(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3168 E. , 2006/9445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ücreti vekalet alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda du
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3168 E. , 2006/9445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ücreti vekalet alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen 10.9.2000 tarihli avukatlık Ücret Sözleşmesi gereğince davalı şirketi temsilen, 23.8.2000 tarihinde Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava dışı ... Limited Şirketi aleyhine 2000/322 E. sayılı dosya ile dava açtığını, davanın sonuçlanma aşamasına gelindiğinde 23.1.2001 tarihinde davalı şirket tarafından davadan feragat edildiğini ileri sürerek, sözleşme gereğince ödenmesi gereken 50.000 Dolar vekalet ücreti alacağının ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmenin geçerli olmadığını, şirket karar defterinde böyle bir sözleşmenin yazılı bulunmadığını, müddeabihin değerine göre vekalet ücreti miktarının da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. 1-Mahkemece, davalının sözleşmeden dolayı borç altına girdiği kabul edilmekle birlikte, asıl davanın değerine göre, kararlaştırılan 50.000 dolar vekalet ücretinin fahiş ve ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle sözleşme geçersiz sayılarak her iki dava bakımından Avukatlık Kanununun 165. maddesine göre karar tarihindeki maktu ücreti vekalet toplamı olan 800.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Sözleşme özgürlüğü, bireylerin ... borç ilişkilerini hukuk düzeninin sınırları içinde özgürce kurabilme ve düzenleyebilme yetkisidir. Anayasanın 48. maddesinde, herkesin sözleşme yapma hürriyetine sahip olduğu hükme bağlanmış, Borçlar Kanununun 19. Maddesinin 1.fıkrası ile de sözleşme yapma özgürlüğü ilke olarak benimsenmiş, ancak bu özgürlüğe, her özgürlükte olduğu gibi sınırlandırma getirilmiştir. (BK. 19/2, 20 md.) Sözleşme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak yapılmasının yaptırımı olarak da sözleşmenin hükümsüzlüğü kabul edilmiştir. Avukatlık ücret sözleşmeleri de, avukatla ... sahibi arasında, asgari ücret tarifelerinin altında kalmamak ve belli bir miktarı kapsamak kaydıyla serbestçe kararlaştırılabilir. Borçlar Kanununun 19.ve 20. maddeleri, avukatlık ücret sözleşmeleri bakımından da geçerli sınırlamalar olup, sözleşmenin ahlaka, kamu düzenine ve hukuka aykırı olmaması gereklidir. Bunun tesbiti için, tarafların sözleşme ile amaçladıkları çıkarların dengede olması gerektiği esas alınarak, sözleşenlerin ... ve müşterek maksadı ve çıkarları aranmalı, sözleşmenin kanununun gösterdiği hudutlar içinde kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte, bir taraf için sağlanan hak ve menfaate eşit düşmeyen fahiş bir hak ve menfaatin karşı tarafa sağlanması, ahlak kurallarına aykırı düşer. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 10.9.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde, sözleşme konusu ... belirtildikten sonra avukata 50.000 Dolar ücret ödeneceği açıkca kararlaştırılmıştır. Sözleşme konusu ... olarak belirtilen Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalının vekili sıfatıyla davacı avukat tarafından dava dışı ... Limited Şirketine karşı açılan davada, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yapılacak imalatlara karşılık yükleniciye verilecek yerlere teminat olmak üzere her biri 100.000 Dolar değerinde 10 adet senedin mal sahibi tarafından davacı yükleniciye verildiği, davacının edimlerini yerine getirdiği, davalının ise inşa edilen imalatları işgal ederek yüklenicinin faaliyetlerini engellediği, davacı yüklenicinin harcadığı paranın yaklaşık 215.140.000.000 TL olduğu, davalının haksız olarak zenginleştiği belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000 TL’nin ödetilmesine karar verilmesi istenilmiş, davalı arsa sahibi tarafından da cevap ve karşı dava dilekçesinde, 300.000.000.000 TL zarara uğradıkları savunularak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.000.000.000 TL’nin ödetilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesi, Avukatlık Kanunu hükümleri gereğince geçerli bir sözleşme olup, sözleşmeye konu olan dava kısmi dava olarak açılmakla birlikte, saklı tutulan alacak miktarı 215.140.000.000 TL olduğundan, davacı avukata ödenmesi öngörülen 50.000 Doların sözleşme tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının da 35.015.300.000 TL. olduğu dikkate alındığında, az yukarda değinilen, sözleşmenin yapıldığı tarihte kararlaştırılan ücret ile sağlanan hak ve menfaat arasında fahiş nispetsizlik bulunduğunun, dolayısıyla kararlaştırılan vekalet ücretinin Borçlar kanununun 19. ve 20. maddeleri gereğince ahlak kurallarına aykırı olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. O halde mahkemece tarafların serbest iradelerine göre kararlaştırılan vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Dava, kısmen kabul edildiği halde, vekille temsil edilen davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 12.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.