Başvuru, bir bakır işletmesi tarafından yapılan madencilik faaliyetleri nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir bakır işletmesi tarafından yapılan madencilik faaliyetleri nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, madencilik faaliyetleri kapsamında meydana gelen patlamaların yol açtığı gürültü ve titreşim nedeniyle huzur ve ruh sağlığının bozulduğu iddiasıyla Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş.ye (davalı şirket) 21/10/2014 tarihinde Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) manevi tazminat davası açmıştır. Mahkeme tarafından 26/3/2015 tarihinde davanın daha önce kesin hükümle karara bağlandığından dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararda, başvurucunun davalı şirkete karşı aynı sebeple daha önce açtığı taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi ve tazminat davasında, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilerek 889,31 TL maddi ve 000 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmiştir. Hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından olayda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve yeniden yapılan yargılama sonunda davada 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun maddesinde düzenlenen manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği belirtilerek başvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak 24/2/2010 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. Kararın başvurucu tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 28/9/2015 tarihinde bozma kararı vermiştir. Kararda başvurucunun bu davada geceleri de patlatma yapıldığı ve bu nedenle uykusunu alamadığı, iş veriminin düştüğü, ruh sağlığının bozulduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunduğu, taraflar arasında daha önceden görülen davada bu istemin bulunmadığı, bu nedenle davanın esasına girilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme dava dosyasını yeniden esasa kaydederek yeniden yargılamaya başlamış ve davalı şirkete ait patlatma ölçüm raporları ve ölçüm değerleri, raporlardaki evlerin konumunu gösteren harita, karara bağlanan dosyada alınan bilirkişi raporları ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesince hazırlanan raporları dosyaya eklemiş ve başvurucunun sosyal ve ekonomik durum araştırmasını yapmıştır. Mahkeme 26/5/2016 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda geceleri patlatma yapılıp yapılmadığının sorgulanması için davalı şirketten alınan dava tarihi olan 2014 ve geriye doğru beş yıllık patlatmaları saatleriyle gösteren çizelgelerden en son patlatma saatinin 02 olduğu, bu saatin de gece saati olmadığının anlaşıldığı belirtilmiştir. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un maddesinde belirlenen kişisel çıkarların kişilik hakları olduğu, kişilik haklarının ise bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru, sır alanı gibi dolaylı varlıklar olduğu, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddi gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelere göre başvurucuya ait 25 yaşındaki binanın 600 metre uzağında patlatılan dinamit nedeniyle binada hasar oluştuğu, bu olay nedeniyle başvurucunun yaralanmadığı ve yakınlarından da ölen veya yaralanan olmadığı, bina hasarının başvurucunun iç huzurunu bozacak nitelikte bir durum olmadığı belirtilerek manevi tazminatın şartlarını düzenleyen 6098 sayılı Kanun’un maddesine göre eşya zararının kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemeyeceği vurgulanmıştır. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 16/3/2017 tarihinde onama kararı vermiş, karar düzeltme talebini 25/10/2017 tarihinde reddetmiştir. Nihai hükmü 13/12/2017 tarihinde öğrenen başvurucu 9/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.