9. Ceza Dairesi 2021/6380 E. , 2023/5784 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/274 E., 2015/88 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind…
**9. Ceza Dairesi 2021/6380 E. , 2023/5784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/274 E., 2015/88 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/274 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aldırılan raporların sanık aleyhine olmadığını, eksik inceleme ile karar verdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesi gerekçesinde;''Yapılan tüm yargılama kapsamı, toplanan tüm deliller, alınan sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları, mağdurenin soruşturma evresinde vermiş olduğu beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık ... ın katılan ... den boşanan ... ile evlendiği ve halen evli bulunduğu, katılan ... den olan 28/04/2010 doğumlu ...'in velayetinin katılana verildiği, katılanın olay tarihi öncesinde ceza evine girdiği ancak, ...'e katılanan yakınları tarafından bakıldığı 3 - 4 ay kadar da mağdur ...'i üvey babası olan sanık ... ın yanında yani annesi ile birlikte kaldığı, sanık ...'ın kaldığı süre içerisinde 13/04/2014 tarihi öncesinde birden fazla kez mağdurenin cinsel arzuları tatmin amaçlı cinsel organlarını ellediği, böylece üvey baba olan sanık ... ...'ın aynı suçu işleme kapsamı içerisinde mağdur ...'e cinsel istismarda bulunduğu, her ne kadar sanık atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurenin soruşturma evresinde alınan ayrıntılı beyanı, tanıkların beyanları dikkate alındığında sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği'' belirtilerek hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/274 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... ve ...'nin karşı oy ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suç tarihi itibariyle dört yaşındaki mağdurenin velayet hakkına sahip katılan babasının ceza evine girmesi nedeniyle annesi ... tarafından bakılmaya başlandığı, ...'nin ise sanıkla resmi evli olup birlikte yaşadıkları, sanığın bu süreçte mağdurenin cinsel organını zincirleme şekilde sıkıp ellemek suretiyle istismar ettiği iddia ve kabul edilen olayda, ilk derece mahkemesince sanığın 6545 sayılı Kanun öncesi çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, dosyada mevcut delillerin suçun sübutu ve dolayısıyla mahkumiyete yeterli olup olmadığına ilişkindir. Mağdurenin, 08/04/20214 günü annesi ... tarafından baba annesine getirildiği, pişik olduğu da söylenerek kullanmaları için krem verilerek bırakıldığı, bundan 5 gün sonra 13/04/2014 günü babaanne tarafından mağdurenin vajinasına pişik kremi sürülürken ağlaması üzerine tanık ...'nin babaanne ... ...'a yavaş sürmesini söylediği, mağdurenin ... bana dokunduğu için acıyor demesi üzerine durumdan şüphelenen ... ve ... ...'ın mağdureyi kadın doğum uzmanı ...'ye götürdükleri, sonrasında tanıdıkları olan adliye yazı işleri müdürü Semran'a durumu anlattıkları, onun da polise gitmelerini söylediği, fakat ... ve ... ...'ın kadın doğum uzmanının beyanları nedeniyle eylemden ... olamadıkları için durumu adli makamlara intikal ettirmedikleri, ancak yazı işleri müdürü ...'ün olayı polise intikal ettirdiği, Mağdurenin ilk muayenesini yapan Kadın Doğum Uzmanı beyanında "babaanesi ve yanında başka bir bayanın çocuğun genital bölgesinde kaşıntı olduğunu, iki doktora götürdüklerini verilen kremleri sürdüklerinde çocuğun acıdığını söyleyerek bağırdığını söylediler, bunun üzerine ben çocuğun genital bölgesini muayene ettim vulvada yani vajina ve anal bölgede yoğun kızarıklık ve vajinal akıntı olduğunu gördüm, muayene sırasında akıntıyı kontrol etmek için baktığımda kızlık zarının da sağlam olduğunu gördüm, çocuğun rahatsızlığını vajinal yabancı cisim reaksiyonu olduğunu değerlendirdim, çünkü genellikle küçük çocuklarda tuvalet sonrası temizlikte anal bölgeden vajinal bölgeye doğru gayta bulaşması olmakta ve bu durum vajinal bölgede reaksiyona neden olmaktadır, ben de bu nedenle çocuğun teşhisini bu yönde koyarak Rivanol solüsyon ve Dermosit Pomat reçete ettim, bu işlemler bittikten sonra bayanlar bana ısrarla kızlık zarında bir problem olup olmadığını sordular, ben de problem yok dedim, bayanlar bana kızın kendilerine üvey babasında kalırken cinsel organını gösterdiğini söylediler, üvey babanın çocuğun genital bölgesine eliyle ya da cinsel bölgesiyle dokunduğundan bahsetmediler, ayrıca sapık bir üvey babası var dediler ve gittiler, ben bu konuda herhangi bir adli merciiye müracaat ya da bildirimde bulunmadım, çünkü bu olayın adli olabileceğini bilmiyordum, zaten yaptığım muayenede de kızlık zarını da sağlam gördüğüm için ve genital bölgedeki kızarıklık ve akıntıyı vulvatis yani vulva iltihabı olarak değerlendirdiğim için cinsel bir saldırıdan şüphelenmedim, verdiğim ilaçların kullanımı ve tuvalet temizliği hususunda önden arkaya doğru yapmalarını ayrıntılarıyla anlattım" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dört yaşındaki mağdurenin soruşturma sırasında pedagog yardımıyla alınan ifadesinde özetle cinsel organının ... tarafından "kıstırıldığını", canının acıdığını, cinsel organına kalem soktuğunu söylemiş ise de alınan ifadelerde psikoloğun mağdura ısrarla "... başka ne yapmış", "Ne yapmıştı ... ona", "Peki ... burana pipisini bir şey yaptı mı" gibi sorular sorduktan sonra üç kez peş peşe "Mıstığın pipisi neye benziyordu" diye sorduğu, mağdurenin oyuncak bebeğin cinsel organının bulunduğu yeri gösterince psikoloğun bu kez "oraya mı soktu" diye sorduğu, mağdurenin de "evet" diye cevap verdiği, bu türden sorulan soruların dört yaşındaki bir çocuğun yönlenmesine sebep olabilecek nitelikte olduğu bu nedenle; Mağdurenin evde iken başlayan pişik rahatsızlığı ile birlikte babaanesine götürüldüğü ve kullanması için krem verildiği, beş gün boyunca babaannesinde kalan mağdurenin rahatsızlığı geçmeyince ve yine krem sürerken "... bana dokundu ondan acıyor" demesi üzerine durumdan şüphelenerek uzman hekime müracaat edildiği, yapılan muayenede kızarıklık ve duyulan acının pişikten değil "vulva iltihabı" ndan kaynaklandığı, Adli Tıp Raporunda da mevcut bulguların cinsel istismar kaynaklı olup olmadığının adli tahkikat ile ortaya çıkarılabileceğinin bildirildiği, beş günlük sürede mağdurenin vajinasındaki ağrının azalmayıp aksine artmaya devam etmesi nedeniyle bu ağrının "vulva iltihabı"ndan kaynaklandığı görüşünü doğruladığı, Öte yandan; Mağdurenin “...” olarak isimlendirdiği sanığın pipisini vajinasına soktuğunu ve acıdığını belirtmesine karşın bu durumun rapor içerikleri ile doğrulanmadığı, Yine mahkemece eylemlerin zincirleme surette gerçekleştiği kabul edilerek hüküm verilmiş ise de; dört yaşındaki mağdurenin somut olarak "yer ve zaman" belirterek eylem söyleyemediği, yaşı itibariyle de bunun kendisinden beklenemeyeceği göz önüne alındığında bu durumun da sanık lehine değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, Sanığın da yargılamanın tüm aşamalarında suçlamaları kabul etmediği, Hususları birlikte değerlendirildiğinde, olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin vajinasındaki bulgunun vulva iltihabından kaynaklandığı, hem annesi hem de getirildiği babaannesi tarafından bu nedenle krem kullanıldığının sabit olması, dört yaşındaki mağdurenin soyut beyanı dışında sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, somut ve ispata elverişli delil bulunmadığını gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken, mahkumiyet hükmünün onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.