(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/9981 E. , 2011/10171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01.01.1987-03.11.1997 tarihleri arasında zorunlu SSK.'lı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtla
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/9981 E. , 2011/10171 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01.01.1987-03.11.1997 tarihleri arasında zorunlu SSK.'lı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının tarım ... sigortalı olarak tescil edildiği tarihten itibaren 03.11.1997 tarihine kadar SSK dışında tarım ... sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, talepte bulunulması, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlardan bir bölümünde kaydının bulunmadığı doğrudur.Ancak davacının 25.12.1986 tarihli giriş bildirgesine göre muhtar beyanı esas alınarak 01.01.1987 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak resen tescil edildiği,31.03.1998 tarihli forma göre 03.11.1997 tarihi itibariyle tarımsal faaliyetine son verdiğini bildirdiği,03.04.1998 tarihinde 03.11.1997 tarihi itibariyle terkin edildiği,daha sonra 31.03.2009 tarihinde SSK'lı çalışması nedeniyle terk tarihinin 14.09.1987 olarak değiştirildiği, tanık beyanlarına göre 1987-1997 tarihleri arasında babasına ait arazilerde çiftçilik yaptığı, babasına ait 2008 yılında kadastrodan edinilen çok miktarda tarla vasfında tanışmazın bulunduğu,16.12.1997 ve 03.11.1998 tarihlerinde aftan yararlanarak prim borcunu ödediği, öte yandan 15.09.1987-05.10.1987 arası 20 gün, 01.03.1988-30.06.1988 arası her dönem 10'ar günden 20 gün, 02.01.1989-10.01.1989 arası 5 gün, 01.12.1996- 08.02.1997 arası 24 günlük çakışan 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmalarının kısa süreli olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle köy muhtarının ve tanığın yeminli anlatımlarından açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da kısa süreli SSK’lı çalışma Kurum tarafından resen tescil edilen ve af ile primlerini ödeyen davacının 03.11.1997 terk tarihine kadar olan tarım ... statüsünü ortadan kaldırmayacağından, davacının talep gibi 01.01.1987 tarihi ile tarımsal faaliyetine son verdiği 03.11.1997 tarihleri arasında, kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanmak suretiyle 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun kabulü gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.