Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın davalı şirketin 50.000 adet payının 8.522,80 adedine sahip olduğunu, davalı şirketin çoğunluk hissedarının, şirket menfaatlerini kendi çıkarları için kullanarak kötüniyetli tavırlar içine girerek müvekkilini adeta dışladığını, genel kurul kararlarının sağlıklı olması için yasa ve esas sözleşme hükümlerine uygun olmasının yeterli olmayacağını, ayrıca dürüstlük kuralına da uygun olması gerektiğini, davalı şirketin 2015 yılı olağanüstü Genel
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin sermayesinin %30 oranında hisseye sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 02/03/2016 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, genel kurul toplantısında alınan ve müvekkilinin muhalefet şerhini yazdırarak olumsuz oy kullandığı (1) nolu kararın yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kuralına aykırı olduğundan iptali gerektiğini, genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirket merkezinde bulundurulması gereken belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini ve şirket merkezinde de incelemeye hazır bulundurulmadığını, müvekkilinin talebi üzerine şirket mali müşaviri tarafından belgelerin gönderildiğini, ancak bu belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını incelemek için yeterli süreye sahip olmadığını, bu nedenle müvekkilinin (1) nolu karara şirketin diğer ortağı ... ile birlikte muhalif kalarak olumsuz oy kullandığını, davalı şirket genel kurulunun (1) nolu kararının oy çokluğu ile alınmış olduğunu, şirketin hasıl olan kârının tamamının yasal ve olağanüstü yedek akçelere ayrılmasına karar verildiğini, kârın dağıtılmaması yönünde alınan kararın iptali gerektiğini, şirketin dönem brüt kârının 1.810.604,62 TL olduğunu ve dağıtılmaması için makul ve haklı bir sebebin bulunmadığını, kararın şirket ana sözleşmesinin 12. maddesine de aykırı olduğunu, davalı şirketin ana sözleşmesinin kârın dağıtımı başlıklı TTK hükümlerine uygun hale getirilerek uyarlamasının yapıldığını, davalı şirketin net dönem karından %5 kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra, kalanının hissedarlara dağıtılmasını öngören sözleşme hükmünün bulunduğunu, şirketin büyük hissedarı ... tarafından verilen talimatla 12.02.2016 tarihinde müvekkili davacının kontrolünde olan şirket sistemlerindeki şifrelerin değiştirildiğini ve şirket içi iletişim mail gruplarından müvekkili ve diğer ortağın çıkarıldığını, zaten 02.03.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkilinin % 55 hisseye sahip ... ve diğer ortak tarafından şirket müdürlüğüne aday gösterilmediğini, 05.10.2011 tarihinde yapılan Genel Kurulda alınan (4) nolu karar ile yine 30.12.2012 tarihli genel kurul toplantısında (10) nolu karar ile 2010 ve 2011 yıllarında kar dağıtım kararı aldığını, sonuç olarak davalı şirketin 02.03.2016 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan (1) nolu kârın dağıtılmaması yönündeki kararının yasanın emredici kurallarına, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek, kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; usule ilişkin olarak iptal davasının TTK' da öngörülen yasal süre geçtikten sonra açıldığını, esasa ilişkin olarak, müvekkili şirketin ... A.Ş'den aldığı Yeni Altyapı Dönüştürme Projesi ile yüksek bir miktarda kazanç (2.797.750,00 TL) sağladığını, ancak yaşanabilecek aksaklıklar ve diğer risk faktörleri karşısında müvekkili şirketin elde ettiği kârı teminat olarak elde tutmak istemesinin makul olduğunu, bu projeden kaynaklı alacağın henüz %60'nın temin edildiğini, müvekkili şirketin aylık masrafının 250.000,00 TL civarında olduğunu, kâr dağıtıldığında şirketin ödeme güçlüğüne düşeceğinin açık olduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirketin finansal tablolalırının, iddianın aksine, müvekkili şirkein mali tablolarının şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesi için hazır halde bekletildiğini, davacının muhalefet şerhinin usule uygun olmadığını, bu nedenle davacının davayı açmaya yetkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.