14. Hukuk Dairesi 2015/16726 E. , 2016/7447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.11.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: KA
**14. Hukuk Dairesi 2015/16726 E. , 2016/7447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.11.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Davacılar, muris ...'ın 08/07/2013 tarihinde vefat ettiğini mirasçılar... ve ...'ın mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini, reddeden mirasçıların yerine kendilerinin mirasçı konumuna geldiklerini, terekesinin borca batık bulunduğunu, bu nedenle mirasın hükmen reddini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. TMK'nın 612. maddesinde “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.’’ hükmü yer almaktadır. Somut olayda, muris ... 08.07.2013 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçıları olan çocukları ... ve Uğur Yılmaz SHM. 2013-307 E. 2013-368 K. sayılı kararı ile mirası reddetmişlerdir. Murisin en yakın mirasçılarının tamamı mirası ret ettiğinden terekesi tasfiyeye tabidir. Dava tarihi itibariyle, davacıların mirasçı sıfatı, eş anlatımla aktif taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.