TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR NECAT KAYA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/31072) Karar Tarihi: 20/10/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 25/11/2020-31315 Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Umut FIRTINA Başvurucu : Necat KAYA Vekili : Av. İbrahim GÜL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; idari para cezas ı verilmesi nedeniyl
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR NECAT KAYA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/31072) Karar Tarihi: 20/10/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 25/11/2020-31315 Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Umut FIRTINA Başvurucu : Necat KAYA Vekili : Av. İbrahim GÜL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; idari para cezas ı verilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının, idari para cezas ının iptali isteminin idari i şlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlan ıyor olmas ına dayal ı olarak reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin, yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 28/7/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 3A.İdari Para Cezas ı Verilmesi Süreci 8. Başvurucu, akaryak ıt ticareti yapmaktad ır. Başvurucunun Erzincan-Sivas kara yolu Yaln ızbağ beldesinde bulunan tesisine Enerji Piyasas ı Düzenleme Kurulu (EPDK) taraf ından 11/3/2005 tarihinde bayilik lisans ı verilmiştir. Başvurucu, an ılan tesiste Petro l Ofisi A.Ş.nin bayili ğini yapmaktad ır. 9. Erzincan İl Jandarma Komutanl ığı 26/2/2008 tarihinde yapm ış olduğu denetimde ba şvurucuya ait tankerden E.K. isimli ki şiye ait akaryak ıt istasyonuna motorin ikmal edildi ğini tespit etmi ştir. Olaya ili şkin olarak ayn ı tarihte Tespit Tutana ğı düzenlenmi ştir. 10. Erzincan İl Jandarma Komutanl ığınca gerçekle ştirilen 11/7/2008 tarihli denetimde ise ba şvurucuya ait akaryak ıt istasyonuna bayisi oldu ğu dağıtıcı firma d ışında akaryak ıt ikmal edildi ği belirlenerek bu durum tutana ğa bağlanm ıştır. Olayda, Petrol Ofisi A.Ş. taraf ından Ş. Petrol Ürünleri Madeni Ya ğlar Nak. İnş. Tah. G ıd. Paz. Ltd. Şti.ne gönderilen akaryak ıtın başvurucuya ait akaryak ıt istasyonuna bo şaltıldığı tespit edilmi ştir. 11. EPDK 8/6/2009 tarihinde 6/1/2005 tarihli ve 25692 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Petrol Piyasas ında Yap ılacak Denetimler ile Ön Ara ştırma ve Soru şturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakk ında Yönetmelik'in "Ön Ara ştırma ve Soru şturma Prosedürüne Gerek Olmayan Haller" başlıklı 25. maddesi uyar ınca ön ara ştırma ve soruşturma prosedürüne gerek olmaks ızın başvurucunun yaz ılı savunmas ının al ınmas ı için Denetim Dairesi Ba şkanl ığının yetkilendirilmesine karar vermi ştir. 12. Denetim Dairesi Ba şkanl ığının 19/6/2009 tarihli yaz ısı ile başvurucunun savunmas ı istenmiştir. Yaz ının içeriğinde başvurucuya ait tankerden E.K. isimli ki şiye ait akaryak ıt istasyonuna motorin ikmal edilmesinin 4/12/2003 tarihli ve 5015 say ılı Petrol Piyasas ı Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı ile 17/6/2004 tarihli ve 25495 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Petrol Piyasas ı Lisans Yönetmeli ği'nin (Yönetmelik) "Bayilik Lisans ı Sahiplerinin Yükümlülükleri" başlıklı 38. maddesinin birinci f ıkras ının (g) bendine ayk ırı olduğu vurgulanm ıştır. Başvurucuya ait akaryak ıt istasyonuna bayisi oldu ğu dağıtıcı firma d ışında akaryak ıt ikmali yap ılmas ının ise 5015 say ılı Kanun'un 8. maddesinin birinci f ıkras ı ile Yönetmelik'in 38. maddesinin birinci f ıkras ının (c) ve (d) bentlerine ayk ırı olduğu hususuna dikkat çekilmi ştir. 13. Başvurucu 13/7/2009 tarihinde Kurum kay ıtlar ına giren savunma dilekçesinde; tankerinin E.K. taraf ından A.Y. adl ı kişiye sat ılan akaryak ıtın götürülmesi için kiraland ığını, teslimat ın ard ından arta kalan akaryak ıtın tekrar E.K.ya ait istasyona getirilerek bo şaltılmas ı sıras ında tutanakla tespitin yap ıldığını belirtmi ştir. Dilekçede ayr ıca başvurucu k ısıtlı imkânlarla faaliyet yürüttü ğünü, kendi tankeriyle çok miktarda akaryak ıt getirme olana ğı bulunmad ığını belirterek istasyonuna akaryak ıt ikmali yap ıldığını kabul etmi ştir. 14. Dağıtıcısı dışında akaryak ıt ikmal etti ği ve yeniden sat ış amaçl ı sat ış yapt ığı gerekçeleriyle 3/9/2009 tarihli i şlem uyar ınca başvurucuya EPDK taraf ından 170.000 TL tutar ında idari para cezas ı verilmiştir. Kararda, ba şvurucunun gerçekle ştirmiş olduğu faaliyetlerin 5015 say ılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci f ıkras ının (a) bendinin (4) numaral ı alt bendi ile ayn ı fıkran ın (b) bendinin (2) numaral ı alt bendine ayk ırı olduğuna değinilmiştir. Son olarak ba şvurucunun yaz ılı savunmas ında ileri sürdü ğü hususlar ın kendisini hakl ı gösterecek gerekçeler içermedi ğine dikkat çekilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 4B.İdari Para Cezas ına İtiraz Süreci 15. Başvurucu, idari para cezas ı verilmesine ili şkin olarak EPDK taraf ından tesis edilen idari i şlemin iptali istemiyle 5/11/2009 tarihinde Dan ıştay Onüçüncü Dairesi (Mahkeme) nezdinde iptal davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde özetle da ğıtıcısı d ışında akaryak ıt ikmal edilmedi ğini ve yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılmad ığı öne sürülerek EPDK taraf ından tesis edilen idari para cezas ı verilmesine ili şkin işlemin iptalini istemi ştir. 16. Mahkeme 4/10/2011 tarihli karar ıyla davay ı reddetmi ştir. 17. Ret gerekçesinde öncelikle 5015 say ılı Kanun'un 4. maddesi ile lisans ın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yap ılmas ı ile bu konularda taahhütlere giri şilmesi hakk ını verdiğinin ve lisansta verilen haklar ın mevzuat ın yerine getirilmesi ko şulu ile kullan ılacağının kurala ba ğland ığı vurgulanm ıştır. Ayr ıca 5015 say ılı Kanun'un 8. maddesi uyar ınca bayilerin lisanslar ının devam ı süresince bayisi oldu ğu dağıtıcı haricinde di ğer dağıtıcı ve onlar ın bayilerinden akaryak ıt ikmali yap ılmamas ı ile yükümlü olduklar ına dikkat çekilmiştir. Gerekçede, an ılan Kanun'un 19. maddesi ile düzenlenen idari para cezas ını gerektiren durumlar hat ırlat ılm ıştır. Başvurucuya ait tanker ile E.K.ya ait akaryak ıt istasyonuna bo şaltım yap ıldığının ve başvurucunun bayisi oldu ğu dağıtıcı firma d ışında Ş. Petrol Ürünleri Madeni Ya ğlar Nak. İnş. Tah. G ıd. Paz. Ltd. Şti.nden temin etti ği akaryak ıtın istasyonda bulunan tanklara bo şaltıldığının idarece tespit edildi ğinin alt ı çizilmiştir. Sonuç olarak idarenin bu tespitleri uyar ınca mevzuata uygun olarak i şlem tesis etti ği belirtilerek ret gerekçesi olu şturulmuştur. 18. Hüküm ba şvurucu taraf ından temyiz edilmi ştir. Temyiz dilekçesinde 5015 say ılı Kanun'un 19. maddesinde yak ın zamanda köklü ve önemli de ğişiklikler yap ıldığı ve lehe ola n bu değişikliklerin dikkate al ınmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. Dilekçede ayr ıca Kanun'da öngörülen usulün uygulanmamas ı nedeniyle idari i şlemin iptal edilmesi gerekti ği açıklanm ıştır. Ayr ıca Yönetmelik hükmü ile ceza ihdas edilmesinin kanunilik ilkesine ayk ırı olduğu vurgulanm ıştır. Ayn ı dağıtım şirketine ba ğlı bayiler aras ında akaryak ıt al ımı ve sat ımının yasaklanmad ığını belirten ba şvurucu, derece mahkemesince iddialar ının değerlendirilmedi ğini öne sürmü ştür. Dan ıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (Kurul) 16/4/2015 tarihinde mahkeme karar ını onam ıştır. Karar düzeltme istemi de ayn ı Kurulun 13/3/2017 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. 19. Başvurucu, nihai karar ı 30/6/2017 tarihinde tebellü ğ etmesinin ard ından 28/7/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 20. 5015 say ılı Kanun'un "Tan ımlar ve k ısaltmalar" kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Bu Kanunun uygulanmas ında; ... Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 510) Bayilik: Kar şılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözle şmeye bağlanara k akaryak ıt dağıtım şirketleri taraf ından gerçek ve tüzel ki şilere akaryak ıtın kullan ıcılara ikmali yetkisi verilmesi i şlemini, ...25) Kullan ıcı: Petrol kullan ımı yapan gerçek ve tüzel ki şileri, 26) Kullan ım: Petrolün sadece ki şisel ve işletme ihtiyaçlar ı için tüketimini, ...İfade eder. " 21. 5015 say ılı Kanun'un "Lisanlar ın tabi olaca ğı usul ve esaslar" kenar başlıklı 3. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Petrol ile ilgili; ... b) Akaryak ıt dağıtımı, taşımas ı ve bayilik faaliyetlerinin yap ılmas ı, İçin lisans al ınmas ı zorunludur. ... Bu Kanuna göre; lisanslar ın verilmesi, güncelle ştirilmesi, geçici olarak durdurulmas ı veya iptaline ili şkin işlemler Kurumca yap ılır. ... Lisansta yer alan hususlarda de ğişiklik yap ılmas ını gerektirecek faaliyetler, Kurumca onaylan ıp lisansa i şlenmedikçe yap ılamaz. Lisanslar ile ilgili olarak; a) ... ı) Lisans kapsam ında olsun veya olmas ın piyasa ile ilgili faaliyetlerin yönlendirilmesi, gözetimi, denetimi ve benzeri konulara, Ait usul ve esaslar Kurumca ç ıkar ılacak yönetmeliklerle düzenlenir. ... " 22. 5015 say ılı Kanun'un "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri " kena r başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı şöyledir: "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yap ılmas ı ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklar ını verir. Lisans ile tan ınan haklar; bu Kanunun, ilgili di ğer mevzuat ın ve lisansta yer alan kay ıtlı hususlar ın yerine getirilmesi ko şuluyla kullan ılır." Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 623. 5015 say ılı Kanun'un "Bayiler" kenar başlıklı 8. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Bayi lisanslar ına ilişkin düzenlemeler (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum taraf ından yap ılır. Bayiler, da ğıtıcılar ı ile yapacaklar ı tek elden sat ış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürütürler. Bayiler lisanslar ının devam ı süresince; a) Bayisi oldu ğu dağıtıcı haricinde di ğer dağıtıcı ve onlar ın bayilerinden akaryak ıt ikmali yap ılmamas ı, b) Tağşiş ve/veya hile amac ıyla akaryak ıta kat ılabilecek ürünlerin akaryak ıta kat ılmamas ı ve istasyonunda bulundurmamas ı, İle yükümlüdür. ..." 24. 5015 say ılı Kanun'un "Bilgilerin toplanmas ı, kay ıt düzeni, denetim ve tebligat" kenar başlıklı 14. maddesinin dördüncü f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Kurum, piyasa faaliyetlerini kendi personeli eliyle veya gerekti ğinde diğer kamu kurum ve kurulu şlar ı personeli eliyle denetime tabi tutar." 25. 5015 say ılı Kanun'un "İdari para cezalar ı" kenar başlıklı 19. maddesinin i şlem tarihinde yürürlükte bulunan hâlinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Bu Kanuna göre idarî para cezalar ının veya idarî yapt ırımlar ın uygulanmas ı, bu Kanunun di ğer hükümlerinin uygulanmas ına engel olu şturmaz. Bu Kanuna göre verile n ceza ve tedbirler di ğer kanunlar gere ği yap ılacak işlemleri engellemez. Bu Kanuna göre; a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara alt ıyüzbin Türk Liras ı idarî para cezas ı verilir: 1) ... 4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali. b) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara ikiyüzellibin Türk Liras ı idarî para cezas ı verilir: 1) ... 3) 4 üncü madde hükümlerinin ihlali. ...Bayiler için yukar ıda yer alan cezalar ın beşte biri uygulan ır. " 26. 5015 say ılı Kanun'un "İdari para cezalar ı" kenar ba şlıklı 19. maddesinin 28/3/2013 tarihli ve 28615 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 28/3/2013 tarihli ve 6455 say ılı Kanun'un 44. maddesi ile de ğişik hâlinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 7"... e) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara üç yüz elli bin Türk Liras ı idari para cezas ı verilir: 1) ... 2) Sahip olunan lisans ın verdiği haklar d ışında faaliyet gösterilmesi. ... f) 4 üncü maddenin dördüncü f ıkras ının (l) bendi kapsam ındaki ihlaller hariç olmak üzere bayiler için (e) bendinde yer alan cezan ın beşte biri uygulan ır. ..." 27. 5015 say ılı Kanun'un "İdari para cezalar ı" kenar ba şlıklı 19. maddesinin son hâlinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... f) Aşağıdaki hallerde sorumlulara yüz yirmi be ş bin Türk Liras ından az olmamak ve alt ı yüz yirmi be ş bin Türk Liras ını geçmemek üzere fiilin i şlendiği tarihten bir önceki y ılda ilgil i lisansa konu petrol piyasas ı faaliyetine ili şkin net sat ış has ılat ının binde onu oran ında idari para cezas ı uygulan ır: 1) ... 4) Bayilik lisans ı sahiplerince lisans ın verdiği haklar d ışında faaliyet gösterilmesi. ..." 28. Yönetmelik'in "Bayilik Lisans ı Sahiplerinin Yükümlülükleri" başlıklı 38. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Madde 38- Bayilik lisans ı sahipleri; ...c) Faaliyetlerin, da ğıtıcılar ile yap ılacak tek elden sat ış sözleşmesine göre yürütülmesi, d) Bayisi olduklar ı dağıtıcı haricinde akaryak ıt temini yap ılmamas ı, ...g) Kullan ıcılar haricinde yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılmamas ı, ... 29. Petrol Piyasas ında Yap ılacak Denetimler ile Ön Ara ştırma ve Soru şturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakk ında Yönetmelik'in "Ön Ara ştırma ve Soru şturma Prosedürüne Gerek Olmayan Haller" başlıklı 25. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 8 Petrol piyasas ında faaliyette bulunan gerçek veya tüzel ki şilerin ilgili mevzua t hükümlerine ayk ırı faaliyet ve i şlemlerinden bu Yönetmelikte düzenlenen ön ara ştırma v e soruşturma prosedürüne gerek olmayacak derecede aç ık olduğu Kurul taraf ından belirlenenler için, Daire Ba şkanl ığı vas ıtas ıyla ilgili gerçek veya tüzel ki şiye onbeş günden az olmamak üzere uygun bir süre verilerek yaz ılı savunmas ı al ınır. Daire Ba şkan ı, ilgili gerçek veya tüzel ki şinin yaz ılı savunmas ını, kendi görü şüyle birlikte Ba şkanl ığa sunar. Başkan, konuyu Kurul gündemine öncelikle al ır. Kurul, yaz ılı savunma ve konuya ili şkin Daire Ba şkanl ığı görüşünü inceleyerek karar ını verir. İlgili mevzuat hükümlerine ayk ırılığın Kurul taraf ından sabit görülmesi halinde, ilgili kanunlarda öngörülen ceza ve yapt ırımlar ın uygulanmas ını kararlaştırır. B. Uluslararas ı Hukuk 30. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek 1 No.lu Protokol'ü n "Mülkiyetin korunmas ı" kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 31. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) ister suç gelirlerinin elde edilmesinin önüne geçilmesi için müsadere olarak uygulans ın isterse de do ğrudan uygulans ın para cezalar ının veya kazanç müsaderesinin mülkiyet hakk ına müdahale te şkil ettiğini kabul etmektedir. A İHM, bu suretle yap ılan müdahalenin Sözle şme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ikinci paragraf ı kapsam ında mülkiyetin kullan ılmas ının kontrolüne ili şkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi gerekti ği görüşündedir ( Butler/Birle şik Krall ık (k.k.), B. No: 41661/98, 27/6/2002; Phillips/Birle şik Krall ık, B. No: 41087/98, 5/7/2001, 50, 51; Konstantin Stefanov/Bulgaristan, B. No: 35399/05, 27/6/2015, 57, 58). 32.Konstantin Stefanov/Bulgaristan karar ına konu olayda ba şvurucu avukat ın ücreti yetersiz bulmas ı nedeniyle zorunlu müdafi olmay ı reddederek duru şmadan ayr ılmas ı üzerine ceza mahkemesince ba şvurucu avukata yakla şık 260 avro tutar ında para cezas ı verilmiştir. AİHM, şikâyet edilen cezaya konu paran ın mülk te şkil ettiğini ve bu para cezas ının uygulanmas ının da mülkiyet hakk ına müdahale te şkil ettiğini belirtmiştir (Konstantin Stefanov/Bulgaristan, 57). A İHM'e göre uygulanan para cezas ı Sözleşme'nin anlam ında bir yapt ırım teşkil etmektedir. Bu sebeple müdahale, taraf devletlere yapt ırımlar ın ödenmesini sa ğlamak için mülkiyetin kullan ımını kontrol yetkisi tan ıyan Sözle şme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ikinci paragraf ı çerçevesinde de ğerlendirilmi ştir (Konstantin Stefanov/Bulgaristan, 58). 33. AİHM; para cezas ının aç ık, öngörülebilir ve ula şılabilir mahiyette bir kanun a dayand ığını, yarg ılaman ın etkin ve gecikmeden sürdürülmesi yönünde kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ının da bulundu ğunu tespit etmi ştir (Konstantin Stefanov/Bulgaristan, 63, 64). AİHM, ölçülülük yönünden yapt ığı değerlendirmede ise farkl ı unsurlar ı ele alm ıştır. Öncelikle duru şman ın ertelenmesini önlemek amac ını vurgulam ıştır. AİHM, cayd ırıcı bir Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 9etkinin sa ğlanmas ı için parasal bir cezan ın uygulanabilece ğini belirtmi ş ve bu alanda devletlerin geni ş bir takdir yetkisi oldu ğuna dikkat çekmi ştir. AİHM bu ba ğlamda en önemli güvencenin ise ba şvurucuya uygulanan cezaya kar şı itiraz edebilme hakk ının tan ınmas ı olduğunu ve somut ba şvuruda ise ba şvurucuya uygulanan cezaya ili şkin karar verme usulünün keyfî oldu ğunun ortaya konulamad ığını belirtmiştir. AİHM son olarak ba şvurucuya verilen para cezas ının üst s ınırdan uygulanmakla beraber a şırı veya orant ısız olmad ığını değerlendirmi ş, başvurucunun mülkiyet hakk ı ile kamu yarar ı aras ında olmas ı gereken adil dengenin bozulmad ığı sonucuna varm ıştır (Konstantin Stefanov/Bulgaristan, 65-70). V.İNCELEME VE GEREKÇE 34. Mahkemenin 20/10/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 35. Başvurucu, verilen idari para cezas ı miktar ının çok yüksek olmas ı nedeniyle istasyonunu satmas ının veya işletemez hâle gelmesinin kaç ınılmaz oldu ğunu öne sürmü ştür. Başvurucu, işlem tesis edilirken gereklilik ve orant ılılık ilkelerine ayk ırı davran ıldığını dile getirmiştir. 36. Başvurucu ayr ıca kanuni dayana ğı olmadan idari para cezas ı uygulanmas ından yak ınm ıştır. Başvurucuya göre kanunda öngörülen usule uyulmadan idari para cezas ı verilmesi savunma hakk ının ihlali anlam ına gelmektedir. Ba şvurucu, idari i şlemin iptali istemiyle aç ılan davada hukuka ayk ırı karar verilmesinden de şikâyetçidir. Ba şvurucu son olarak konumlar ı farkl ı olan işletmelere ayn ı idari para cezas ının uygulanmas ının insan haklar ına ayk ırı olduğunu ifade etmi ştir. 37. Başvurucu bu gerekçelerle mülkiyet, savunma, adil yarg ılanma haklar ının; suç ve cezalar ın kanunili ği ile eşitlik ilkelerinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 38. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 39. Başvurucu, dile getirdi ği şikâyetlerle ayr ımc ılık yasağının da ihlal edildi ğini ileri sürmü şse de bu iddialar ını somut bir biçimde temellendirememi ştir. Bu sebeple i şbu bireysel ba şvuruda belirtilen şikâyet yönünden ayr ıca inceleme yap ılmas ına gere k görülmemi ştir. 40. Başvurucunun şikâyetlerinin özü, gereklilik ve orant ılılık ilkelerine ayk ırı olarak yüksek tutarl ı idari para cezas ı verilmesine yönelik oldu ğundan şikâyetin mülkiyet hakk ı kapsam ında değerlendirilmesi uygun görülmü ştür. Bunun yan ında savunma ve adil yarg ılanma haklar ına yönelik şikâyetler ile suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlal edildi ği iddias ına yönelik şikâyet de mülkiyet hakk ı kapsam ında değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 1041. Anayasa n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 42. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönündeni. Mülkün Varl ığı 43. Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik değer ifade eden ve parayla de ğerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Somut olayda idari para cezas ına hükmedilmesi neticesinde belirtilen tutardaki paran ın başvurucunun mal varl ığına dâhil olduğu ve verilen idari para cezas ıyla başvurucunun mal varl ığından eksilmeye yol aç ıldığı kuşkusuz oldu ğuna göre bu paran ın başvurucu aç ısından mülk teşkil ettiği aç ıktır. ii. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 44. Başvuru konusu olayda ba şvurucunun idari para cezas ı ile cezaland ırılmas ı yoluyla yap ılan müdahalenin mal varl ığına dâhil olan paras ından yoksun kalmas ına yol açt ığından mülkiyet hakk ına müdahale te şkil ettiği kuşkusuzdur. 45. Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin mülkiyet hakk ına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmi ş; ikinci fıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmiştir. Maddenin ikinci f ıkras ında genel olarak mülkiyet hakk ının hangi ko şullarda s ınırlanabilece ği belirlenmekle ayn ı zamanda mülkten yoksun b ırakma nın şartlar ının genel çerçevesi de çizilmiştir. Maddenin son f ıkras ında ise mülkiyet hakk ının kullan ımının toplum yarar ına ayk ırı olamayaca ğı kurala ba ğlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullan ımını kontro l etmesine ve düzenlemesine imkân sa ğlanm ıştır. Anayasa'n ın diğer baz ı maddelerinde de devlet taraf ından mülkiyetin kontrolüne imkân tan ıyan özel hükümlere yer verilmi ştir. Ayr ıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiyet hakk ına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 55-58). 46. Müdahalenin -türünün yol açt ığı sonuçlar yan ında- amac ı da gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Ba şvurucuya petrol piyasas ı kurallar ına uymad ığı için idari para cezas ı uygulanm ıştır. Dolay ısıyla müdahaleyle petrol piyasas ının düzenlenmesi ve kontrol edilmesi amaçlanmaktad ır. Bu durumda ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin mülkiyetin kamu yarar ına kullan ımının kontrolüne veya düzenlenmesine ili şkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 11iii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 47. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 48. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken Anayasa'n ın temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , 62). (1) Kanunilik 49. Mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt kanun a dayal ı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sa ğlanmad ığı tespit edildi ğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yap ılmaks ızın mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılacakt ır. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, müdahaleye ili şkin yeterince ula şılabilir, belirli ve öngörülebilir kanun hükümlerinin bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44; Ford Motor Company , B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49; Necmiye Çiftçi ve di ğerleri , B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). 50. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir. Bununla beraber Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlar ında da belirtildi ği üzere kanunla düzenleme zorunlulu ğu, hakka yap ılacak müdahalenin uygulamas ının kanunun çerçevesini aşmayacak şekilde tüzük, yönetmelik, tebli ğ ve genelge gibi yürütme organ ının ç ıkaracağı ikincil düzenlemelerle yap ılmas ına mâni de ğildir ( Tahsin Erdo ğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). Temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin konularda teme l esaslar, ilkeler ve genel çerçeve kanunla belirlendikten sonra uzmanl ık ve idare tekni ğine ilişkin hususlar ın yürütme organ ınca ç ıkar ılacak düzenleyici i şlemlerle tanzim edilmesi mümkündür (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). 51. Başvurucu; lisans sahiplerinin yükümlülükleri aras ında say ılan yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılamamas ı düzenlemesinin Yönetmelik'te yer ald ığını, bu kurala 5015 say ılı Kanun'un 4. maddesinde yer verilmedi ğini belirterek Yönetmelik hükmü ile ceza ihdas edilmesinden yak ınm ıştır. Başvurucu ayr ıca 5015 say ılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ına ayk ırı hareket etmenin 11/4/2013 tarihinde 5015 say ılı Kanun'un 19. maddesinde yap ılan değişiklikle suç olmaktan ç ıkar ılmas ı nedeniyle de kendisine para cezas ı verilemeyece ğini dile getirmi ştir. Başvurucu, idari para cezas ına dayanak olarak al ınan 5015 say ılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci f ıkras ının (a) bendinin Anayasa Mahkemesinin E.2015/73, K.2016/161 say ılı ve 12/10/2016 tarihli karar ı ile iptal edildi ğini belirterek Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 12başvuru konusu idari i şlemin kanuni dayana ğının kalmad ığını ifade etmi ştir. Başvurucu sonuç olarak bu gerekçelerle suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 52. Somut olayda bayilik lisans ı bulunan ba şvurucuya, da ğıtıcısı dışında akaryak ıt ikmal etti ği ve yeniden sat ış amaçl ı sat ış yapt ığı gerekçeleriyle idari para cezas ı verilmiştir. 53. Başvurucunun ilk iddias ı Yönetmelik ile ceza ihdas edilmesine ili şkindir. Ancak başvurucu için söz konusu olan yükümlülü ğün ve kar şılığı idari yapt ırımın ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir mahiyetteki söz konusu kanun hükümleriyle aç ık olarak düzenlendi ği görülmektedir. Petrol piyasas ı gibi dinamik bir alanda teknik konular ın bütünüyle kanunda düzenlenmesi beklenemez. Teknik ayr ıntılar ın kanunla düzenlenmesinin beklenmesi dah a hızlı hareket etmesi ve kar şılaştığı sorunlar ı daha süratli çözüme kavu şturmas ı beklenen idarenin çal ışmas ını güçleştirebilir. Bu bak ımdan özellikle teknik ve idari meselelere temas eden detaylar ın düzenlenmesinin idarelerin takdirine b ırak ılmas ı kanuna dayanma ko şulunu ihlal etmez. 54. Nitekim somut olayda da 5015 say ılı Kanun'un 4. maddesi ile petrol piyasas ında faaliyette bulunanlar için genel nitelikli hak, k ısıtlama ve yükümlülükler getirilmek suretiyle genel çerçevenin çizildi ği anlaşılmaktad ır. EPDK taraf ından ç ıkar ılan yönetmeliklerle de bu genel çerçeveye dayal ı olarak teknik detaylar ın aç ık bir biçimde gösterildi ği görülmektedir. Buna göre 5015 say ılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci f ıkras ında, lisansta tan ınan haklar ın bu Kanun'un ilgili di ğer mevzuat ın ve lisansta yer alan kay ıtlı hususlar ın yerine getirilmesi koşuluyla kullan ılabileceği kurala ba ğlanm ıştır. Yönetmelik'in 38. maddesinde ise bayilik lisans ı sahiplerinin yükümlülüklerine yer verilmi ştir. Bu kapsamda an ılan Yönetmelik maddesinin (g) bendiyle kullan ıcılar haricinde yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılmamas ı düzenlenmi ştir. 5015 say ılı Kanun'un "İdari para cezalar ı" kenar başlıklı 19. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâlinin (b) bendinin dördüncü f ıkras ında Kanun'un 4. maddesinde yer alan hükümlerin ihlali hâlinde 250.000 TL idari para cezas ı verileceği, bayiler için ise cezan ın beşte birinin uygulanaca ğı hüküm alt ına al ınm ıştır. 55. Başvurucunun açt ığı davada ilk derece mahkemesi de bu düzenlemelere dayal ı olarak ba şvurucunun yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılmamas ı yükümlülü ğüne uymad ığını açıklam ıştır. Konuya ili şkin petrol piyasas ı kurallar ının yorumuna dayal ı olan söz konusu karar ın ise keyfî veya öngörülemez nitelikte olmad ığı anlaşılmaktad ır. 56. Diğer taraftan ba şvurucu 5015 say ılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralar ına ayk ırı hareket etmenin 5015 say ılı Kanun'un 19. maddesinde 11/4/2013 tarihinde yap ılan değişiklikle suç olmaktan ç ıkar ılmas ı nedeniyle de uygulanan cezan ın kanuni dayanağının kalmad ığını ileri sürmü ştür. Ancak maddenin 6455 say ılı Kanun'un 44. maddesiyle de ğişik hâlinde de sahip olunan lisans ın verdiği haklar d ışında faaliyet gösterilmesinin idari para cezas ına tabi olaca ğı hüküm alt ına al ınm ıştır. Bu durumda kanuni dayanağın bulundu ğu aç ıktır. 57. Son olarak ba şvurucu, idari para cezas ına dayanak olarak al ınan 5015 say ılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci f ıkras ının (a) bendinin Anayasa Mahkemesinin E.2015/73, K.2016/161 say ılı ve 12/10/2016 tarihli karar ı ile iptal edildi ğini belirterek ba şvuru konusu idari işlemin kanuni dayana ğının kalmad ığını öne sürmü ştür. Bahsi geçen Anayasa Mahkemesi karar ının incelenmesi neticesinde karar ın 5015 say ılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci f ıkras ının (a) bendi ile ilgili olmad ığı anlaşılm ıştır. Bahsi geçen karar ın 2/3/2005 tarihli Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 13ve 5307 say ılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci f ıkras ı ile ilgili oldu ğu görülmü ştür. Bu yönüyle de ba şvurucunun kanunilik ilkesine ayk ırı olarak cezaland ırıldığından ya da yapt ırıma bağlanmam ış bir fiil dolay ısıyla keyfî bir şekilde cezaland ırıldığından söz edilemez. 58. Sonuç olarak ba şvuruya konu idari para cezas ı 5015 say ılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci f ıkras ının (a) bendinin (4) numaral ı alt bendi ile ayn ı fıkran ın (b) bendinin (2) numaral ı alt bendi uyar ınca ve an ılan maddenin dördüncü f ıkras ı gözönünde bulundurularak verilmi ş olup söz konusu Kanun hükümlerinin aç ık, ulaşılabilir ve öngörülebilir mahiyette oldu ğu dikkate al ındığında başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuna dayal ı olduğu kuşkusuzdur. (2) Meşru Amaç 59. Anayasa'n ın 13. ve 35. maddeleri uyar ınca mülkiyet hakk ı ancak kamu yarar ı amac ıyla s ınırland ırılabilmektedir. Kamu yarar ı kavram ı, mülkiyet hakk ının kamu yarar ının gerektirdi ği durumlarda s ınırland ırılmas ına imkân vermekle bir s ınırland ırma amac ı olmas ının yan ı sıra mülkiyet hakk ının kamu yarar ı amac ı d ışında s ınırlanamayaca ğını öngörerek ve bu anlamda bir s ınırlama s ınırı oluşturarak mülkiyet hakk ını etkin bir şekilde korumaktad ır (Nusrat Külah , B. No: 2013/6151, 21/4/2016, 53). 60. 5015 say ılı Kanun'un genel ve madde gerekçeleri ile yasama sürecindeki tart ışmalardan kanun koyucunun petrolün do ğrudan veya i şlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortam ı içinde kullan ıcılara sunumunu, faaliyetlerin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarl ı biçimde sürdürülmesini, bunu sa ğlamak üzere gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini hedefledi ği anlaşılmaktad ır. Kanun koyucunun bayilerin, da ğıtıcılar ı ile yapacaklar ı tek elden sat ış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürüteceklerine ve sözleşmenin devam ı süresince, bayisi oldu ğu akaryak ıt dağıtıcısı dışında başka akaryak ıt dağıtıcılar ı ve onlar ın bayilerinden akaryak ıt teslim almayacaklar ına yönelik düzenlemele r getirdiği, bu kapsamda da ğıtıcısı d ışında akaryak ıt ikmali ve yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılmas ını yasaklad ığı, bu yasa ğın ihlali hâlinde uygulanacak yapt ırımı maktu idari para cezas ı olarak belirledi ği görülmektedir. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsam ında söz konusu fiilleri kabahat olarak belirlemesinin ve bunun kar şılığında idari cezalar öngörmesinin kamu yarar ını sağlamaya yönelik oldu ğu aç ıktır. 61. Dolay ısıyla toplum ve çevre sa ğlığı ile can, mal ve çevre güvenli ği aç ısından büyük önem ta şıyan petrol piyasas ına ilişkin faaliyetlerin izin, ruhsat, denetim ve kontrol işlemleri çerçevesinde baz ı yükümlülükler öngörülerek bu yükümlülüklere uyulmamas ının yapt ırıma tabi tutulmas ında kamu yarar ı amac ının bulundu ğu kuşkusuzdur. Ayr ıca bu yapt ırımlar ın kanuna ayk ırı benzeri fiillerin tekrar i şlenmesinin önüne geçilmesi ba ğlam ında cayd ırıcı bir yönü de bulunmaktad ır. Son olarak da ğıtıcısı d ışında akaryak ıt ikmali ve yeniden sat ış amaçl ı sat ış yap ılmas ına izin verilmemesinin piyasa i şleyişinin düzenlenmesi gibi bir amac ının olduğuna da dikkati çekmek gerekir. Bu sebeplerle ba şvuruya konu müdahalenin kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ının olduğu kuşkusuzdur. (3) Ölçülülük (a) Genel İlkeler 62. Son olarak kamu makamlar ınca başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleyle gerçekle ştirilmek istenen amaç ile bu amac ı gerçekle ştirmek için kullan ılan araçlar aras ında makul bir ölçülülük ili şkisinin olup olmad ığı değerlendirilmelidir. Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 1463. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ının mümkün olmamas ını, orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, 18; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri , B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 64. Mülkiyet hakk ına yap ılan bir müdahalenin Anayasa'n ın 13. ve 35. maddelerine göre ölçülü olabilmesi için her şeyden önce bu tedbirin öngörülen kamu yarar ı amac ını gerçekleştirmeye elveri şli olmas ı zorunludur. Di ğer taraftan müdahalede bulunulurken takip edilen kamu yarar ı amac ını gerçekle ştirmeye en uygun arac ın seçilmesi gerekmektedir. Bu alanda hangi araçlar ın tercih edilece ği ise öncelikli olarak daha isabetli karar verebilecek konumda olan ilgili kamu makamlar ının yetkisindedir. Bu nedenle hangi arac ın tercih edileceğinin belirlenmesi hususunda idarelerin belli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktad ır. Ne var ki seçilen arac ın gereklili ğine ilişkin olarak idarelerin sahip oldu ğu takdir yetkisi s ınırsız değildir. Tercih edilen arac ın müdahaleyi ula şılmak istenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağırlaştırmas ı durumunda Anayasa Mahkemesince müdahalenin gerekli olmad ığı sonucuna ulaşılmas ı mümkündür. Ancak Anayasa Mahkemesinin bu kapsamda yapaca ğı denetim, seçilen arac ın isabet derecesine yönelik olmay ıp hak ve özgürlükler üzerinde olu şturduğu müdahalenin a ğırlığına dönüktür (baz ı değişikliklerle birlikte bkz. Hamdi Ak ın İpek, B. No: 2015/17763, 24/5/2018, 108; Hanife Ensaro ğlu, B. No: 2014/14195, 20/9/2017, 67). 65. Diğer taraftan hukuk devletinde; ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar Anayasa ya ayk ırı olmamak üzere ülkenin sosyal, kültürel yap ısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayat ın gereksinimlerini gözönüne alan suç politikas ına göre belirlenir. Kanun koyucu, izledi ği suç politikas ı gereği baz ı fiilleri ceza hukuku alan ından çıkarabilece ği gibi koruduklar ı hukuki yararlar ı ve neden oldu ğu sonuçlar ı esas alarak birtak ım suçlar ı farkl ı yapt ırımlara da tabi k ılabilir. Kanun koyucunun bu konudaki tercih ve takdirinin yerindeli ğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsam ı d ışında kalmaktad ır (AYM, E.2017/170, K.2018/77, 5/7/2018). 66. Bununla birlikte orant ılılık ilkesi gere ği kişilerin mülkiyet hakk ının sınırland ırılmas ı hâlinde elde edilmek istenen kamu yarar ı ile bireyin haklar ı aras ında adil bir dengenin kurulmas ı gerekmektedir. Bu adil denge, ba şvurucunun şahsi olarak a şırı bir yüke katland ığının tespit edilmesi durumunda bozulmu ş olacakt ır. Müdahalenin orant ılılığını değerlendirirken Anayasa Mahkemesi; bir taraftan ula şılmak istenen me şru amac ın önemini, diğer taraftan da müdahalenin niteli ğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davran ışlar ını gözönünde bulundurarak ba şvurucuya yüklenen külfeti dikkate alacakt ır (baz ı değişikliklerle birlikte bkz. Arif Güven , B. No: 2014/13966, 15/2/2017, 58, 60). 67. Anayasa'n ın 35. maddesi usule ili şkin aç ık bir güvenceden söz etmemektedir. Bununla birlikte mülkiyet hakk ının gerçek anlamda korunabilmesi bak ımından bu madde, Anayasa Mahkemesinin çe şitli kararlar ında da ifade edildi ği üzere mülk sahibine müdahalenin kanun d ışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uyguland ığına ilişkin savunma ve itirazlar ını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağının tan ınmas ı güvencesini kapsamaktad ır. Bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bak ılarak yap ılmal ıdır (Züliye Öztürk , B. No: 2014/1734, 14/9/2017, 64; Bekir Yaz ıcı [GK], B. No: 2013/3044, 17/12/2015, 71). Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 1568. Elkoyma veya müsadere gibi tedbirler yoluyla ya da para cezas ı uygulanmak suretiyle mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerin bireyin menfaatleri ile kamunun yarar ı aras ında olmas ı gereken adil dengeyi bozmamas ı için malikin davran ışı ile kanunun ihlali aras ında uygun bir illiyet ba ğının olmas ı ve başvurucunun müdahaleye yönelik iddia ve savunmalar ının ilgili idari ve yarg ısal makamlarca makul biçimde kar şılanmas ı, ayr ıca her hâlde iyi niyetli malikin zarar ının ise tazmini gerekmektedir. Bu gerekliliklere uyuldu ğu takdirde mülkiyet hakk ına yap ılan müdahale ölçülü olacakt ır (Züliye Öztürk , 64). (b)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 69. Başvurucuya idari para cezas ı verilmesinin akaryak ıtın ekonomik olarak rekabet ortam ı ve güvenlik içinde kullan ıcılara sunumunu sa ğlamaya yönelik oldu ğu dikkate alındığında müdahalenin söz konusu kamu yarar ı amac ını gerçekle ştirmeye elveri şli olduğunda şüphe bulunmamaktad ır. İkinci olarak ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin gerekli olup olmad ığı irdelenmelidir. Olayda ba şvurucunun fiili suç olarak düzenlenmemi ş ve başvurucuya adli bir yapt ırım öngörülmemi ştir. Buna göre mülkiyetin kamu yarar ına kullan ımının kontrolüne ili şkin üçüncü kural çerçevesinde kamu makamlar ının sahip oldu ğu geniş takdir yetkisi de gözönünde bulunduruldu ğunda başvurucunun fiilinin kabahat olarak düzenlenerek yaln ızca idari para cezas ı uyguland ığı dikkate al ındığında müdahalenin gerekli olmad ığı söylenemez. 70. Orant ılılık yönünden ise öncelikle ba şvurucuya idari para cezas ı karar ına karşı iddia ve savunmalar ını etkin bir biçimde ortaya koyabilme olana ğının tan ınıp tan ınmad ığı değerlendirilmelidir. Ba şvurucu, öncelikle idari para cezas ı verilmesine ili şkin idari i şleme karşı Kurum nezdinde savunmas ını sunabilmi ştir (bkz. 13). Yarg ılama aşamas ında ise kendisini avukat ile temsil ettiren ba şvurucu, önce idare mahkemesinde dava açm ış; davan ın reddine ili şkin karara kar şı da temyiz yoluna ba şvurmuştur. 71. Diğer taraftan ba şvurucu, idari para cezas ı yüksek oldu ğu için cezan ın orant ısızlığından yak ınmakta ise de herhangi bir orant ılılık karşılaştırmas ı yapmaya elveri şli bir bilgi veya belge sunmam ıştır. Dolay ısıyla verilen idari para cezas ının somut ola y bağlam ında başvurucunun ekonomik durumunda nas ıl bir etkiye yol açt ığının belirlenmesi mümkün olamamaktad ır. 72. Sonuç olarak akaryak ıtın güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortam ı içinde kullan ıcılara sunumu yükümlülü ğünün toplum ve çevre sa ğlığı ile can, mal ve çevre güvenliği aç ısından büyük önem arz etti ği kuşkusuzdur. Bunun yan ında devletin idari para cezalar ının düzenlenmesi ve uygulanmas ı alan ında geniş bir takdir yetkisinin oldu ğu da dikkate al ınmal ıdır. Kald ı ki olayda ba şvurucuya idari para cezas ının d ışında herhangi bir adli veya idari yapt ırım uygulanmam ış, müsadere veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi ya da bayilik lisans ının geçici süreyle veya tamamen ask ıya al ınmas ı gibi bir tedbir yoluna da gidilmemi ştir. Ayr ıca idari para cezas ı verilmesine yol açan fiilin ba şvurucunun kusurundan kaynakland ığı, somut olayda kamu makamlar ının özensiz bir tutum veya davran ışının ise söz konusu olmad ığı gözetilmelidir. 73. Bu durumda ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin -içerdi ği kamu yarar ı amac ı ile karşılaştırıldığında ve özellikle kendi kusuruyla kanuna ayk ırılığa yol açt ığı gözetildi ğinde- ba şvurucuya şahsi olarak a şırı bir külfet yüklemedi ği değerlendirilmi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun mülkiyet hakk ı ile kamu yarar ı aras ında olmas ı gereken adil dengenin bozulmad ığı ve müdahalenin ölçülü oldu ğu sonucuna var ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 1674. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. B. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 75. Başvurucu; idari i şlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlan ıyor olmas ının ispat külfetinin ters çevrilmesi anlam ına geldiğini, suçsuzlu ğunu ispat etmek için dava açmak zorunda kald ığını belirterek masumiyet karinesinin ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme a. Genel İlkeler 76. Masumiyet karinesi, Anayasa'n ın 38. maddesinin dördüncü f ıkras ında "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu say ılamaz." şeklinde düzenlenmi ştir. Anayasa n ın 36. maddesinde ise herkesin iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu belirtilmektedir. An ılan maddeye adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında, kendisine bir suç isnat edilen herkesin suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz say ılacağı düzenlenmi ştir. Bu itibarla masumiyet karinesi -Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olmakla beraber- Anayasa n ın suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu say ılamayaca ğına dair 38. maddesinin dördüncü f ıkras ında ayr ıca düzenlenmi ştir (Adem Hüseyinoğlu, B. No: 2014/3954, 15/2/2017, 33). 77. Masumiyet karinesi, hakk ında suç isnad ı bulunan bir ki şinin adil bir yarg ılama sonunda suçlu oldu ğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum say ılmas ı gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gere ğini oluşturmaktad ır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). An ılan karine, ki şinin suç i şlediğine dair kesinle şmiş bir yarg ı karar ı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence alt ına almaktad ır. Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti asıl olduğundan suçlulu ğu ispat külfeti iddia makam ına ait olup kimseye suçsuzlu ğunu ispat mükellefiyeti yüklenemez. Ayr ıca hiç kimse, suçlulu ğu hükme n sabit oluncaya kadar yarg ılama makamlar ı ve kamu otoriteleri taraf ından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz ( Kürşat Eyol , B. No: 2012/665, 13/6/2013, 26). 78. San ık masumiyet karinesi gere ği suçsuz say ıldığı için yarg ılama yap ılmakta ve maddi gerçe ğe ulaşılmaya çal ışılmaktad ır. Maddi gerçe ğe ulaşmak için suç isnad ı alt ında olan kişiden masum oldu ğunu ispat etmesi istenemez. Çünkü suç isnad ı alt ında da olsa ki şi, hükmen sabit oluncaya kadar suçsuz kabul edilmektedir ( Adem Hüseyino ğlu, 35). 79. Masumiyet karinesi kapsam ında yer alan ve iddia edenin iddias ını ispatla yükümlü olmas ı kural ı, Anayasa n ın 38. maddesinin gerekçesinde de aç ıkça ifade edilmi ştir. Bununla birlikte genel anlamda suçun kan ıtlanmas ı yükümlülü ğü iddia edende kald ığı sürece savunmas ını oluşturmak için ispat yükünü san ığa devreden kurallar ile hukuki veya fiilî varsay ımlar ın olduğu durumlarda ispat yükünün yer de ğiştirmesi masumiyet karinesine Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 17ayk ırılık taşımaz (AYM, E.2013/38, K.2014/58, 27/3/2014). Ancak suç isnad ını içeren karinenin aksinin ba şvurucu taraf ından yarg ılama s ıras ında ispat edilebilmesinin mümkün olmas ı, hâkimin de bu yönde ileri sürülen iddialar ı inceleyip karar ını buna göre verebilmesi, bir başka ifadeyle karinelerin ki şiyi otomatik olarak suçlu hâline getirmemesi gerekir. Karineler, masumiyet karinesini ihlal eder boyuta ula şmamal ı ve suç isnad ı alt ındaki kişi savunma imkânlar ından yararland ırılmal ıdır (Adem Hüseyino ğlu, 36). 80. Bununla birlikte somut olay ın özel ko şullar ında kabahat eylemleri nedeniyle uygulanan idari yapt ırımlarda -adli suç ve cezalara nazaran- sorumluluk karinelerine ili şkin standartlar ın daha esnek yorumlanmas ı mümkündür. Ancak bu durumda dahi ispat bak ımından kullan ılan karinelerin masumiyet karinesini ihlal eder boyuta ula şmamas ı gerekir (Ahmet Altunta ş ve diğerleri [GK], B. No: 2015/19616, 17/5/2018, 34). b. İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 81. Başvuruya konu olayda idare; ba şvurucunun da ğıtıcısı dışında akaryak ıt ikmal ettiğini, yeniden sat ış amaçl ı akaryak ıt sat ışı yapt ığını tespit etmi ş ve buna istinaden idari yapt ırım uygulam ıştır. Başvurucu ise bu tankerlerin içindeki akaryak ıtın kendi bayisine ait olduğunu öne sürmektedir. Ancak mahkemeler ba şvurucunun bu savunmas ına itiba r etmemiştir. Başvurucuya göre mahkemelerin bu savunmaya itibar etmemesi ispat külfetinin ters çevrilmesi mahiyetinde olup masumiyet karinesini ihlal etmektedir. 82. Olayda idare, ba şvurucunun da ğıtıcısı d ışında akaryak ıt ikmal etti ğini ve yeniden sat ış amaçl ı akaryak ıt sat ışı yapt ığını tespit etmi ştir. Başvurucu da bunu inkâ r etmemektedir. Ancak ba şvurucu bu araçlar ın içindeki akaryak ıtın asl ında kendi bayisine ait olduğunu iddia etmektedir. Olay ın bu koşullar ında derece mahkemelerinin söz konusu araçlardaki akaryak ıtın başvurucunun bayisi bulundu ğu dağıtım şirketine ait akaryak ıt olmad ığını kabul etmelerinin aksi ispat edilemez bir karineye dayand ığını söylemek mümkün değildir. Aksine mahkemeler, idarenin ba şvurucunun ba şka bir dağıtıcı firmaya ait akaryak ıtı satt ığı vak ıasını ispat etti ği kanaatine varm ıştır. Mahkemeler bu kanaate ula şırken karinelerden de ğil olgulardan hareket etmi ştir. 83. Dolay ısıyla başvuruya konu mahkeme karar ında somut olay ın koşullar ı dikkate alınarak mevzuat ba ğlam ında değerlendirmeler yap ılmak suretiyle, tesis edilen i şlemin hukuka uygun oldu ğu yönünde hüküm kuruldu ğu görüldü ğünden, bireysel ba şvuruya konu edilen mahkeme karar ında masumiyet karinesine yönelik bir müdahalenin bulunmad ığı sonucuna var ılmaktad ır. 84. Aç ıklanan gerekçelerle masumiyet karinesine yönelik bir ihlalin bulunmad ığının açık olduğu anlaşılan başvurunun bu k ısm ının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. C. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 85. Başvurucu, yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğini ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 182. Değerlendirme 86. Bireysel ba şvuru sonras ında 25/7/2018 tarihli ve 7145 say ılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 say ılı Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine Yap ılm ış Baz ı Başvurular ın Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir. 87. 6384 say ılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre yarg ılamalar ın uzun sürmesi, yarg ı kararlar ının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yap ılan ve bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarih itibar ıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel ba şvurular ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik karar ının tebliğinden itibaren üç ay içinde yap ılacak müracaat üzerine Adalet Bakanl ığı İnsan Haklar ı Tazminat Komisyonu Ba şkanl ığı (Tazminat Komisyonu) taraf ından incelenmesi öngörülmü ştür. 88.Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) karar ında Anayasa Mahkemesi yarg ılamalar ın makul sürede sonuçland ırılmad ığı ya da yarg ı kararlar ının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmedi ği iddias ıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekle ştirilen bireysel ba şvurulara ili şkin olarak Tazminat Komisyonuna ba şvuru imkân ının getirilmesine ilişkin yolu ba şarı şans ı sunan, yeterli giderim sa ğlama kapasitesi bulunan, ula şılabilir bir yol olduğunu tespit etmi ştir (Ferat Yüksel , 27-34). Bu gerekçeler do ğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bak ışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialar ıyla ilgili ba şarı şans ı sunma ve yeterli giderim sa ğlama kapasitesi oldu ğu görülen Tazminat Komisyonuna ba şvuru yolu tüketilmeden yap ılan başvurunun incelenmesinin bireysel ba şvurunun ikincil niteli ği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak ba şvuru yollar ının tüketilmemi ş olmas ı nedeniyle kabu l edilemezlik karar ı vermiştir (Ferat Yüksel , 35, 36). 89. Mevcut ba şvuruda, söz konusu karardan ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. 90. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 3. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLMEDİĞİNE, Başvuru Numaras ı: 2017/31072 Karar Tarihi : 20/10/2020 19C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA, D. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 20/10/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş