T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1708 KARAR NO : 2026/462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/07/2023 NUMARASI : 2022/510 Esas 2023/460 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.03.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.07.2023 gün ve 202…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1708 KARAR NO : 2026/462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/07/2023 NUMARASI : 2022/510 Esas 2023/460 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.03.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.07.2023 gün ve 2022/510 Esas 2023/460 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... .Şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan davalı sürücüsü ...olduğu ..... plakalı aracın 04.02.2021 kaza tarihinde müvekkili ....'a çarptığını, müvekkilin yaralanmasına neden olduğunu, bu çarpmanın etkisiyle müvekkilinin yaralanarak olay yerine gelen ambulans ile Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı, sol opera bimalleol kırığının meydana geldiğini, tedavi görmüş ve tedavi giderlerini de karşılamak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu kaza sonucu sürekli olarak engelli durumuna geldiğini, tedavi süreci boyunca da geçici iş göremez durumda olduğu ve bakıma muhtaç kaldığını, müvekkilinin bakımını da bizzat annesinin üstlendiğini, bu aşamada çok derin üzüntüler yaşadığını, sürücü davalı ....'in müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının tamamından sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise müvekkilinin davacının sadece maddi zararlarından poliçe limiti tutarınca diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile maddi tazminata yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00TL sürekli iş göremezlik, 50,00TL tedavi giderleri, 50,00TL bakıcı gideri olmak üzere 300,00TL maddi tazminatın davalı sürücü ....'den kaza tarihinden itibaren, diğer davalı ... A.Ş. 'den ise hasar dosyasından tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ve davalı sigorta şirketi poliçe limitleriyle sınırlı sorumlu tutularak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesi, 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte, davalı sigorta şirketi hariç olarak sadece davalı .....'den alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde kaza yerinde yaya kaldırımı olmadığı ve müvekkilinin %100 kusurlu olduğu iddia edilmişse de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bu hususun kaza tespit tutanağından açıkça anlaşıldığını, davacı tarafından istenilen tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, olay günü davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu meskun mahaldeki olay yerine geldiğinde, yola gereken biçimde dikkatini vermeyip, ön ilerisinde yolun sağ kısmında arkası dönük vaziyette yürümekte olan yayaya kontrolsüz şekilde etkin tedbir almadan çarpması neticesi meydana gelen kazada asli ve kusurlu, davacı yaya .... olay mahallinde can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kaplama içerisinden korunma tedbiri almadan yürüdüğü esnada geriden gelen aracın kendisine çarpmasıyla meydana gelen olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu bu haliyle davacı yayanın %15 , davalı sürücünün ise %85 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde mahkemece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan sağlık kurulu raporunda davacının %6 oranında kalıcı maluliyet oluştuğu, yine kazadan kaynaklı 4 ay geçici maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece bu raporun hükme esas alındığı, meydana gelen kaza sebebiyle geçici maluliyet, kalıcı maluliyet ve davacı yanca yapılan bakıcı gideri, tedaviye geliş-gidişi de kapsar şekilde tedavi giderlerine yönelik rapor tanzim edildiği, davalı sürücü ...ve sigorta şirketinin davacının maddi zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatiyle maddi tazminat davasının kabul edildiği, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 07.05.2023 tarihli raporda maddi hata (toplama hatası) bulunduğu görüldüğünden, 15.07.2023 tarihli rapor da gerçekleştirilen düzeltmeler dikkate alınarak karar verildiği, davacının dava değerini değer artırım dilekçesi ve ıslah dilekçeleriyle 2 kez artırmış olduğu dikkate alınarak maddi tazminat taleplerinin karara bağlandığı, mnevi tazminat açısından ise; tarafların sosyal ekonomik durumları, kusur oranları davacıda meydana gelen maluliyet miktarı dikkate alınarak tarafların sebepsiz zenginleşmesine yahut fakirleşmesine sebep olmayacak, hakkaniyete uygun düşeceği gerekçeleriyle 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının iki yönlü yolda solundan araç gelme beklentisi olmayan yol üzerinde yaya kaldırımı olmadığı için solundan aniden gelen aracın çarpması neticesinde yaralandığını, kazanın gerçekleşmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve kaza raporunda görevli şahısların yanlış yönlendirmeleri sonucu bilirkişinin yanıltıldığını, otopark rampası bulunan alanda kaldırım bulunduğuna dair raporlar tutulduğunu, soruşturma aşamasında görev alan şahıslardan birinin davalı tanıklarından olduğunu ve aynı zamanda kaza tespit tutanağını yazan kişilerle çalışma arkadaşı olduğunu, bu nedenle keşif yapılması talep edildiği halde keşif yapılmaksızın rapor düzenlendiğini, davacının galeri önünde yer alan çıkış rampası üzerinden geçmekte olduğu sırada kendisine şeritten çıkan aracın çarptığını, davacının kusurunun bulunmadığını, davalının kendi yan şeridini ihlal ederek aracını davacının üstüne yöneltmiş olduğunun kolluk ifadesinde de sabit olduğunu, davalının tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, eksik ve hatalı incelemeyle, keşif yapılmaksızın hükme esas alınan bilirkişi raporuyla karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, maluliyet raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmaksızın karar verildiğini, raporda davacının psikolojik travmalarının da oluştuğu belirtildiği ancak bu hususta yapılan itirazların dikkate alınmadığını ve gerekçeli kararda da bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, davacının psikolojik travmalarının manevi tazminat yönünden önem arz ettiğini, hesap bilirkişisince sunulan rapordaki hataların olağan hayat akışına aykırı olduğunu, mevcut tedavi evrakları ve fotoğraflara göre davacının tedavi giderleri zararlarının çok daha yüksek olması gerektiğini, hesaplamaya esas alınan maaş verilerinin asgari ücret zammı dikkate alınmadan yapılması nedeniyle yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan gelir miktarının düşük belirlendiğini, karar tarihinde asgari ücret miktarının arttığı halde mahkeme tarafından bu artışın gözardı edildiğini, manevi tazminat miktarının günün ekonomik koşullarına göre düşük kaldığını, davanın ticari dava olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği halde yasal faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde hukuka aykırı olarak verildiğini, haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiasının maluliyetin varlığı ve oranının doğru olarak tespitini gerektirdiğini, dosyada alınan raporun net bir tespit içermediğini ve tutarsız olduğunu, hesap raporunda 1.8 teknik faiz uygulanması gerekirken progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kaza yerinde yaya kaldırımı olmasına rağmen yolun içinden yürüyen davacının kazaya sebebiyet verdiğini ve kusur oranının hatalı belirlendiğini, davacının kendi beyanlarıyla borsayla ilgilendiğini iddia ettiği, bu kazancın süreklilik arz eden bir kazanç türü olmadığı ve kazanç kadar kaybetme ihtimalinin de bulunduğu, davacı tanığı olarak mahkeme huzurunda dinlenen ve bizzat davacı ile yaşayan annesinin de kaza sonrası süreçte davacının evde gerek telefondan gerek bilgisayardan borsa ile ilgilenmeye devam ettiğini belirttiğini, bu nedenle borsadaki kaybının kazaya bağlanmasının hatalı olduğunu, SGK'dan gelen cevabi yazı cevaplarına göre davacının borç ve ödeme ihlallerinin kazadan 3 yıl öncesine dayandığını, bu nedenle kazayla illiyet bağı bulunmadığını, davacının kendi kusurundan faydalanamayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, sigortalı araç sürücüsüne %85 oranında kusur verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, raporun sağlık kurulu rapor formuna uygun olarak düzenlenmediğini, bakiye ömür süresinin TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlendiğini ancak 1.8 teknik faiz kullanılmadan hesaplama yapıldığını, hesaplamaların KZMMS Genel Şartları dikkate alınmaksızın gerçekleştirildiğini, geçici iş göremezlik zararı yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında kaldığını, sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olması nedeniyle davalıya karşı talepte bulunulamayacağını, davacının faturalandırılmamış tedavi masraflarını davalıdan talep etmesinin bir dayanağının bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından ise işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü kusuru oranında sorumlu olacaktır. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K). 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi ile, trafik kazası sebebiyle kazazedelerin sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı ve yine bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur. ( Yargıtay 4. HD 28.11.2022 tarih ve 2021/15851 E. - 2022/15654 K.) Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; İlk derece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan 05.12.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının %6 oranında engellilik oranı belirtilmekle birlikte ayrıca kazaya bağlı ruhsal şikayetlerin tariflenmiş olduğu, talep edilmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıklarıkliniğine 6 ay boyunca düzenli takip ve tedavi alması sonrasında 3 uzmandan oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek "şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığı, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını(tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor aldırılarak raporun gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı kalıcı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabileceğinin" belirtildiği, maluliyet raporunun davacı vekiline 17.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan süresi içerisinde 22.12.2022 tarihli celsede "Ege Üniversitesinde düzenlenen raporda gerekli görülmesi halinde müvekkilimin tam tüşekküllü ve ruh sağlığı hastalıkları hastanesinde 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik tedavi ve takip altında olmasına yönelik ibarede bulunmuştur, biz bu anlamda müvekkilin rapor alınması talebi ile sevkini talep ederiz" şeklinde beyan ve talepte bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, davacının maluliyet oranının tespiti için psikiyatri konsültasyonu istenerek davacının psikiyatri tedavisi görüp görmediği, devam eden bir tedavisinin olup olmadığı araştırılarak, varsa evraklar eklenmek suretiyle, kazadan sonra kalıcı ruh sağlığı hastalığı oluşup oluşmadığı hususunda tespit yapılabilmesi için tam teşekküllü bir ruh sağlığı ve hastalıkları bölümüne sevk edilerek düzenli takip ve tedavisinin yapılması sonrasında kaza sonucu oluşan ruhsal hastalığının bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, maluliyetinin davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. Taraf vekillerinin tedavi gideri zararlarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, dosya kapsamında aktüerya bilirkişisinden alınan raporda davacının poliklinik muayene faturası, malzeme faturası ve benzeri belgeye bağlanmış tedavi giderlerinin hüküm altına alındığı görülmekle, yukarıda açıklandığı üzere 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. Maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşen trafik kazası nedeniyle belgeye bağlı tedavi giderleri SGK sorumluluğunda olup araç işleteni ve sigortacısının ancak belgesiz ve SGK'nın sorumlu olmadığı tedavi giderlerinden sorumlu tutulabileceği, bu çerçevede anılan yasal düzenlemeye göre davalıların sorumlu tutulabileceği tedavi giderlerinin tespiti hususunda alanında uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli değerlendirme içermeyen bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.07.2023 gün ve 2022/510 E. 2023/460 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/03/2026