İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/311 esas 2022/995 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2017/12431 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, ancak alacaklının kam…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/698 - 2026/1023 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/698 KARAR NO : 2026/1023 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2022 NUMARASI : 2022/311 ESAS 2022/995 KARAR DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/311 esas 2022/995 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2017/12431 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, ancak alacaklının kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapma olanağının bulunmadığını, zira takip dayanağı belgelerin bono vasfında olmadığını belirterek davacının takibe konu dört adet belgenin toplamı olan 19.270,00.TL için .... İcra Dairesi'nin 2017/12431 Esas sayılı dosyasında sadece icra takibine yönelik borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacının kötü niyetli olarak davayı açtığını, borcunu ödememek için işin esasında haksız da olsa bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan, takibe konu kambiyo senedinin kambiyo senedi olmadığı iddia edilerek ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ve arabulucuya da başvurmadan dava açtığını, dosyanın görevsizlik nedeni ile dava usulden reddedildiğini, menfi tespit davasında arabulucuya başvurulması gerektiğini, bu sebepten dava şartı noksanlığı bulunduğunu, menfi tespit davalarının temelinde de bir miktar paranın ödenmesi talebi yattığını, davanın konusunu yine bir miktar paranın ödenmesi hususu ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirildiğini, her ne kadar davacı borçlu, Türk Ticaret Kanununun 776.maddesine göre kambiyo senedinden de anlaşılacağı üzere söz konusu senedin kambiyo senedi vasfı taşıdığının belli olduğunu, davacının haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla dava açtığını, hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile;" İcra takip dosyasında kambiyo senedinde olması gereken zorunlu yasal unsurları taşıyan bir bono bulunmamaktadır. Davacı da maddi anlamda borçlu olmadığını değil sadece kambiyo senedine dayalı olarak yapılan bu icra takibi ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İcra takip dosyasında davalının imzasını taşıyan bir belge bulunmaktadır. Davalının bu adi belgeden kaynaklanan yasal hakları davacının talebi gereği bu davada tartışılmamış, badece bonodaki zorunlu unsurlar yönünden inceyele yapılmıştır. Davacının talebi ve verilen hüküm sadece bu icra takip dosyası ile ilgili olup, davalının bu adi belgeden kaynaklanan yasal haklarını ortadan kaldırmamaktadır. Bu şartlarda, Yargıtay'ın emsal kararı dikkate alınarak, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017 / 12431 E sayılı dosyasında yapılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde takip konusu belgelerin bono vasfında olmaması dolayısıyla (Davalı alacaklının takibe konu belgelerden kaynaklanan yasal hakları saklı kalmak üzere ) davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine" şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; menfi tespit davalarının temelinde bir miktar paranın ödenmesi talebinin yattığını, davanın konusunu yeni bir miktar paranın ödenmesi hususu oluşturmakta ancak paranın ödenmesi talebi diğer davalardan farklı olarak burada davacı tarafından değil davalı tarafından ileri sürüldüğünü, borçlunun adres ve T.C bilgilerinin yer aldığı kısımda bir adresin yer alması halinde iş bu adresin düzenleme ve ödeme yeri olarak kabul edilmesi gerektiği Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, ayrıca TTK m.777/3-4 gereğince kaşede yer alan adres borçlunun yerleşim yeri sayıldığından bonoda hem düzenleme hem de ödeme yeri bulunduğu kanunca kabul edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine 4 adet bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak takip konusu senetlerin kambiyo senedi vasfında olmadığını, zira zorunlu unsurları içermediğini belirterek müvekkilinin sadece dava konusu icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise senetlerin zorunlu unsurları içerdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İİK'nın "Takibin kabulü şartları" kenar başlıklı 167/1. maddesine göre alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapabilmesi için alacağının mutlaka bir kambiyo senedine bağlı olması gerekir. Bu bağlamda TTK'nın 776. maddesinde bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlar sayılmış olup zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.(bkzYargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/12-791 Esas, 2025/539 Karar sayılı kararı) Dava, kambiyo yolu ile yapılan icra takibine karşı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. İcra takibine konu belgede düzenleme yeri yazılı bulunmaması, ayrıca borçlunun adres bilgileri yanında da idari birim gösterilmemesi durumunda TTK’nın 776. maddesinde gösterilen bono için gerekli zorunlu şartlar bulunmadığı için işbu belge kambiyo vasfında kabul edilemez. Bu belgeye dayanarak kambiyo yolu ile icra takibi yapılamayacağı ve dava da sadece icra takibine yönelik olarak açıldığından alacaklının adi belgeden kaynaklanan yasal hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.(bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/12149 Esas, 2017/7452 Karar sayılı kararı) 6102 sayılı TTK'nın 776/1- f maddesi uyarınca bir belgenin bono olarak kabul edilebilmesi için düzenleme tarihini ve yerini içermesi gerekir. Yine TTK'nın 777/4 maddesi uyarınca düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği zorunlu unsur olan düzenleme yeri bulunmayan, ayrıca borçlunun isminin altında da herhangi bir adres yer almayan senet bono vasfını taşımaz ve adi senet hükmündedir.(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/6901 Esas, 2025/4703 Karar sayılı kararı) Somut olayda; her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, işbu kararın dosya kapsamına uygun düşmediği, zira dava ve takip konusu senetler incelendiğinde, senetlerde düzenleme yeri bulunmamakla birlikte keşidecinin isminin yanında idari birim adı olarak "..." adresinin yazılı olduğu, dolayısıyla TTK 777/4 maddesi uyarınca senetlerin "..."de düzenlenmiş sayılacağı, dolayısıyla takip dayanağı belgelerin kambiyo senedi vasfında olduğu, mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ve yetersiz inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/311 esas 2022/995 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3)-Esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a)-Davanın REDDİNE, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 329,09.TL harcın mahsubu ile bakiye 402,91.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, -....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2023 tarih ve 2022/311 Esas 2022/995 Karar, 2023/168 Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE, c)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde davacı BIRAKILMASINA, ç)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir edilen 19.270,00.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Yargılaması Yönünden; 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 392,09.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE, 2)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan, 492,00.TL istinaf yoluna başvurma harcı, 129,00.TL dosya masrafı, toplam 621,00.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi.28/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır