.... duruşma istemli olarak temyiz etmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi pul yokluğundan reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak uygulandığı halde bilirkişi raporlarında sulu kabul edilen taşınmazın %6 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması, 2-Tamamı 19500 m² olan dava konusu taşınmazın tamamı kamulaştırılmış ve taşınmazın üzerinde birinci bilirkişi raporuna göre 156 adet, ikinci bilirkişi raporuna göre 128 adet gelişmiş zeytin ağacı tespit edilmiş olduğuna göre öncelikle taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının sayısı yönünden iki rapor arasındaki çelişki giderildikten sonra bu ağaçların normal sıklıkta kapsayacakları alanın kapama zeytinlik, taşınmazın artan bölümünün ise açık tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının kapama zeytinlik olarak değerlendirilmesi, 3-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir. Somut olayda ise dosyada bulunan gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü cetveline göre zeytin ürününün 2008 yılına ilişkin dekar başına ortalama üretim gideri 113,25 TL/dekar olarak bildirildiği halde bilirkişi raporunda 291,20 TL/dekar üzerinden hesap yapılması, 4-Kamulaştırılan yapının değerinin tespitinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık maliyetleri listesi ve 02.12.1982 gün ve 17866 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yıpranma paylarına ilişkin oranları gösteren cetvelin esas alınması gerekirken zaman zaman bakım ve onarımları yapıldığı belirtilerek yıpranma oranlarını objektif ölçülerle belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması, 5-Kamulaştırılan dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların bedelinin ve fabrikadaki makine ekipmanları ve trafonun demontaj bedelinin hesaplanmasıyla yetinilmesi gerekirken zeytinyağı fabrikasında mevcut olan makina ekipmanları ile trafonun nakliye ve depolama bedeli ile taşınmaza ait imar planı, proje, ruhsat, rapor, sertifika, izin bedeli ve harç bedellerinin ayrıca hesaplanıp kamulaştırma bedeline eklenmesi, 6-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan şerhlerin kamulaştırma bedeline yansıtılmasıyla yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde "tapu kaydında bulunan mahkemenin 2010/380-2003/340 Esas sayılı tedbir şerhinin ve Ziraat Bankası adına bulunan ipoteğin kaldırıldığına dair hak sahiplerince yazılı belgenin sunulmasının ilgili bankaca aranmasına, ayrıca mahkemenin kararının kesinleşmiş bir suretinin ibrası halinde adı geçen ilgiliye ödemenin yapılmasına, kesinleşme şerhi bulunmayan gerekçeli karar ibrasında ödeme yapılmamasına" hükmedilmesi, 7- Dava konusu taşınmazın malikleri davalılar ... ve ... olduğu halde malik olmayan diğer davalılar hakkında davanın reddedilmesi gerekirken kamulaştırma bedelinin "davalıya ve ileride ortaya çıkacak hak sahibine ödenmesi" şeklinde karar verilmiş olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.