22. Hukuk Dairesi 2018/5246 E. , 2018/16781 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK İlk Derece Mahkemesinin ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 20.09.2017 tarih, 2017/39336 Esas- 2017/18627 sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiştir. Davacı vekilince, Dairemiz kararının maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya …
**22. Hukuk Dairesi 2018/5246 E. , 2018/16781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK İlk Derece Mahkemesinin ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 20.09.2017 tarih, 2017/39336 Esas- 2017/18627 sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiştir. Davacı vekilince, Dairemiz kararının maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı ile 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönülmesi mümkündür. Dosya içeriğine göre, uyuşmazlık konusu çalışma dönemine ilişkin davacının emsali olan işçilerin açtıkları davalar neticesinde verilen asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararlarının varlığının gözden kaçtığı anlaşılmaktadır. Yine davacının Toplu İş Sözleşmesinden faydalanmaya başladığı tarih Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.12.2012 tarih, 2012/37753 Esas-2012/41051 Karar sayılı ilamı kesinleşmiş olup, bu konudaki bozma gerekçesinin de maddi hataya dayandığı anlaşıldığından Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacı ve arkadaşlarının yüklenici firma vasıtasıyla istihdam edilmeye başladıkları ilk günden itibaren ... işçisi olduklarının kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğini, davacının, ... Sendikası'na üye olmasına ve üyelikleri ... Müdürlüğüne bildirilmesine rağmen, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlandırılmadığını ileri sürerek, 6772 sayılı Kanundan ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanan işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kurumun alt işverenlerinde çalıştığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, mevzuata göre toplu iş sözleşmesi hükümlerinin sadece idare işçilerine uygulanabileceğini, 6001 sayılı Kanunun 4. maddesinde idarenin asli görevlerini başkalarına yaptırabileceğinin hüküm altına alındığını, istemin kabulüne İş Kanunu'nun 2/9. maddesinin de engel oluşturduğunu, 4734 sayılı Kanun vasıtası ile yapılan hizmet alımlarında yüklenici firma işçilerinin toplu iş sözleşmesi hükümleri dışında kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.