21. Hukuk Dairesi 2016/13988 E. , 2018/3600 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki kar…
**21. Hukuk Dairesi 2016/13988 E. , 2018/3600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere, temyiz kapsamına ve sebeplerine göre davalı vekilinin, aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dava, kazalı işçinin, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece, 48.424,71TL maddi, 20.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesi üzerine, davalıya ait iş yerinde çalışan davacı işçinin, 08.05.2007 tarihinde iş kazası nedeniyle %12 oranında malul kaldığı; SGK Başkanlığı'nın tahkikat evrakı üzerine olayın iş kazası mahiyetinde kabul edildiği; davalı işverenin %80, kazalı işçinin %20 kusurlu oldukları; Kurum tarafından kaza nedeniyle 11.682,26TL tutarlı ilk peşin sermaye değerli gelirin bağlandığı; hesap bilirkişinin raporunda, iş kazası nedeniyle davacıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirlerin, davalı kusuruna karşılık gelen miktarı dahilinde maddi zarardan indirimin yapılmadığı anlaşılmaktadır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Adalet Komisyonu'nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”