DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/440 E. , 2024/1202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/440 Karar No : 2024/1202 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALILAR): 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II- DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL: ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2023/11048, K:2023/6675 sayılı kararının t
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/440 E. , 2024/1202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/440 Karar No : 2024/1202 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALILAR): 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II- DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL: ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2023/11048, K:2023/6675 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 03/06/2022 tarih ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2023/11048, K:2023/6675 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 13 ve 35. maddeleri, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1 ve 2. maddeleri, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin işlem tarihinde yürürlükteki haliyle 5. maddesinin 1. fıkrası, 7. maddesinin 1. fıkrası, Yönetmelik'in EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'ın 1. bölümünün 1, 2, 3, 4 ve 5. maddeleri, bu Esaslar'ın EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler'in 1. bölümünün 1. maddesine yer verilerek, Mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alındığı, anılan düzenlemeler uyarınca bu hakkın, sadece kamu yararının mevcut olduğu durumlarda kanunla sınırlanabileceği, 6306 sayılı Kanun'un, mülkiyet hakkına sınırlama getirilmesine ilişkin hükümler içermekle birlikte sınırlama yetkisinin kullanımını oldukça sıkı kurallara bağladığı ve ortada kamu yararını ilgilendiren bir durum bulunduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık ve somut olarak ortaya konulması gerekliliğini öngördüğü, 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'ın EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler'in Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılacağı, bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemlerin bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, binaların taşıyıcı sistemine ait parametreler (yapısal sistem türü, kat adeti, ağır çıkmalar, planda düzensizlik/ burulma etkisi, düşeyde düzensizlik, vb.) dikkate alınarak yapıların bulunduğu yerdeki deprem tehlikesi ve yapının deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerin saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi ve yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek bunların ayrıntılı analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılıp buna göre genel yapı stoku riskinin belirlenmesi gerektiği, Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporun birlikte değerlendirilmesinden; 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu alanın, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edildiği, alandaki toplam 33 adet binadan tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra kalan 20 betonarme, 3 yığma binanın 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar uyarınca, bu Esasların EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek İçin Basitleştirilmiş Yöntemler uygulanmak suretiyle tespit edilen 5 betonarme binaya ayrıntılı risk analizinin yapıldığı, yığma yapılara ilişkin olarak ise Yönetmelik'te belirtilen şekilde risk tespiti yapılmadığı, 6306 sayılı Kanun kapsamında EK-A'da düzenlenen basitleştirilmiş yöntemlerin, belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve genel yapı stoku riskinin belirlenmesi amacıyla bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, uyuşmazlık konusu alan üzerindeki bina sayısı dikkate alındığında ise genel yapı stoku riskinin belirlenmesi için istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva etmediği, alandaki tüm yapıların risk tespitinin yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, Uyuşmazlık konusu alanın, riskli alan kararından önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve revizyonu ve ilavesi uyarınca spor alanı, eğitim alanı, genel otopark ve özel proje alanı olarak belirlendiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ilave ve revizyonu kapsamında ise alanın %65,94'ünde yol ve meydan, %13,47'sinde ilköğretim alanı, kalan kısmında da konut+ticaret alanı, ticaret alanı, dini tesisi alanı ve sosyokültürel tesis alanı öngörüldüğü, 3,7 hektar büyüklüğündeki alan üzerindeki tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra 20 betonarme, 3 yığma binanın işleme esas alındığı, 1,1 hektar büyüklüğündeki 1. Etap'ın içerisinde açık spor tesisi, otopark alanı ve karot numunesi alınan 1 adet betonarme yapı bulunduğu, 1,4 hektar büyüklüğündeki 2. Etap'ta 4 adeti ruhsatlı ve karot numunesi alınmış olan toplam 5 adet betonarme binanın yer aldığı, bu etapta Onat Kutlular Sokağın Hükümet Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alanın dışında bırakılarak sadece yolun riskli alana dahil edildiği, 1,2 hektar büyüklüğündeki 3. Etap'ta tescilli Aliağa Merkez Camii ve Aliağa İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu, bu alan üzerindeki 1 katlı iki adet yapı dışındaki tamamı ruhsatlı 19 adet binadan karot numunesi alınarak risk analizi yapılmadığı, üzerinde imar mevzuatına uygun yapı bulunan taşınmazların, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen saha araştırmalarına dayanan detaylı çalışmalar neticesinde risk teşkil edip etmediği belirlenmeksizin riskli alan sınırına dahil edilemeyeceği sonucuna varıldığı, Diğer yandan, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli ilan edilen alanın sınırları belirlenirken, toplam alanın %79,41'ini oluşturan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan, uygulama imar planlarında meydan, yol, ilköğretim alanı olarak belirlenen bölgenin riskli alan sınırlarına dahil edilmesi, ayrıca binalar arasındaki yolun riskli alana dahil edilip çevrelediği binaların alan dışında bırakılarak sınır belirlenmesi yönünden de dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun bulunmadığı, Bu itibarla, uyuşmazlık konusu alanın 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 03/06/2022 tarih ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle anılan kararın iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin ilgili mevzuat hükümlerinde öngörüldüğü şekilde yapılan inceleme, değerlendirme ve analiz çalışmaları sonucunda tesis edildiği, bölgede alansal uygulama yapılarak yapısal ve mekansal dönüşümün hedeflendiği, riskli yapı tespiti yaptırılmak suretiyle yapısal olarak yeniden yapılanma süreci yürütülmediği, dolayısıyla karara dayanak alınan bilirkişi raporu içeriğinde belirtildiği üzere bütün yapılara riskli yapı tespiti yapılmasının zorunlu olmadığı ileri sürülmektedir. Davalılar yanında müdahil tarafından, müdahale ve beyan dilekçelerindeki iddia ve savunmalar tekrar edilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin ve davalılar yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 30/11/2023 tarih ve E:2023/11048, K:2023/6675 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 27/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava, İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 03/06/2022 tarih ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun uygulanmasında; ... ç) Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alanı, ifade eder." hükmüne yer verilmiştir. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin işlem tarihinde yürürlükteki haliyle 5. maddesinin 1. fıkrasında, "Riskli alan; a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu, b) Alan sınırları içerisinde 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna göre afete maruz bölge olarak kararlaştırılan alan olup olmadığına dair bilgi ve belgeyi, c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını, ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini, d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını, e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu, f) Bu fıkra uyarınca belirlenecek riskli alanlar için Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların EK-A bölümüne göre hazırlanan analiz ve raporu, g) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri, ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden Bakanlıkça belirlenir ve karar alınmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur."; Yönetmelik'in EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'ın 1. bölümünün 1. maddesinde, "Bu Esaslar, 16/5/2012 tarihli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Riskli Binaların tespit edilmesinde kullanılacak kuralları içerir."; 4. maddesinde, "6306 sayılı Kanun kapsamında, belirli alanlarda riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve önceliklendirme kararı verilmesi amacıyla kullanılabilecek, bina özelliklerini ve deprem tehlikesini dikkate alan basitleştirilmiş yöntemler EK-A’da verilmiştir."; anılan Esaslar'ın EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler'in 1. bölümünün 1. maddesinde, "Ek-A’da belirtilen esaslar Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemler, bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabilir ve tekil binada risk değerlendirme amaçlı olarak kullanılamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir. 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'ın EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler'in Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılacağı, bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemlerin bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, binaların taşıyıcı sistemine ait parametreler (yapısal sistem türü, kat adeti, ağır çıkmalar, planda düzensizlik/ burulma etkisi, düşeyde düzensizlik, vb.) dikkate alınarak yapıların bulunduğu yerdeki deprem tehlikesi ve yapının deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerin saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi ve yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek bunların ayrıntılı analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılıp buna göre genel yapı stoku riskinin belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan gerekçe raporu ve teknik raporunda; İzmir ili, Aliağa ilçesi, Kazım Dirik ve Kültür Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan, 3,7 hektar büyüklüğündeki bölgeyi kapsayan alanın riskli alan ilan edilmesi ile tamamı Deprem Yönetmeliği'ne aykırı yapılaşmış olan sağlıksız yapıların yerine deprem riskine karşı dayanıklı konutların ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, köhneleşme sürecine girmiş ruhsatsız yapılaşmanın afet riskiyle birlikte can ve mal güvenliği riskinin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, alanda daha önceden meydana gelmiş doğal afetin olmadığı, Aliağa Belediyesi İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu kapsamında 11/12/2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan jeolojik etüt raporuna göre alanın yerleşime uygunluk yönünden ÖA-2.1 ve ÖA-5.1 alanlarında bulunduğu, riskli alan ilanı sonrası l. Etap 1 hektar, 2. Etap 1,4 hektar, 3. Etap 1,2 hektar olmak üzere etaplar halinde uygulama yapılmasının planlandığı, alanda 21 betonarme, 1 kargir, 6 prefabrik ve 5 yığma olmak üzere toplam 33 adet yapı bulunduğu, bu yapıların 65 konut, 237 ticaret kullanımlı bağımsız birimden oluştuğu, 9'u kamu ve 24'ü şahıs mülkiyetinde toplam 33 adet parsel bulunan alanda 2 adet tescilli yapı, 2 adet trafo ve belediye zabıta binası dışında 19 adet ruhsatlı yapı bulunduğu, ruhsatlı yapıların çoğunluğunun 2007 Deprem Yönetmeliği öncesinde yapılmış olması nedeniyle mühendislik kriterleri ve standartlar açısından risk oluşturduğu, alan üzerindeki 20 betonarme ve 3 yığma olmak üzere 23 binanın (tescilli yapı, prefabrik yapılar ve teknik altyapıya ait yapılar, kamuya ait idari yapılar ve park içi hizmet birimleri değerlendirilmeye katılmamıştır) 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin Ek-2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi'ne göre toplanan veriler doğrultusunda bina performans puanlarının hesaplandığı, elde edilen performans puanları ile sınıflandırma yapılarak örneklem yöntemi ile tipik binalar seçilerek detaylı yapısal risk analizinin yapıldığı, 20 betonarme yapıdan örneklem yöntemi ile seçilen 5'inden alınan karot örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda can ve mal güvenliği açısından risk taşıdığının tespit edildiği belirtilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporun birlikte değerlendirilmesinden; 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu alanın, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edildiği, alandaki toplam 33 adet binadan tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra kalan 20 betonarme, 3 yığma binanın 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar uyarınca, bu Esasların EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek İçin Basitleştirilmiş Yöntemler uygulanmak suretiyle tespit edilen 5 betonarme binaya ayrıntılı risk analizinin yapıldığı, analizler sonucunda yapıların riskli çıktığı anlaşılmaktadır. Daire kararında, 6306 sayılı Kanununun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'ın EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek İçin Basitleştirilmiş Yöntemler'in, genel yapı stoku riskinin belirlenmesi amacıyla bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, uyuşmazlık konusu alan üzerindeki bina sayısı dikkate alındığında ise genel yapı stoku riskinin belirlenmesi için istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva etmediği, alandaki tüm yapıların risk tespitinin yapılması gerektiği belirtilmiş ise de; sözü edilen 6306 sayılı Kanununun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'ın EK-A bölümünde yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek İçin Basitleştirilmiş Yöntemler başlığı altında yapılan düzenlemelerde, bu yöntemlerin az sayıda binanın bulunduğu alanlarda kullanılamayacağına dair bir düzenlemeye yer verilmediği gibi bu konuda herhangi bir sayısal sınır da öngörülmemiştir. Dolayısıyla Daire kararındaki bu gerekçeye itibar edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Daire kararında, uyuşmazlık konusu alanın %79,41'ini oluşturan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan, uygulama imar planlarında meydan, yol, ilköğretim alanı olarak belirlenen bölgenin riskli alan sınırlarına dahil edilmesi, binalar arasındaki yol riskli alana dahil edilirken çevrelediği binalar alan dışında bırakılarak sınır belirlenmesinin hukuka uygun olmadığı belirtilmişse ise de; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde, riskli alan ilan edilecek alanların boşluk doluluk oranına dair bir kısıtlama bulunmadığı gibi herhangi bir yolun bir tarafındaki binalar sınır dışında bırakılırken yolun kendisinin riskli alan sınırları içerisine dahil edilmesine engel teşkil eden bir kısıtlama da bulunmamaktadır. Aynı mevzuat hükümleri uyarınca, riskli alan ilan edilecek alanların imar planlarındaki kullanım kararlarına dair bir belirleme de yapılmamış olup bu alanlarda konut, ticaret gibi arazi kullanım kararları bulunabileceği gibi meydan, yol, ilköğretim alanı gibi kamu alanlarının da bulunabileceği açıktır. Dolayısıyla Daire kararındaki bu gerekçeye de itibar edilmemiştir. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılan araştırma, inceleme ve analiz çalışmalarına istinaden üzerindeki yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı tespit edilen uyuşmazlık konusu alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolundaki Daire kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.