10. Hukuk Dairesi 2024/8997 E. , 2024/10535 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1425 E., 2024/1670 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/430 E., 2024/32 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8997 E. , 2024/10535 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1425 E., 2024/1670 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/430 E., 2024/32 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ... Tabildot Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. firmasında 30.11.1989 tarihinde çalışmaya başladığını, E-Devlet sorgulamasında işe giriş tarihinin 30.11.1989 olarak gözükmesine rağmen işveren tarafından aylık sigorta prim bildirgesi ve dönem bordrosunun verilmemesi nedeni ile davalı Kurum tarafından başlangıç tarihinin 30.11.1989 olarak kabul edilmediğini, emekliliği kazanmasında hak kaybına uğradığını belirterek ... Tabildot Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. nezdinde 30.11.1989 tarihinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 30.11.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, Kurumun dosyada fer'i müdahil olması gerektiğini ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.11.1989 tarihi olduğunun ve bu tarihte 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesine göre; davacının hizmet cetveli incelemesinde ilk 4/a çalışmasının 22.10.1997'de başladığı, 20.10.1989 tarihli ilk işe başlama bildirgesinde no 474268 sicil nolu ... Yapar Diş doktoru ünvanlı iş yerinin 01.09.1986 - 31.12.1990 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu, Kurum cevabi yazısında 20.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma 23.10.1989 verildiği, sigorta sicil numarasının ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği yıla ait olduğu, işyeri dosyasının Kurumca imha edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanığı ... ; davacının kardeşi, davalının ablası olduğunu, kendisinin de öğrenci iken 1986 yılında 2 ay davalının iş yerinde çalıştığını, okuldan mezun olunca kendisinin de muayenehane açtığını, davalı iş yerine 500-600 metre mesafede olduğu, davacının davalı iş yerinde 1989 yılı Ekim, Kasım gibi işe başladığını, getir götür işleri, çay kahve servisi gibi işleri yaptığını, tanık ...; tarafların kuzeni olduğunu, davalı iş yerine 300-400 metre mesafede mobilya mağazası olduğunu, davacının işe giderken iş çıkışı mağazasına uğradığını, davalı iş yerinde dişlerini yaptırmak için 1-2 defa gittiğini, davacının 1989 sonlarına doğru 10-11 aylarında çalıştığını hatırladığını, çünkü o yıl babasını kaybettiğini, tanık ..., diş teknisyeni olduğunu, davalı iş yerine alınan kalıpları almak üzere sonrasında teslim için gidip geldiğini, davalı işyeri ile 1989-1990 yılları arasında çalıştığını, davacıyı iş yerinde kısa süre gördüğünü, davacının kendisine kapıyı açıp, ölçüleri teslim ettiğini, haftada 4 gün muayenehaneye uğradığı, davacıyı kısa bir süre çalıştığını gördüğünü beyan ettikleri anlaşılmıştır. Davalının 10.09.2021 tarihli ibraz ettiği beyan dilekçesinde davayı kabul ettiğini, muhasebecisinin gerekli işleri yerine getirmediğini, sigorta primlerini yatırmamış olduğunu sonradan öğrendiğini, davacının iş yerinde esasen çalıştığını beyan ettiği görülmüştür. Grafoloji bilirkişi raporunda imza ve fotoğrafın davacıya ait olduğunu tespit ettiği, davacı vekilinin talebi üzerine Mahkemece duruşma açılarak taraflara tebliğ edildiği, 28.12.2021 tarihinde ek karar verilerek davacı vekiline ücret takdir edildiği verilen ara kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılamada dinlenen tanıklar beyanı, davalı beyanı, vergi kayıtları, bilirkişi raporu tüm dosya kapsamına göre Mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 20.10.1989 tarihinin sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalı ... Yapar ünvanlı işverenin 474268 sicil no.lu işyerinden 20.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, diş hekimi mahiyetli işyerinin 01.09.1986-31.12.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve işyerinden dava konusu dönemde bordro verilmediğinin bildirildiği, davalı işyerine komşu işyeri araştırmanın SGK vasıtasıyla yapıldığı, bu şeklide belirlenen komşu işyeri olan ... İmal. A.Ş.'nin 33524 sicil no.lu işyerinden 1989/2. dönem bordrosunda bildirilen iki sigortalının da vefat etmiş olduğundan dinlenemediği, başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı, ikisi davacının akrabası olmak üzere işyerinde çalışması olmayan üç davacı tanığının dinlendiği, dinlenen tanıklardan ... diş teknisyeni olduğunu ve davalı işyerinin diş ölçüm ve yapım işleri için sık sık gelip gittiğini beyan etmesine karşın tanığın dava konusu dönemde bildirimi yapılan işyerinin mahiyetinin belirlenmediği,bu nedenle beyanının denetlenemediği, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının,belediye, vergi dairesi, emniyet nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen ...'in 1989/1-3 arası dönemde bildiriminin yapıldığı 5982 sicil no.lu işyerinin mahiyetini içeren işyeri tescil bilgisi Kurumdan celbedilerek anılan tanığın beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 4.Kabule göre de davacı tanığı olarak dinlenen davalının kardeşi ... 'ün tanıklıktan çekinme ... hatırlatılmadan yeminli şekilde usulsüz olarak dinlenmiş olması ve usulsüz dinlenen tanığın beyanının da hükme esas alınması isabetsiz bulunmuştur. işe giriş bildirgesinde belirtilen sicil no.lu işyeri yerine davalı Bakanlığın başkaca işyerinden hüküm kurulmuş olması ile 819 gün süre ile sigortalılığa karar verilen tarihin aynı zamanda sigorta başlangıcı olduğu gözetilerek bu yönde de hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. 5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.