Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/67 E. , 2024/4070 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/67 Karar No : 2024/4070 DAVACI : … DAVALI : … Başkanlığı (… Bakanlığı) VEKİLİ : Huk. Müş. .. DAVANIN_KONUSU : 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi" ibar…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/67 E. , 2024/4070 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/67 Karar No : 2024/4070 DAVACI : … DAVALI : … Başkanlığı (… Bakanlığı) VEKİLİ : Huk. Müş. .. DAVANIN_KONUSU : 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi İstatistik-Matematik Bölümünden 1982 yılında mezun olduğu, Sigorta Murakabe Kurulunda aktüer yardımcısı unvanı ile iki buçuk yıl çalıştığı, sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu Finansman ve Aktüerya Daire Başkanlığı ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İşsizlik Sigortası Dairesinde sosyal güvenlik sandıklarının aktüeryal teknik bilançosunun hazırlanması, aktüeryal projeksiyon hesapları, sandıkların değerlemesi ve tasfiyesi işlemlerinde istatistikçi unvanı ile emekli olana kadar aktif ve yoğun olarak görev aldığı, ayrıca 2008 yılında Ankara'da adli ve idari yargıda başladığı bilirkişilik görevini, emekli olduktan sonra da 2012 yılından itibaren davaya konu uzmanlık alanında İzmir'de sürdürdüğü, 2016-2019 yılları arasında da Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde aynı uzmanlık dalında bilirkişilik yaptığı, tüm bunlara rağmen dava konusu düzenleme nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişilik görevini artık yerine getiremediği, eğitiminin ve tecrübesinin yapılan düzenleme ile göz ardı edildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nda yer almayan söz konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, kıyasen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanması gerektiği, adli yargıda gerek temyiz neticesinde gerekse doğrudan mahkeme sürecinde sürekli sakatlık/destekten yoksun kalma tazminatı alanında görev alabilen bir kişinin Sigorta Tahkim Komisyonunda görev alamamasının anılan Kanun'lar ile çeliştiği, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 21. fıkrası uyarınca çıkarılan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasında, Komisyon Başkanlığının, Bakanlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenleyeceğinin kural altına alındığı, söz konusu kuralın uygulanması amacıyla Bakanlıklarınca (mülga Hazine Müsteşarlığı) Sigorta Tahkim Komisyonu Nezdinde Bilirkişilik Yapacaklara İlişkin Usul ve Esaslar'ın hazırlandığı ve söz konusu düzenleme aleyhine açılan dava sonucunda bilirkişiliğe ilişkin düzenlemenin yönetmelik ile yapılması gerektiği gerekçesi ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu çerçevede anılan yargı kararı ile mevzuat dikkate alınarak hazırlanan dava konusu Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği ile bu Yönetmelik'e istinaden bilirkişi listesi oluşturması işleminin hukuka uygun olduğu, sigortacılığın teknik uzmanlık gerektiren bir yapıya sahip olduğu, bu nedenle, sigortacılıkta tahkim yargılamasında, konusunda uzman ve yetkin kişilerden faydalanabilmek amacıyla bilirkişi listesi oluşturulması ihtiyacının doğduğu, nitekim alanında uzman kişilerin Komisyon nezdinde bilirkişi olarak görev yapmasını sağlayacak dava konusu işlemin ihdas edildiği, kamu yararı gözetilerek yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığı, diğer yandan, 5684 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketi ile Kanun'un denetimle ilgili hükümleri hariç olmak üzere özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşların bu Kanun kapsamında olmadığı, bu çerçevede, özel sigortalar ile sosyal sigortaların farklı düzenlemelere/prensiplere tabi olduğu dikkate alındığında, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna ilişkin edinmiş olduğu deneyimin, Sigorta Tahkim Komisyonunda bilirkişi olabilmek için dikkate alınması gerektiği iddiasının yerinde olmadığı, sonuç olarak, dava konusu mevzuatın hukuka uygun olarak ihdas edildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine uygun olarak hazırlanan Yönetmelik'te yer alan düzenlemenin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin "Uzmanlık alanları" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde; sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya güvence hesabından faydalanacak kişiler ile güvence hesabı arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı, Komisyona bağlı çalışmak üzere bir müdür ve iki müdür yardımcısı, raportörler ile yeterli sayıda personel görevlendirileceği, Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, sigorta hakemleri listesi tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususların yönetmelikle belirleneceği, Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümlerinin, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı hükümleri yer almıştır. Anılan Kanun hükmü uyarınca çıkartılan ve 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin bilirkişi olarak atanacak kişilerde aranılan niteliklerin sayıldığı "Uzmanlık alanları" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer beden zararlara bağlı tazminatlarının hesaplanmasında görevlendirilmesi için aktüer veya yardımcı aktüer ile ünversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi" denilmek suretiyle sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer beden zararlara bağlı tazminatlarının hesaplanmasında görevlendirilecek bilirkişilerde, aktüer veya yardımcı aktüer ile ünversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi olma koşulu getirilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Sigorta Murakabe Kurulunda çalıştığı, aktüerya sertifikası bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunda Finansman ve Aktüerya Daire Başkanlığında görev yaptığı, aktüerya hesaplamaları alanında adli bilirkişi olduğu belirtilerek dava konusu düzenleme ile, sadece aktüerler siciline kayıtlı kişiler ile bu alanda görevli öğretim üyelerinin bilirkişilik yapabileceği yolundaki kuralın hukuka aykırı olduğu öne sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Sigortacılığın, teknik uzmanlık gerektiren bir yapıya sahip olduğu, sigortacılıkta tahkim yargılamasında konusunda uzman ve yetkin kişilerden yararlanılmasında kamu yararı bulunduğu dikkate alındığında, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacı tarafından, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca 09/03/2018 tarihinde yayımlanan Bilirkişilik Başvurularına İlişkin Duyuru ekinde belirlenen temel ve alt uzmanlık alanlarından Aktüerya (İş Göremezlik/Destekten Yoksun Kalma) Nitelikli Hesaplamalar alanında görev alacak bilirkişiler için ayrıca aktüerler siciline/listesine kayıtlı olma veya üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim elemanı olma şartının aranmadığı, bu çerçevede aktüerya hesaplamaları alanında adli bilirkişi olduğu iddia edilmekte ise de, yukarıda da ifade edildiği üzere sigortacılıkta tahkim yargılamasının farklı bir alan olduğu ve uzmanlık gerektirdiği göz önüne alındığında, davacının iddiasında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 17/10/2019 tarih ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararname'nin geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığının yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sayfasında "2019 Bilirkişilik Duyurusu ve Başvuru Kılavuzu" yayımlanarak Komisyon nezdinde tutulan Bilirkişi Listesine kaydolmak isteyen adayların, 29/05/2019 - 01/07/2019 tarihleri arasında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmaları gerektiği duyurulmuştur. Davacı tarafından, "sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanması"na ilişkin uzmanlık dalında görevlendirilmek üzere Bilirkişi Listesine kaydolmak için 12/06/2019 tarihinde başvuru yapılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sayfasında 20/08/2019 tarihinde Bilirkişi Listesi ilan edilmiştir. Bilirkişi Listesinde adının yer almadığını gören davacı tarafından, 29/08/2019 tarihinde Listeye yapılan itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonunun … tarih ve Tahkim … sayılı işlemi ile Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine atıf yapılarak, davacının bentte belirtilen şartları taşımadığından Listeye kaydedilmesinin uygun görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine 31/12/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle, Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 14/06/2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperleri bu Kanun hükümlerine tâbidir. (3) Sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketi ile bu Kanunun denetimle ilgili hükümleri hariç olmak üzere özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşlar bu Kanun kapsamında değildir." hükmüne; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Kanunda geçen; a) Aktüer: Sigortacılık tekniği ile buna ilişkin yatırım, finansman ve demografi konularında olasılık ve istatistik teorilerini uygulayarak, yasal düzenlemelere uygun prim, karşılık ve kâr paylarını hesaplayan, tarife ve teknik esasları hazırlayan kişiyi, ... ifade eder." hükmüne; "Aktüerler ve brokerler" başlıklı 21. maddesinde, "(1) Sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri, yeterli sayıda aktüerle çalışmak zorundadır. Müsteşarlık tarafından aktüerlerin kaydedildiği bir Aktüerler Sicili tutulur. Sicile kaydolunmadan aktüerlik yapılamaz. Aktüerlik unvanının kazanılması ile aktüerlerin görev ve yetkilerine ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne; "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde, "(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. ... (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. ... (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. ..." hükmüne yer verilmiştir. 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, aynı Kararname uyarınca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin görev ve yetkileri yürütmek, anılan konuda mevzuatı hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek ve yönlendirmek ile görevlendirilmiş, özetle Hazine ve Maliye Bakanlığının kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığınca ifa edilen görevler, adı geçen Kuruma devredilmiştir. 5684 sayılı Kanun'un yukarıda alıntılanan 30. maddesi dayanak alınarak hazırlanan 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in; Dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hâli ile "Sigorta Tahkim sistemine başvuru ve hakem ataması" başlıklı 16. maddesinde, "... (12) Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır. Komisyon Başkanlığı Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişiler bu listelerden seçilir. Bilirkişi ücret tarifesi Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi, Komisyon tarafından oluşturulan bilirkişi listesinde yer alamaz. ..." düzenlemesine yer verilmiştir. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 21. fıkrası dayanak alınarak hazırlanan ve 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hâli ile; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, sicile ve listeye kaydı, görevlendirilmeleri, uymaları gereken ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." düzenlemesine; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen uyuşmazlıklara ilişkin bilirkişilik faaliyetini kapsar. (2) Kanunlarda bilirkişilik hizmeti verebileceği öngörülen kurumlar ile yargı mercilerinin talebi üzerine bilimsel ve teknik görüş bildiren kamu kurum ve kuruluşları bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır." düzenlemesine; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Adli bilirkişilik: 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu uyarınca adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetini, b) Adli bilirkişi listesi: Bilirkişilik Kanunu uyarınca bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan bölge bilirkişi listelerini, c) Aktüer: Sigortacılık Kanununu kapsamında Bakanlık nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı kişiyi, ç) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını, d) Bilirkişi: Çözümü hukuk dışında uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde görüşüne başvurulmak amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan bilirkişi listesine kayıtlı veya zorunlu hallerde liste dışından atanacak gerçek kişileri, ... i) Liste: Komisyon nezdinde tutulan bilirkişi listesini, j) Sicil: Komisyon nezdinde tutulan bilirkişilik sicilini, ... n) Yardımcı aktüer: Bakanlık nezdinde yardımcı aktüerler için tutulan listeye kayıtlı kişiyi, ifade eder." düzenlemesine; "Uzmanlık alanları" başlıklı 16. maddesinde, "(1) Bilirkişi atanacak kişilerin; a) Sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatlarının hesaplanmasında görevlendirilmesi için aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi, b) Değer kaybı dahil motorlu araç sigortalarının hesaplanmasında görevlendirilmesi için kara araçları branşında ruhsat sahibi sigorta eksperi, c) Yangın, doğal afetler, mühendislik ve diğer sigorta dallarında görevlendirilmesi için ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperi, meslek odasına kayıtlı mühendis, veteriner hekim veya uzman, üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi, ç) Sağlık/hastalık ve hayat sigortasına ilişkin tazminatların hesaplanmasında görevlendirilmesi için Devlet veya üniversite hastanesinde görev yapan veya emekli doktor, aktüer ya da üniversitelerin ilgili bölümlerinde görevli öğretim üyesi, d) Adli trafik alanında görevlendirilmesi için adli trafik alanında hizmet veren resmi kurumlarda en az beş yıl süreyle çalışmış olması ve bu süre içerisinde sertifikalandırılması veya uzman olarak yetkilendirilmesi ya da Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinde en az beş yıl süreyle çalışmış olması ve alanında sertifika sahibi, e) Tarım sigortaları alanında görevlendirilmesi için TARSİM eksperi ya da ilgili alanda öğretim üyesi, olması gerekir. (2) Bakanlık, gerekli görülmesi halinde yukarıda belirtilen uzmanlık alanlarında değişiklik yapabilir ve diğer sigorta dallarında bilirkişilik yapacak kişilere de özel uzmanlık şartı getirebilir. (3) Bilirkişi atanmasını gerektiren diğer hallerde, bilirkişi olarak atanacak kişinin, üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğretim üyesi olması ya da adli bilirkişi listesine veya meslek odasına kayıtlı olması gerekir." düzenlemesine; "İlân" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Komisyon Müdürlüğü, bilirkişi listelerinin oluşturulması veya ihtiyaca göre güncellenmesi amacıyla durumu her yıl en geç Şubat ayında Komisyonun internet sayfasında ilân eder. (2) İlânda, sicile ve listeye başvuru ve kabul şartları için gerekli belgeler ile başvurulacak uzmanlık alanları gösterilir. (3) Komisyonun bilirkişi listesinde yeter sayıda bilirkişi bulunmayan uzmanlık alanlarında belirli dönemlere bağlı kalınmaksızın listeye yeni bilirkişi kaydı yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava Konusu Yönetmelik Düzenlemesinin İncelenmesi: Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasına dayanılarak, Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesinde görev yapacak olan bilirkişilerde aranacak niteliklerin ve bilirkişi listesi tutulmasına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Nezdinde Bilirkişilik Yapacaklara İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 3. fıkrası ile 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 31/05/2017 tarih ve E:2016/13780 sayılı karara itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/09/2017 tarih ve YD İtiraz No:2017/896 sayılı kararı ile amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini Resmî Gazete'de yayımlanacak bir yönetmelik ile yapması gerekirken, usûl ve esaslar şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile dava konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2016/13780, K:2021/4716 sayılı kararı ile aynı gerekçeyle dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/10/2022 tarih ve E:2022/1046, K:2022/2750 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının ardından, sigortacılıkta tahkime özgü bilirkişilik usûl ve esaslarını düzenleyen Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği hazırlanmış ve dava konusu Yönetmelik 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde, sigortacılıkta tahkim müessesesi düzenlenerek, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya hesaptan faydalanacak kişiler ile hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı kurala bağlanmış; anılan maddenin 21. fıkrasında, Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceği kuralı yer almıştır. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava konusu düzenleme tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına, Komisyonun görevleri, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları konularında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin verildiği; başka bir ifadeyle, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülecek bilirkişiliğe ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi hususunun Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 21. fıkrası ile Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetki kapsamında yer aldığı anlaşılmıştır. Nitekim, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülecek bilirkişiliğe ilişkin düzenlemeler içeren, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin, 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile değişik 12. fıkrası da dahil olmak üzere iki fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 23/11/2023 tarih ve E:2019/8796, K:2023/7359 sayılı kararıyla, anılan fıkranın iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla, dava konusu düzenlemede yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu düzenlemenin diğer unsurları bakımından incelenmesine gelince; Dava konusu Yönetmelik'in 16. maddesinin 1. fıkrasında bilirkişi olarak atanacak kişilerin uzmanlık alanlarına yönelik şartlara bentler hâlinde yer verilmiş, (a) bendinde ise bilirkişi atanacak kişinin sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görevlendirilmesi için aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi olması gerektiği kurala bağlanmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan kural uyarınca, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkime ilişkin hükümlerinin, Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim müessesesi ve sistemi ile uzlaşır nitelikte olanlarının kıyasen uygulanması gerektiği hususunda şüphe bulunmamaktadır. Buna göre, 6100 sayılı Kanun'un "Hakem veya hakem kurulunca bilirkişi seçimi" başlıklı 431. maddesinde, hakem veya hakem kuruluna, bir veya birden çok bilirkişi seçme, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün teknik ve özel bilgiyi gerektirmesi hâlinde bilirkişi kurumuna başvurma yetkisi verildiğinden; Sigorta Tahkim Komisyonunca görevlendirilecek hakem veya hakem heyeti tarafından bilirkişi görevlendirilmesine hukuken bir engel bulunmadığı gibi somut uyuşmazlıktaki kusur oranı ya da gerçek zararın, işin uzmanı olan bilirkişilerce tespitinde de adaletin temini ve hukuk düzeninin tesisi bakımından kamu yararı bulunmaktadır. 5684 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "aktüer", sigortacılık tekniği ile buna ilişkin yatırım, finansman ve demografi konularında olasılık ve istatistik teorilerini uygulayarak, yasal düzenlemelere uygun prim, karşılık ve kâr paylarını hesaplayan, tarife ve teknik esasları hazırlayan kişi olarak tanımlanmış; 15/08/2007 tarih ve 26614 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Aktüerler Yönetmeliği'nin 4. maddesinde, aktüerin, aktüerya, yatırım, istatistik, matematik, finansman ve demografi konularında çeşitli bilimsel teoriler kullanarak prim, karşılık ve yatırım getirilerini hesaplayan, her türlü tarife, tablo ve teknik esasları hazırlayan, geleceğe yönelik teknik ve finansal tahminler yapan, olası riskleri belirleyen, bunların olumsuz etkilerini önleyici tedbirlere ilişkin tavsiyelerde bulunan ve Müsteşarlık nezdinde aktüerler için tutulan sicile kayıtlı kişileri ifade ettiği belirtilmiş; 5. maddesinde, aktüer olabilmek için gerekli nitelikler sayılmış (lisans derecesine sahip olunması, yurt içinde veya yurt dışında; özel kurumların, kamu kurumlarının veya üniversitelerin aktüeryayla ilgili birim veya bölümlerinde veya aktüerin refakatinde aktüeryayla ilgili toplam üç yıl meslekî uygulama veya faaliyette bulunmuş olunması, aktüerlik sınavlarında başarılı olunması gibi); 6. maddesinde aktüerlik sınavına yönelik düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda aktüerlik sınavları dört seviyeli olacak şekilde öngörülmüş, Birinci Seviye Sınavlarını başarıyla tamamlayanların stajyer aktüer, Birinci Seviye Sınavları ve İkinci Seviye Sınavlarını başarıyla tamamlayanların yardımcı aktüer unvanını alacağı, yardımcı aktüer unvanına sahip olanların ise Üçüncü Seviye Sınavlarında başarılı olmaları ve 5. maddede belirtilen nitelikleri sağlamaları hâlinde aktüer unvanını alacağı kurala bağlanmıştır. İlgili Yönetmelik incelendiğinde, lisans eğitimi ve üç yıllık mesleki tecrübeye sahip olunmasının ardından girilen sınavlarda başarı elde edilmesi üzerine; belirli konularda hesaplama, risk belirleme, tahminde ve tavsiyede bulunma hususunda yetkinlik sağlanan aktüerlik mesleğinin ve bu mesleğe yönelik akademik çalışmaların uzmanlık gerektirdiği açıktır. Bu itibarla, teknik uzmanlık gerektiren bir yapıya sahip olan sigortacılık sektöründe ortaya çıkan, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargıdan farklı ve özel bir yargılama yapılması amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca oluşturulan sigortacılıkta tahkim sisteminde, adli ve idari yargıdan ayrı bilirkişilik usûl ve esasları içeren düzenleyici işlemlerin hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle, sigortacılıkta tahkim sisteminde bilirkişilik yapılabilmesi için, adli bilirkişiliğe nazaran listelere kaydedilecek bilirkişilere yönelik farklı koşullar getirilmesine, bu kapsamda sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görev yapacak bilirkişilerde "aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi olma" şartı aranmasına yönelik dava konusu düzenlemenin hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, davacının iddiasının aksine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkime ilişkin hükümlerinin, Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim müessesesi ve sistemi ile uzlaşır nitelikte olanlarının kıyasen uygulanması mümkün olduğundan, sigortacılıkta tahkim nezdindeki bilirkişilik kurumu bakımından 6100 sayılı Kanun'un bilirkişi listelerinin oluşturulmasına ilişkin kurallarına (örneğin, bilirkişi listesinin bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanması vb.) tümüyle bağlı olunduğu söylenemeyeceği gibi, yalnızca adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetini kapsayan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun da sigortacılıkta tahkim nezdindeki bilirkişilik kurumu bakımından doğrudan ve aynen uygulanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Kaldı ki, Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca belirlenen "Nitelikli Hesaplamalar" temel uzmanlık alanının "Aktüerya (İş Göremezlik / Destekten Yoksun Kalma)" alt uzmanlık alanında görev yapacak bilirkişiler bakımından, üniversitelerin ilgili fakülte ve yüksekokullarının aktüerya bilimleri veya aktüerya ve risk yönetimi bölümlerinden lisans veya lisansüstü eğitim almış olma koşulu aranmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.