Başvuru, göreve son verilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada uyuşmazlığın esasına ilişkin iddialar karşılanmadan karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, göreve son verilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada uyuşmazlığın esasına ilişkin iddialar karşılanmadan karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) 2012/1 dönemi yerleştirme sonuçlarına göre Bursa Orman Bölge Müdürlüğündeki orman muhafaza memuru kadrosuna yerleştirilmiştir. Ancak daha sonra yapılan incelemede tercihlerinin internet üzerinden gönderildiği son gün olan 27/6/2012 tarihi itibarıyla mezuniyet şartını taşımadığı gerekçesiyle Orman ve Su İşleri Bakanlığı (Bakanlık) tarafından 6/9/2012 tarihli işlemle ataması yapılmamıştır. Başvurucunun 26/9/2012 tarihinde söz konusu Bakanlık işlemi ile bu işlemin dayanağı olan KPSS 2012/1 Tercih Kılavuzu'nun (Kılavuz) "Tercihlerin Yapılması İçin Genel Bilgiler" başlıklı maddesinin iptali talebiyle açtığı ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay Onikinci Dairesinde (Daire) görülen davada Daire 1/10/2014 tarihli kararıyla davanın Kılavuz hükmüne ilişkin kısmını reddetmiş; başvurucunun atanmamasına ilişkin işlemin ise iptaline hükmetmiştir. Anılan kararın gerekçesinde, Kılavuz'da yer alan "tercihlerinin internet üzerinden gönderildiği son gün itibariyle mezun olma" zorunluluğu ile yerleştirmenin ve atamanın hizmet gereğine ve kamu yararına uygun olarak gerçekleştirilmesinin hedeflendiği, bu sebeple Kılavuz hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiş; davanın başvurucunun atamasının yapılmamasına ilişkin kısmında ise final sınav sonuçlarının 20/6/2012 tarihi itibarıyla açıklandığına vurgu yapılarak başvurucunun bu tarih itibarıyla tüm derslerinden başarılı olduğundan mezun olmaya hak kazandığı ve atamasının yapılacağı tarih itibarıyla da diplomasını alarak idareye teslim ettiği gözetildiğinde atamasının yapılmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Bu karar üzerine2015 yılı Ocak ayında başvurucunun ataması yapılmıştır. ÖSYM ve Bakanlığın yaptığı temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 15/4/2015 tarihli kararıyla Daire kararının atamaya ilişkin kısmını bozmuştur. Bozma kararının gerekçesinde; başvurucu gibi atama tarihinde mezun durumda olabilecek olan ancak Kılavuz'dayer alan tercihlerin internet üzerinden gönderildiği son gün itibariyla mezun olma şartına ilişkin düzenleme nedeniyle tercihte bulunmayan adaylar yönünden eşitsizliğin ortaya çıkacağına dikkat çekilmiş, bu sebeple Daire kararının işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği belirtilmiştir. Başvurucunun yaptığı karar düzeltme başvurusu İDDK'nın 26/12/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Daire, bozma kararı üzerine 12/4/2018 tarihli kararıyla İDDK'nın belirttiği gerekçeyle davanın reddine hükmetmiştir. Anılan karar üzerine başvurucu tarafından yapılan temyiz talebi14/3/2019 tarihli; karar düzeltme talebi de 27/12/2019 tarihli İDDK kararlarıyla reddedilmiştir. Bu süreçte, yargı kararının uygulanması gerekçe gösterilerek Bakanlığın 2/10/2018 tarihli işlemi ile başvurucunun görevine son verilmiştir. Başvurucu görevine son verilmesine ilişkin işleme karşı Yozgat İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde, atanmasına ilişkin süreçte gerçek dışı bir beyanının, hata ya da hilesinin bulunmadığını, görevine yargı kararı gereğince atandığını, dört yıla yakın bir süre çalıştığını, bu süreçte asaletinin tasdik edildiğini, yaşının ilerlediğini, aile hayatı kurduğunu, gelinen aşamada iş bulma şansını yitirdiğini, görevine son verilmesi sebebiyle eşi ve çocuklarıyla birlikte mağdur olduğunu, devletin vatandaşların hukuki güvenliğini sağlamak, maddi ve manevi varlıklarını korumaları ve geliştirmeleri için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, maruz kaldığı muamelenin hukuk devletinde kabul edilemez bir durum olduğunu belirtmiş, ayrıca kendisiyle aynı durumda olup görevine devam eden kişilerin bulunduğunu iddia etmiştir. Mahkeme 12/2/2019 tarihli kararla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...davacının görevine son verilerek hukuki durumunun önceki haline geri döndürülmesinin Danıştay İDDK'nın bozma kararı üzerine Danıştay Onikinci Dairesince verilen davanın reddine dair kararın yerine getirilmesi, dolayısıyla davalı idarenin davacı hakkında verilen mahkeme kararını uygulaması amacıyla olduğu anlaşıldığından 657 sayılı Kanunun maddesi uyarınca davacının görevine son verilmesine ilişkin uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." Başvurucunun istinaf talebi Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 29/1/2020 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karara karşı yine başvurucu tarafından yapılan temyiz talebi de Danıştay Onikinci Dairesinin 22/4/2021 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 5/10/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 6/10/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiş, başvurucu da Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.