21. Ceza Dairesi 2015/1320 E. , 2015/1222 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, sanığın temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında r…
**21. Ceza Dairesi 2015/1320 E. , 2015/1222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, sanığın temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz kabiliyeti bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nun 206. Maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşumu için madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, kişinin açıklamaları üzerine düzenlenen resmi belgenin bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekli olup, beyanı alan memurun bu beyanın doğruluğunu araştırıp, bu beyanın doğruluğuna tam olarak kanaat getirdikten sonra bu belgeyi düzenlemek durumunda ise, diğer bir deyişle belge sadece beyan esas alınarak değil yapacağı/yapması gerektiği inceleme ve araştırmalar sonucunda meydana getirilmekte ise bu suç oluşmayacaktır. Buna göre; sanığın başka bir suç soruşturması kapsamında 01.10.2008 günü ... Amirliğinde polis memurlarına verdiği ifadesinde adresini "..." olarak bildirdiği, suç delillerinin elde edilmesi amacıyla alınan arama kararı gereği belirtilen adrese gidildiğinde burada sanığın değil eniştesi olan ...'in ikamet ettiğinin anlaşıldığı ve sonrasında yapılan kolluk araştırması sonucu sanığın gerçek adresinin ".... " olduğunun tespit edildiği olayda, sanığın adresi konusunda yalan beyanda bulunmadığını, bildirdiği yerin eski adresi olduğunu, yeni adresini bilmediği için eskisini verdiğini savunması ve evde yapılan arama sırasında ...'in, sanığın bu yerden 5 ay kadar önce taşındığını belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeycek biçimde belirlenmesi bakımından, sanığın bildirdiği ".... " adresinde oturup oturmadığı, oturmuş ise hangi tarihler arasında oturduğunun tespit edilmesi, gerektiğinde bu konuda ...'in tanık olarak beyanın alınması ve suç tarihinde kolluk görevlilerinin MERNİS üzerinden yapacakları basit bir sorgulama ile sanığın gerçek adresini tespit edip edemeyeceklerinin araştırılmasından sonra toplanan tüm delillere birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.05.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ