12. Ceza Dairesi 2021/10887 E. , 2024/7738 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/137 E., 2021/383 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün ; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, iş…
**12. Ceza Dairesi 2021/10887 E. , 2024/7738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/137 E., 2021/383 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün ; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2020 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onanma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, unsurları oluşmayan suçla ilgili beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Sanığın olay tarihinde başkasını vurmak isterken hedefte sapma sonucu kendi öz abisini öldürdüğü, sanığın bu şekilde olası kastla bir kişiyi öldürme suçunu işlediği, ölenin sanığın abisi olsa da bu ağırlaştırıcı halin hedefte sapma nedeniyle uygulanamayacağı anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nun 81/1, 21/2, 53, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine sanığın eyleminin bilinçli taksirle ölüme neden olarak kabul edilip TCK'nın 85/1,22/3 maddeleri gereğince sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 00:15 sıralarında sanığın sigara almaya çıktığı esnada müştekilerle tartıştığı, abisinin de evin dışında olduğu, sanığın eve girip yarı otomatik av tüfeğini aldığı, bu sırada mağdurlar ..., ... ve ...'un olay yerinden kaçıp gittikleri, sanığın evden almış olduğu pompalı tüfekle havaya doğru ateş ettiği, sanığın ateşi sonucunda saçma tanelerinin dışarıda bulunan abisi olan ...'a isabet etmesi sonucu mağdurun av tüfeği iri saçma taneleri yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanması ile iç ve dış kanama sonucu öldüğü, tüm dosya kapsamı ile sanığın tüfeği evden alarak havaya doğru ateş ettiğine yönelik savunmasının aksinin ispat edilemediği, sanık ve aynı evde yaşadığı ölen öz abisi arasında önceye dayalı herhangi bir husumet bulunmadığı, sanığın aşamalarda ısrarlı ve istikrarlı bir şekilde sinirlenerek havaya doğru ateş ettiğini savunduğu, sanığın evden tüfeği alıp dışarıya çıktığında havaya doğru ateş ettiği, o sırada dışarıda bulunan abisi olan mağdurun tüfekten çıkan saçma tanelerinin vücuduna isabet etmesi sonucunda öldüğü olayda sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2020 tarihli kararıyla; "... A- Olay mahallinde, olay koşullarına uygun zamanda, olay yeri inceleme raporu ve krokisi uzman bilirkişi marifetiyle uygulanmak suretiyle, savunma, mağdur ve tanık anlatımlarının denetimine olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılması, keşifte sanığın bulunduğu ve ateş edilen yerlerden ölen ...’ın bulunduğu yerin gözönünde tutularak görülüp görülemeyeceği, sanığın ateş ettiği yerden ölenin bulunduğu yere ve havaya doğru yapılan atışlarda, ölenin isabet alıp yaralanmalarının mutlak olup olmadığı, atış mesafesi, olay saati dikkate alındığında elverişli silahla asıl hedefteki kişi yada kişilere doğru atış yapıldığında sanığın çelişkili savunmalarında olay yerinde olup kaçtıkları belirtilen mağdurların ve ölenin bulundukları konuma göre, asıl hedefteki kişi yanında muhakkak üçüncü kişi yada kişilerinde isabet almalarının ve buna bağlı olarak ölüm ya da yaralanma neticesinin meydana gelmesinin mutlak ve kaçınılmaz bir sonuç olup olmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın eylemini olası kast veya bilinçli taksirle gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tartışılması ve nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B-Ölene ilişkin otopsi raporunda av tüfeği iri saçma taneleri giriş deliklerinin dağılımlarına göre her iki atışında uzak atış niteliğinde olduğu belirtildiği halde Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün DYB-KİM-14-02273 numaralı uzmanlık raporunda ölene ait deri montta yapılan incelemede atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre söz konusu deliklerin ateşli silahla yakın atış mesafesinden yapılan atış veya atışlar sonucu meydana geldiğinin belirtilmesi karşısında raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 1-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi, 2-TCK'nın 54. maddesi hükmüne göre, müsaderenin ancak kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşya hakkında hükmedilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, av tüfeğinin yazılı şekilde TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi;" Nedenleriyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılamada ; bozma ilamı doğrultusunda 10/09/2020 tarihinde keşfe gidildiği, keşif sonucu hazırlanan 30/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda ; sanığın olay mahalinde ateş ettiğini beyan ettiği no:10 sayılı ikametin önü ile ölenin dosya üzerinde ve keşif esnasında belirtilen konumların teknik ölçümlemeye dayalı olmaması ve sanık - ölen konumlarının beyanlar üzerinden olması sebebiyle, ne kadar mesafe ve uzaklıkta olabileceği hususunda net bir karar vermenin zor olacağı, sanığın öleni görüp görmeme ihtimalinin belirsizliği, atış mesafesi ile ilgili yapılan değerlendirmenin çelişkili olduğundan sanığın ateş ettiği yerden ölenin bulunduğu yere ve havaya doğru yapılan atışlarda, eks şahsın veya olay mahalinde bulunan diğer şahısların isabet alıp alamayacağının değerlendirmesinin yapılamayacağı, istenilen hususlarda net bir kanaate varılamadığının belirtildiği, bozma ilamı doğrultusunda atış mesafesine ilişkin çelişkinin giderilmesi için Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporda, kimyasal inceleme yapılmış giysi üzerinde tekrar kimyasal inceleme yapılamayacağının belirtildiği, fiziksel incelemede ise bitişik ve bitişiğe yakın atış belirtisi olan yanık, kavruk barut isi görülmediğinin belirtildiği , mahkemece söz konusu raporlar, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın evden tüfeği alıp dışarıya çıktığında havaya doğru ateş ettiği, o sırada dışarıda bulunan abisi olan ölenin pompalı tüfekten çıkan saçma tanelerinin vücuduna isabet etmesi sonucunda öldüğü, sanığın iradesinin tartıştığı mağdurların kaçması sonucu, sinirle ateş ettiği ve kardeşinin vurulabileceğinin öngörülebilir bir durum olmasına rağmen kendi meziyetlerine güvenerek vurmayacağı düşüncesiyle hareket ettiğinin kabulü gerektiği, sanığın abisinin öleceğini öngörüp bu sonucu göze alarak ateş ettiğini gösteren dosyada hiçbir delil bulunmadığından sanığın eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, , sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi; 2-Kasten işlenen suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince taksirle öldürme suçunda müsadere hükümlerinin uygulanması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının müsadere ve hak yoksunluğuna ilişkin bendlerinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.