4. Hukuk Dairesi 2021/25021 E. , 2023/14171 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/524 E., 2021/580 K. Avukat ... Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.04.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Faiz Yönünden Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/250 E., 2020/431 K
**4. Hukuk Dairesi 2021/25021 E. , 2023/14171 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/524 E., 2021/580 K. Avukat ... Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.04.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Faiz Yönünden Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/250 E., 2020/431 K. Taraflar arasındaki konut/eşya sigortası sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun faiz yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin konutunu sigortalattığını, Yüksekova'da 13.03.2016 tarihinde meydana gelen sokağa çıkma yasağı zamanında meydana gelen çatışma nedeniyle konutun ağır hasar gördüğünü, davalı ... şirketince zarardan sonra eksper gönderildiğini ve zararın hesaplandığını ancak sigorta şirketinin zararı ödemediğini, sigorta şirketinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, söz konusu poliçe nedeniyle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla konutuna gelen zararlar için 107.730,00 TL, ev eşyaları için 18.240,00 TL ve ikametgah değişikliği masrafı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 126.970,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, gerçekleşen riziko kapsamında talep edilen ödemenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılan olaylar için düzenlenen sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, hasarın terör olaylarından değil çarpışmadan kaynaklı olduğunu ve çarpışmanın poliçe kapsamı dışında kaldığını, meydana gelen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında Zarar Tespit Komisyonu belirlemesi çerçevesinde devlet tarafından karşılanacağından sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435 ve 1439/2 nci maddeleri uyarınca tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, davacı tarafından ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmediğini, sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinden sonra poliçe imzalanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, poliçede %5 muafiyet ve Devlet tarafından ödenen ve ödenecek tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini ayrıca 90 gün ikamet edilmeyen konutlarda %25 muafiyet uygulaması yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut deliller ve dosya durumuna göre sigorta poliçesindeki limit miktarınca sigorta şirketi tarafından zararın karşılanması gerektiği, bilirkişi heyeti raporuyla hesaplanan zarar miktarının poliçe limiti sınırlarında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek toplam zarar miktarından hasar tespit komisyonunca eşya hasarına ilişkin ödenen 5.000,00 TL'nin mahsubuyla tespit edilen 96.947,50 TL'nin ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrüt oluşacağından ihbar tarihi olan 08.06.2016 tarihinden 45 gün sonrasına denk gelen 23.07.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hasarın meydana geliş şeklinin terör olayları değil çarpışma şeklinde olduğunu, kamu otoritesi tarafından yapılacak tasarruflarda meydana gelen zararların sigorta kapsamı dışında olduğunu, davacının zararının Devlet tarafından karşılanacağını, sigortalının rizikonun ağırlaştığını bildirmek zorunda olduğunu, davacının sokağa çıkma yasağından sonra poliçe yaptırdığını ve bunun geçersiz olduğunu, binanın ağır hasar görmediğini ve tadilat ile giderilebileceğini, taşınmazın yapı sınıfının yanlış olduğunu, davacının tapu maliki olmadığını ve davanın reddinin gerektiğini, faiz türünün ve başlangıç tarihinin yanlış olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili faiz ve temerrüde ilişkin istinaf talebi yönünden zararın tamamı için TTK'nın 1427 ve 1446 ncı maddelerine göre yapılacak ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrüdün oluşacağı, dosyadaki belgelere göre ihbar tarihinin 08.06.2016 olduğu, bu durumda temerrüt tarihinin 24.07.2016 olması gerekirken mahkemece yanılgılı şekilde 23.07.2016 tarihinin temerrüt tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle temerrüt tarihi yönünde davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 15.09.2020 tarih, 2018/250 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 96.947,50 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 24.07.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Genel Şartları C.10 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğradığını, yargılama sırasında dava miktar yönünden ıslah edilmiş olup hasarın gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yıllık dava açma süresi geçtikten sonra ıslah edildiğinden ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı definde bulunduklarını, gerçekleşmesi kesin gözüyle bakılan olaylar için, bilerek düzenlenen sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, sigorta tekniğine göre, gerçekleşen rizikonun “ani” ve “beklenmedik” olması gerektiğini, kamu otoritesi tarafından yapılacak tasarruflar nedeniyle meydana gelen zararların, çarpışmanın Genel Şartlar gereği sigorta teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının zararı Devlet tarafından giderileceğinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalktığını, sigortalının rizikonun ağırlaştığını ihbar mükellefiyetinde olduğunu ve bildirimde bulunmamış olması sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının, sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinden sonra poliçe tanzim ettirmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, hasar gördüğü iddia edilen eşyaların niteliklerinin belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, Hakkari Valiliği tarafından davacının konut hasarı için 5.000,00 TL hasar bedeli belirlenmiş ve ödenmiş olmasına rağmen bilirkişi kurulu tarafından bu hasarın çok üzerinden bir hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmazın kayıt malikinin kim olduğu hususunun sorularak, davacının dava konusu taşınmazın tapu maliki olmaması halinde davanın ayrıca davacının taraf ehliyetinin olmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın niteliği yani yapı sınıfının yanlış değerlendirildiğini, taşınmaz az hasarlı olduğu halde tamamen hasar görmüş gibi hesaplama yapıldığını ayrıca taşınmazın 11-15 yıllık yapı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen yıpranma payı da ayrıca düşürülmediğini, hakkaniyet gereği indirim yapılmasını, faiz talebinin yersiz olduğunu belirterek resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... nezdinde düzenlenen süper konut sigorta poliçesi ile sigortalı taşınmazın Yüksekova'da 13.03.2016 tarihinde meydana gelen sokağa çıkma yasağı zamanında meydana gelen çatışma nedeniyle ağır hasar görmesi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK'nın 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına özellikle meydana gelen zararın taraflar arasında tanzim edilen poliçe ile terör klozu teminatı dahilinde olmasına, olay tarihlerinde Yüksekova ve diğer bir kısım yerlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildiğinin, güvenlik güçlerinin terör örgütü üyelerine yönelik operasyonlar yaptığının ulusal televizyon ve basında yer almış olması nedeniyle sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğinden söz edilemeyecek olmasına, istinaf başvurusuna konu edilmeyen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin mümkün olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.