Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4074 E. , 2024/6728 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4074 Karar No : 2024/6728 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik İthalat İhracat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGI
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4074 E. , 2024/6728 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4074 Karar No : 2024/6728 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik İthalat İhracat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sivas ili, Gemerek ilçesi dahilindeki S:... sayılı maden işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirkete 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Geçici 21. maddesinin 2. fıkrası ve 12. maddesinin 4. fıkrası gereğince toplam 168.278,20-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Sivas ili, Gemerek ilçesi dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı IV. Grup maden işletme ruhsat sahasında mahallinde yapılan denetimler sonucunda hazırlanan raporlardan davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin 8. fıkrası ilgili alt bentleri gereklerine aykırı davrandığının sabit olduğu ve aksi bir durumun davacı tarafından ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Geçici 21. maddesinin 2. fıkrası ve 12. maddesinin 4. fıkrası gereğince idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı ve davacı şirket tarafından sorumluluğun rödövansçı şirkete ait olduğu iddia edilmiş ise de, ilgili ruhsatın davacı şirkete ait olduğu ve rödövans sözleşmesi imzalanmış olmasının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek 7. maddesi gereğince ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı bu nedenle davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmeyerek, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 10.07.2015 tarihli rödovans sözleşmesiyle maden sahasının işletmesininin ... Madencilik İthalat İhracat San ve Tic. Ltd.Şti’ne devredildiği, sözleşmeye konu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetinden doğacak İş Yasası, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumlulukların rödovansçıya ait olduğu, bu tarihten sonra davacı şirketin maden ocağı ile bağlantısının kalmadığı, maden ocağında alınması gereken tüm iş güvenliği tedbirlerini diğer Yasalardan kaynaklı işlevleri yerine getirme, tüm sorumluluk ve yükümlülüklerin rödövansçıya geçtiği, resmi işlemlerin muhatabının da ... Madencilik İthalat İhracat San ve Tic. Ltd.Şti'nin olduğu, teftiş tarihinde sahanın rödövansçıya geçmesi halinde idari para cezasının rödövansçıya ait olması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Sivas ili, Gemerek ilçesi dahilinde davacı adına S:... sayılı IV. Grup maden işletme ruhsatı düzenlenmiştir. Davalı idare tarafından maden ruhsat sahasının 04.02.2015 tarihinde mahallinde tetkik edildiği, yapılan tetkik sonucunda teknik heyet tarafından hazırlanan raporda "2014 yılında 46,40 ton üretim yapıldığını, bu miktar da dikkate alınarak, bacalardaki üretimin imalat haritalarında gösterilmediği" ; heyet üyelerinin 03.02.2016 tarihli ek görüşünde ise " 21,40 ton kömür üretiminin beyan edilmediği" tespit edilmiştir. Davalı idare tarafından davacı şirket hakkında Maden Kanunu'nun geçici 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 56.000,00 TL ve 112.000,00 TL ile aynı Kanunun 12. maddesinin 4. fıkrası gereğince 278,20 TL olmak üzere toplam 168.278,20-TL idari para cezası uygulanmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. (...) "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. Üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edilmesi halinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne,13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir. ; 12. maddesi 4. fıkrasında; (dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali ile) "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. ... Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir." 9. fıkrasında; "Genel Müdürlük veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından uygulanacak idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatı, bir önceki yıl geçerli olan ocak başı satış fiyatının, ilgili yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile hesaplanır. " hükmü bulunmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile eklenen geçici 21. maddesinde ise; "Mevcut ruhsatların ruhsat bedeli yatırma yükümlülüğü 1/1/2016 tarihinde başlar. Ruhsat bedelinin süresinde yatırılmaması hâlinde 13 üncü madde hükümleri uygulanır. Ruhsat bedelleri yatırılan ruhsatların, ruhsat teminatları iade edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için bu Kanuna göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanır. Teminat iradı işlemleri nedeniyle iptal durumuna gelmesine rağmen iptal edilmeyen ruhsatların iptal işlemleri sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ceza verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: 3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilenlere idari para cezası verileceği düzenlenmiş olup, dava konusu olayda, davacı şirket tarafından 2014 yılında üretinen 21,40 ton kömür üretiminin beyan edilmediği tespit edilmiştir. Anayasa'nın ''Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar'' başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.'' hükmü dikkate alındığında, somut olayda eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Maden Kanununda idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatının fiilin işlendiği tarihten bir yıl önceki geçerli olan ocak başı satış fiyatının, ilgili yıla ilişkin yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle idari para cezasının uygulanacağına yer verildiği, bu durumda, davacı tarafından 2014 yılında üretilen ve beyan edilmeyen kömür madeni için 2015 yılında yer verilen ocak başı satış fiyatı üzerineden yeniden değerleme oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmak suretiyle işlem yapılması gerekirken, 2017 yılına ilişkin hesaplama yapılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun Geçici 21. maddesinin 2.fıkrası uyarınca ceza verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: Davalı idare tarafından gerçekleştirilen davacı şirket tarafından 2014 yılında üretinen 21,40 ton kömür üretiminin beyan edilmediği tespit edildiğinden bahisle Maden Kanunun 10. maddesi hükümlerinin ihlal edildiğinden hareketle, geçici 21 madde hükümleri gereğince ruhsat teminatı tutarında idari para cezası uygunlamıştır. Ancak 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'la 3213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 21. maddenin 2. fıkrasında, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için Kanun'a göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanacağının belirtildiği, davacının 2014 yılında maden üretimi gerçekleştirdiği, ve sonraki yıl içinde beyan edilmesi gerektiği bu nedenle geçici madde hükmünün dava konusu işlem tesis edilirken uygulanamayacağı tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Sivas İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.