(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8159 E. , 2008/9447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı kendisinin ...’ya bağlı ... Köyünde yaşayan yaşlı birisi olduğunu,davalının bohçacılık yapan biri olarak tanındığını,200
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8159 E. , 2008/9447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı kendisinin ...’ya bağlı ... Köyünde yaşayan yaşlı birisi olduğunu,davalının bohçacılık yapan biri olarak tanındığını,2005 yılının mart ayında evine satış yapmaya gelen davalıdan 200 YTL lik örtü satın aldığını, vadeli alması nedeniyle davalının ısrarı ile davalının senet imzalattığını,boş olarak kağıda imzasını attırdığını, bilahare senedi 18.000 YTL olarak doldurarak takibe konulduğunu ,daha sonra daha az para karşılığı senedi geri vermeyi teklif ettiğini kendisinin kabul etmediğini, köylerinde ve civar köylerde davalı ve ailesinin bu şekilde mağdur ettiği birçok insan olduğunu bildirerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kendisinin bohçacılık yapmadığını,...’da oturduğunu, okuryazar da olmadığını, davacıya mal satmadığını, davacının oğlunun düğünü için bu miktar parayı borç olarak verip oğlu ... tarafından doldurulan senedi birlikte imzaladıklarını, iddiaların asılsız olduğunu ve bunların yazılı belge ile ispatının gerektiğini bildirerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, senede karşı iddiaların yazılı delille ispatı gerektiğinden ve dava konusu olayla ilgili olarak takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik dosyasında davacının kendisine ilaçlı sigara verilmesi sonucu kendinden geçerek senedi imzaladığını iddia ettiği halde dinlenen davacı tanıklarının olay sırasında sigara içilmediğini bildirmeleri de dikkate alınarak davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ...’ya bağlı ... Köyündeki evinde iken bohçacılık yapan ve ...’da oturan davalıdan 200 YTL lik örtü satın aldığı,vadeli satış nedeniyle davalının ısrarı ile boş senedi imzaladığını,davalının senedi 18.000 YTL olarak doldurarak takibe koyduğunu,borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiş,davalı bohçacılık yapmadığını, borç paranın davacının istediği ile ...’daki evinde davacının oğlunun düğünü için 18.1.2004 tarihinde verildiğini, tarafların okuryazar olmaması nedeniyle oğlu ... tarafından doldurulan senedin taraflarca imza edildiğini savunmuştur. Davacı tarafından delil olarak sunulan takipsizlik dosyasında dinlenen tanıklar davacının evinde iken gezici bohçacılık yapan davalının 200 YTL lik örtü satarak vadeli satış nedeniyle ısrar üzerine senedin imzalatıldığını ancak 18.000 YTL olarak doldurulduğunu, köylerinde ve civar köylerde bu şekilde birçok insanın mağdur edildiğini bildirmişlerdir. Dosyaya getirtilen diğer takipsizlik dosyalarında davacının anlattığı şekilde bohçacı olarak dolaşan davalının sattığı cüzi şeyler karşılığı boş senetler alarak anlaşmaya aykırı olarak doldurduğuna ilişkin vatandaşların şikayetlerinin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ve ailesi hakkında polis ve jandarma tarafından yapılan araştırmada davalının ...’da oturduğu, il il dolaşarak seyyar satıcılık yaptıkları, davalının ... yazar olmadığı tesbit edilmiştir. Yine davalı ve ailesi, yakınları hakkında dolandırıcılık ve tefecilikten düzenlenen iddianamelerde ve yapılan yargılamada davalının bohçacılık yaptığı,aile olarak ta tefecilik yaptıkları iddia edilmiş olup ... Asliye Ceza mahkemesinin 2003/93 esas ve 2004/85 karar sayılı dosyasında 14.10.2004 tarihli kararında davalının oğlu ... ile beraber dolandırıcılıktan beraat ettiği, tefecilikten mahkum olduğu, bu kararın lehe kanun değişikliğinden sanıklarının durumunun değerlendirilmesi noktasından yargıtayca bozulduğu bu suretle davalının tefecilikten mahkumiyetinin vakıa olarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalının okuryazar olmayan ve bohçacılıkla hayatını kazanan bir kimse olduğu dosya kapsamından anlaşılmasına göre, farklı şehirlerde oturan tarafların sosyo-ekonomik durumuna göre fahiş sayılabilecek 18.000 YTL kadar parayı davalının davacıya borç olarak vermesi suretiyle dava konusu senedin doldurulmuş olduğu savunması hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği gibi davalı hakkında aynı nitelikli pek çok şikayetin olması ve yine hakkında açılan ceza davaları kapsamı da gözetilerek dava konusu senedin davacının evinde yapılan örtü satışı nedeniyle düzenlenen ancak davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulan nitelikte bir senet olduğunun kabulü gerekir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller somut olayın kendine özgü özelliği birlikte değerlendirildiğinde dava konusu senedin bahçacılık yapan davalının davacıya sattığı 200 YTL. değerinde mal bedeli olarak düzenlenidği, bunun dışında taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişkinin bulunmadğı anlaşıldığından mahkemece, dava konusu senet nedeniyle davacının 200 YTL. dışında davalıya borçlu olmadğının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.