1. Hukuk Dairesi 2010/12347 E. , 2011/2628 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı hazine, çekişme konusu taşınmazın bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek tapu iptal, terkin elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın kısmen k…
**1. Hukuk Dairesi 2010/12347 E. , 2011/2628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı hazine, çekişme konusu taşınmazın bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek tapu iptal, terkin elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar dairece " dosya içeriğinden dava konusu taşınmazın 2280 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluştuğu anılan taşınmazın kadastro tutanağının 28.06.1943 tarihinde kesinleştiği davanın 24.01.2002 tarihinde açıldığı anlaşılmakla yargılama sırasında yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek davanın reddine, davacı Hazinenin dava tarihinde haklı olduğu da dikkate alınarak davalıların tüm yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine yargılama giderleri ve avukatlık parasından davalılarının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.03.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat G.Ş. ile temyiz edilen vd.vekili Avukat M.S.Z. geldiler,duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, mahkemece 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitiyle dava tarihi arasında 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Öyleyse, davacı Hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Gerçekten de bozma kararına uyulmuş olmakla tarafları yararına usulü kazanılmış hak oluştuğuna göre bozma ilamında değinilen hususlar gözetilerek gerekli karar ittihazı zorunlu hale gelir.