(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9592 E. , 2010/468 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı davalının yöneticisi olduğu siteden villa almak istediğini, davalının gösterdiği villaları gezdiğini, ancak daha sonra başk…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9592 E. , 2010/468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı davalının yöneticisi olduğu siteden villa almak istediğini, davalının gösterdiği villaları gezdiğini, ancak daha sonra başka bir siteden bulunan villayı beğendiğini, davalının çevresi nedeniyle bu villanın alınmasına yardım ettiğini ve aracılık yaptığını, davalının talebi üzerine 5000 Dolar kaparo gönderdiğini satışın gerçekleşmemesi nedeniyle gönderdiği paranın geri alınması için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacının satın almak istediği villa için satın alınmasına yardımcı olan davalıya gönderdiği bedelin geri istenmesine ilişkindir. Davacı, emlakçı olmayan davalıdan kendisine uygun bir villa bulunması için yardım istediği ve bulunan villa için davalının talebi üzerine kaparo olarak para gönderdiği ancak satışın gerçekleşmemesi nedeniyle parasının geri ödenmesi istediği halde ödenmediğini bildirerek tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davalı davacının talebi üzerine yöneticisi olduğu siteden villa almak istemesi nedeniyle tanıştıklarını, iç dekorasyonun da mimar olması nedeniyle kendisine verileceği sözü üzerine,davalıya yardımcı olduğunu, yöneticisi olan siteden uygun bir villa bulunmadığını ancak başka bir siteden ... isimli 3.şahsın villasının bulunduğunu, bu villa için davacının talebi ile satın alma görüşmelerinin kendisi tarafından yapıldığını, satış için görüştüğü emlakçının 2009/9592-2010/468 dışında satışa yetkili başka emlakçıların da olduğunu, bunların aradan çıkarılması için komisyonlarının verilmesi gerektiğini söylenmesi üzerine davacıya da durumu izah ederek gönderdiği 5000 Dolar bedelin muhtelif emlakçılara komisyon bedeli olarak verildiğini savunmuştur. Davalı savunmasını ispatlamak için tanık deliline dayanmış, mahkemece davalı tanıkları dinlenerek 5.000 Doların davacının bilgisi dahilinde başka emlakçılara verildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalının emlakçı olmadığı ve davacı için bir villa bulunup görüşmelerinin yapılması için davacı tarafından sözlü olarak yetkilendirildiği hususları ihtilaflı değildir. Davalının bulduğu ... isimli şahsın villası için görüşmeler yapılmış, ancak davacı tarafından satın alınmamıştır. Davacı davalının talebi üzerine 5000 Dolar parayı kaparo olarak gönderdiğini, emlakçılara verilmesi konusunda bir anlaşmalarının olmadığı, bu emlakçıları tanımadığını, taşınmaz satın alınmayınca gönderdiği kaparo bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafından banka havalesi suretiyle davalıya gönderilen 3.8.2005 tarihli havalede “... evi için 2000 Dolar karşılığı depozito”, 4.8.2005 tarihli havalede “... evi için 3000 Dolar kaparo” şerhi yazılı olarak davalıya havale edilmiştir.Davalı bu bedelleri aldığını kabul etmiş ancak mal sahibi ...’a değil satışa yetkili diğer emlakçıları aradan çıkarmak için emlakçılara verdiğini ikrar etmiştir. Dava konusu bedelin davalı tarafından havalede yazılı şerhle alındığı ve ...’a verilmediği açıktır. Davalı bu bedelin emlakçılara verilmek üzere kendisine gönderildiğini yada sonradan icazet verildiğini miktar itibarıyla yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür. HMUK’un 288.maddesi hükmüne göre dava konusu olayda tanık deliline başvurulması mümkün değildir.Kaldıki davacının da tanık dinlenmesine açıkça bir muvafakatı olmadığı gibi dinlenen tanıklarda taraflar arasında emlakçılara verilmek üzere anlaşma olduğu yönünde bir beyanda bulunmamışlardır. Buna göre davacının gönderdiği havalelerdeki şerhin aksini ispat yükümlülüğünün davalı tarafa ait olması ve yasal delillerle de ispatlayamamış olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.