3. Ceza Dairesi 2021/16150 E. , 2023/2323 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 say…
**3. Ceza Dairesi 2021/16150 E. , 2023/2323 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2019 tarihli, ...sayılı Kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasından yapılan yardımın niteliği ve miktarı nazara alınarak takdiren 3/5 oranında indirim yapılarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.01.2020 tarihli, 2019/665 Esas ve 2020/21 sayılı Kararı ile, kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ -Sanık ve müdafiinin temyiz istemi: 1-Bank ... talimatla işlem yapılmadığına, suçun unsurlarının bulunmadığına 2-Bearaat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın da dosyada mevcut Bank ... yazısı, akabinde alınan 01.06.2018 tarihli Bank ... raporu'na göre sanık ...'un Bank Asyada 693277 müşteri numarasıyla 26.10.2005 tarihinde açtığı hesabının 2013 Aralık ayı hesap bakiyesi 0 TL. iken 2014 yılı Ocak ayından itibaren hesabına nakit girişleri yaparak, hesap bakiyesini Ocak 2014'te 10.282,86-TL'ye, Haziran 2015'te 40.915,82-TL'ye çıkardığı, sanığın her ne kadar aşamalardaki savunmasında, "...Arabayı, kendisine ait olan bilezikleri ve çocuklara ait bayram harçlıklarını Bank ... hesaplarına yatırdıklarına", "...Evlenince eşinin kendisine mehir verdiğine, bu parayı faizsiz diye Bank Asyaya yatırdığına" ilişkin iddiasını kanıtlamaya yeterli inandırıcı delilin olmadığı, sanığın hesap artışının örgütün Bank Asyayı kurtarın çağrısı dönemlerine rastladığı, örgüt üyesi olduğuna dair delil olmamakla birlikte FETÖ/PYD terör örgütüne yardım ettiği mahkememizce sabit görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltilen kısım dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Ne var ki; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yardım eyleminin gerçekleştiği tarih olan 16.01.2014 yerine başka bir tarihin belirtildiği, ancak CMK'nın 280/1-a ve 303/1-f maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla; Karar başlığındaki suç tarihinin "16.01.2014" olarak değiştirilmesi suretiyle, düzeltilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine, IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a)Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 inci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. b) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilmesi mümkündür. c) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgüte yardım saikiyle mutad bankacılık işlemlerinden farklı olarak örgüt liderinin talimatıyla katılım hesabı açtırdığı ve para yatırdığı kabul edilen ve ev hanımı olan sanığın savunmasında, Bank Asyada daha önceden hesabı olan eşinin, 2014 yılında sanık ve çocukları adına üç hesap açtığını, araçlarını, bilezikleri ve çocuklara ait bayram harçlıklarını Bank ... hesaplarına yatırdığını, hesapta biriken 31,000 TL parayı eşinin, sanığın hesabına havale ettiğini savunmuş olması karşısında, maddi gerçeğin ve suç kastının kuşkuya bırakmayacak biçimde ortaya konulması ve savunmaların denetlenmesini teminen, sanığın eşi M.Y. hakkında aynı suçtan açılmış bir ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa celpedilerek incelenmesi ile ilgili delillerin iş bu dosyaya dercedilmesi, anılan banka nezdindeki hesaplara ilişkin belge asılları da temin edilip gerekirse uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp bankacılık işlemlerinin kim tarafından yapıldığının ve bu bağlamda sanık tarafından örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yapılıp yapılmadığının ortaya konulması, M.Y.'un doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip tüm beyan ve belgelerin CMK'nın 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.01.2020 tarihli, 2019/665 Esas ve 2020/21 sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.