4. Hukuk Dairesi 2009/9138 E. , 2010/5897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 02/06/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından haz
**4. Hukuk Dairesi 2009/9138 E. , 2010/5897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 02/06/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, etkili eylem nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davacının manevi tazminata ilişkin istem kısmen kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalıların gerçekleştirdiği saldırı nedeniyle yüz kemiklerinde çok sayıda kırık oluşacak 25 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiş ise de, daha sonra maddi tazminat isteminden feragat etmiştir. Davalılar ise, istenen tazminatın fazla olduğu, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece; davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, 25 gün iş ve gücünden kalacak ve yüz kemiklerinde çok sayıda kırık oluşacak biçimde yaralanmasına yol açtıkları benimsenen davalılar manevi tazminat ile sorumlu tutulmuşlardır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın gelişimi, haksız eylemin davacının kışkırtması nedeniyle gerçekleşmiş olması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 4.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…4.000…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…2.000,00…” sayı dizisinin yazılmasına, harç alınmasına ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…216…” ve “…121,50...” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…108,00…” ve “...13,50...” sayı dizilerinin yazılmasına, davalılardan ...'nun öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.