(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/3030 E. , 2010/12664 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, birlikte lokanta işletmek hususunda davalı ile anlaşarak bu konuda yazılı sözleşme yaptıklarını, ancak davalının sözleşme hük…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/3030 E. , 2010/12664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, birlikte lokanta işletmek hususunda davalı ile anlaşarak bu konuda yazılı sözleşme yaptıklarını, ancak davalının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle adi ortaklığın fiilen kurulamadığını, davalının ödenen 70.000.00 TL.nın iade etmediğini ileri sürerek 70.000.00 TL.nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı, davacıyla birlikte adi ortaklık oluşturduklarını, davacının 30.000 TL ödeyip, bakiye 40.000 TL.nı ödemediğini, sözleşmeye aykırı olarak davranan kişinin davacı olduğunu, adi ortaklığın halen devam ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, adi ortaklığın son bulduğu, davalının 70.000.00 TL.na itiraz etmediği ve bu hususta belge düzenlendiği gerekçesiyle 70.000.00 Tl.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, adi ortaklığın fiilen kurulmadığını savunarak ödediğini iddia ettiği 70.000.00 Tl.nın tahsilini istemiş, mahkemece de adi ortaklığın kurulmadığı kabul edilmek suretiyle dava kabul edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen belgede davalının 30.000 TL aldığı yazılı olup, 40.000 TL.lık 2010/3030-12664 bölümün sonradan ilave edildiği çıplak gözle dahi anlaşılabilmektedir. 40.000 Tl.nin alındığına dair kısım sonradan sözleşmeye eklendiği ve davalının da bu kısımda imzasının bulunmaması nedeniyle geçersiz olup, davalı aleyhine sonuç doğurmaz. Davalı 70.000.00 TL.nın ödenmesine dair davacı ihtarına verdiği cevabi ihtarda 70.000.00 TL.na açıkça itiraz etmemiş ise de, bu ihtarda davacının isteklerine karşı koymuş olup, davaya cevabında da 40.000.00 TL.nın ödenmediğini savunduğundan, davalının 70.000.00 TL.nı benimsediğinin kabulü olanaksızdır. Hal böyle olunca, davacının 40.000.00 TL.nı davalıya ödediğinin ispatlandığının kabulüne olanak yoktur. Ne var ki, davacı vesair delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece bu iddiasını ispat zımnında davacıya, davalı tarafa yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.