DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2754 E. , 2024/2588 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2754 Karar No : 2024/2588 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2018/3617, K:2021/4160 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Anadolu Hakimi olarak görev yapmakta iken ... tarih ve .
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2754 E. , 2024/2588 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2754 Karar No : 2024/2588 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2018/3617, K:2021/4160 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Anadolu Hakimi olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2018/3617, K:2021/4160 sayılı kararıyla; Davacı tarafından dosyaya sunulan 13/07/2021 tarihli dilekçede; meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı açmış olduğu davanın Danıştay Beşinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2016/57446, K:2021/429 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bu nedenle Danıştay Beşinci Dairesi Başkanı ve Üyelerinin bu davaya ilişkin olarak ihsas-ı reyde bulunduğu iddia edilerek Danıştay Beşinci Dairesi Başkanı ve Üyeleri reddedilmiş ise de, söz konusu dilekçede 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirine yer verilmediği, dolayısıyla Danıştay Beşinci Dairesi Başkanı ve Üyelerinin reddedilmesini gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle reddi hakim talebinin geri çevrilmesine karar verildiği, Davacı tarafından, bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2016/57446 sayılı esasına kayıtlı dava dosyasının birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediğinden, söz konusu istemin yerinde görülmediği, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli birkısım personelin, kamu kurumlarında görevli bazı memurları farklı isim ile meslek grupları adı altında asılsız suç isnatlarıyla 2010 ila 2013 yılları arasında yasaya aykırı olarak usulsüz dinlediklerinin yapılan denetimlerde tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı O.B. tarafından, şüphelilerin “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, kurulan örgüte üye olmak, kurulan suç örgütü kapsamında resmi görev ve yetkinin kötüye kullanılması yoluyla sahte, gerçeğe aykırı belgeler düzenleyip mahkemelerin dinleme kararları vermesini sağlayarak kamu görevlilerinin resmi belgede sahteciliği, kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak, iftira, suç uydurmak, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, elde edilen ilgili ilgisiz ya da özel yaşama ilişkin verileri suç örgütünün çıkar ve amaçlarına hizmet etme odaklı olarak arşivleme ve kullanma” suçlarını işledikleri iddiası ile sorgularının yapılarak, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı değerlendirildiğinden ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verilmesinin kamu adına talep edildiği, ... Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi D.Ç. tarafından gerçekleştirilen … tarih ve … sayılı, … tarih ve …, … sayılı sorgulamalarda; şüphelilerin birkısmının tutuklanmalarına, birkısmının da imza karşılığı adli kontrol ile serbest bırakılmalarına karar verildiği, sonrasında tutuklu şüpheliler hakkında yukarıda belirtilen suçları işledikleri iddiası ile Cumhuriyet Savcısı O.B. tarafından düzenlenen 02/09/2014 tarihli ve … sayılı iddianame ile dava açıldığı, ... Ağır Ceza Mahkemesince incelenen iddianamenin kabulüne karar verildiği ve … esas sayısına kaydının yapıldığı, akabinde ... Ağır Ceza Mahkemesince düzenlenen 17/09/2014 tarihli tensip zaptı ile tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tahliye istemlerinin reddine, birkısım adli kontrol kararlarının devamına karar verildiği, bunun üzerine birkısım sanık müdafiince farklı tarihlerde verilen itiraz dilekçeleriyle tutukluluk kararlarına ve adli kontrol kararlarının kaldırılmasına itiraz edildiği, söz konusu itirazları inceleyen davacının da görevli olduğu ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … sayılı, … tarihli ve … sayılı kararlarıyla, düzenlenen iddianamenin hukuk garabeti olarak nitelendirilerek sanıkların tahliyesine karar verildiği, tutuklu sanıkların tahliyesine karar verilmesinden sonra FETÖ/PDY'ye ait basın yayın organları ile diğer birkısım medyada bu durumun Mahkeme tahliye kararında geçtiği şekliyle "hukuk garabeti" olarak nitelendirilerek haberleştirildiği, Bununla birlikte, davacının da aralarında bulunduğu ... Ağır Ceza Mahkemesi heyetince tahliye edilen tutuklu polislerden birçoğunun farklı tarihlerde çıkarılan KHK'larla milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğundan bahisle meslekten çıkarılmalarına karar verildiği, ayrıca söz konusu tahliye kararlarını veren ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı A.R. ve Mahkeme Üyesi G.P.'nin de FETÖ/PDY terör örgütüne mensubiyeti, irtibatı ve iltisakı olduğundan bahisle meslekten çıkarıldıkları, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin de … tarih ve … sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla reddedildiği, davacı tarafından, bu kararların iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın ise Dairelerinin 24/02/2021 tarih ve E:2016/57446, K:2021/429 sayılı kararıyla reddedildiği, Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği, Netice itibarıyla, haklarında kamu davası açılan birkısım sanık müdafilerinin tutukluluğa ve adli kontrole itiraz taleplerinin ... Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesine itiraz ettikleri, … Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin görevinin; taleple bağlı kalarak, tutuklu sanıklar yönünden tutuklama kararının, adli kontrol altındaki sanıklar yönünden ise adli kontrol kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığını, tutuklama ve adli kontrol sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyerek itirazın kabulü veya reddine karar vermek olduğu, esas mahkemesi olmayan ... Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin suç vasfını tartışmasının hukuken imkânsız olduğu gibi yargılama yapılmadan suç vasfının tayininin de mümkün olmadığı, dosyanın esas mahkemesi olan … Ağır Ceza Mahkemesince tensiben duruşma tarihinin 03/11/2014 olarak belirlendiği, dosyanın ilk duruşmasının dahi yapılmadığı, sanıkların savunmalarının alınmadığı, delillerin toplanmadığı, bu aşamada iddianamenin, sevk maddelerinin ve suçun oluşup oluşmadığının tartışılmasının mümkün olmadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin bu konuyu tartışmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, … Ağır Ceza Mahkemesi heyetince talep dışına çıkılarak yargılama yapılıp bitirilmişcesine suç vasfının belirlenmesine çalışıldığı ve peşinen suçun oluşmadığının kabulü cihetine gidildiği, ilgili hâkimlerce iddianamenin “hukuki garabet” olarak nitelendirilmesinin de hem mevzuat hükümlerine hem de yargı etiği ilkelerine aykırı olduğu, mahkeme heyetince iddianamenin “hukuki garabet” olarak nitelendirilerek sanık müdafilerinin taleplerinin kabulüne karar verildiği, iddianamenin “hukuki garabet” olarak nitelendirilmesinin iddianameyi tanzim eden Cumhuriyet Savcısı O.B. ve tedbir kararlarını veren ... Sulh Ceza Hakimi D.Ç.'yi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırır nitelikte olduğu, basın yayın organlarında buna dayalı olarak yayınların yapıldığı, ayrıca anılan soruşturma kapsamında tutuklu olup, … Ağır Ceza Mahkemesi heyetince tahliye edilen polis memurlarının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisak veya irtibatı bulunduğu gerekçesiyle olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri uyarınca meslekten çıkarıldıkları, davacıyla birlikte ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ile diğer Üyesinin de FETÖ ile irtibat ve iltisakının bulunduğu gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla meslekten çıkarıldıkları ve bu kararların kesinleştiği göz önüne alındığında, davacının planlı ve sistemli bir biçimde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir parçası olarak örgütlü bir şekilde hareket ederek örgütten aldığı emirleri uygulamaya koymak suretiyle tarafsızlığını kaybettiğinin anlaşıldığı, Bu itibarla, davacının, suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşılan yukarıda yer verilen eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin HSK Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açtığı davada, işbu dava hakkında henüz bir karar verilmeden, bu davaya konu eylemleri FETÖ ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, dosyaya sunduğu 13/07/2021 tarihli dilekçeyle bahse konu karara katılan Daire Başkanı ve Üyelerinin işbu dava hakkında ihsas-ı reyde bulunduklarını ve tarafsızlıklarını yitirdiklerini belirterek reddi hakim talebinde bulunduğu, ancak bu talebi hakkında herhangi bir karar verilmeksizin işin esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, bu nedenle temyize konu kararın açıkça hukuka aykırı olduğu, işbu davaya konu eylemlerinin meslekten çıkarma cezasını gerektirecek nitelikte olmadığı, usul ve hukuka aykırı olduğu iddia edilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının usule aykırılık nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının ... Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle, davacının da aralarında bulunduğu ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve Üyeleri hakkında; "A) ...Sulh Ceza Hakimliğinin …, …, … sorgu sayılı evrakları ile haklarında tutuklama kararı verilen sanıkların tahliye taleplerine istinaden … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve …, … tarih ve … Değişik iş numaralı kararlarında ilgili sanıkların tahliyelerine karar vermekle birlikte karar gerekçelerinde "...Delil ve dayanakları gösterilmeden düzenlenen örgüt suçlamasının atfı ile yönetici sanıklar hakkında TCK 220/5 atfı ile eylemlerin 31'er kez uygulanması gerektiğine ilişen hukuki garabete..." ibaresine yer vermek suretiyle Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun … Esas sayısına kayden yürütülen soruşturmada görev alan müştekileri kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaya çalıştıkları, B) Sanık müdafilerinin talepleri tahliyeye yönelik olduğu halde bahse konu karar gerekçelerinde iddianameyi, sevk maddelerini ve tutuklama gerekçelerini tartışır şekilde beraat kararı yazar gibi değerlendirmede bulundukları" gerekçeleriyle disiplin soruşturması başlatılmıştır. Anılan soruşturma sonucunda tesis edilen Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi'nin … tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacıya isnat edilen fiillerin suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:..., K:… sayılı kararıyla reddedilmiş ve bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. Öte yandan; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davacı tarafından, bahse konu kararların iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 2016/57446 esasına kayden açılan davada; Davacının işbu davaya konu eylemleri (davacının bir dönem görev yaptığı özel görevli ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararlar) ve bu eylemlerin sonuçları da dikkate alınarak, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içinde olduğu sonucuna ulaşılmış ve … tarih ve K:… sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine, davacı tarafından işbu dosyaya sunulan 13/07/2021 tarihli dilekçe ile, Danıştay Beşinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2016/5744, K:2021/429 sayılı kararında imzası bulunan Daire Başkanı F.A. ile Daire Üyeleri M.A., C.M. Y.A. ve İ.K.'nin, işbu dava hakkında ihsas-ı reyde bulunmak suretiyle tarafsızlıklarını yitirdikleri ileri sürülerek reddi hakim talebinde bulunulmuş ise de, Daire tarafından anılan dilekçede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirine yer verilmediği gerekçesiyle reddi hakim talebi geri çevrilmiş ve işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmiştir. Danıştay Beşinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2016/57446, K:2021/429 kararı ile işbu davada verilen 29/11/2021 tarih ve E:2018/3617, K:2021/4160 sayılı kararı incelendiğinde; Daire Başkanı F.A. ile Daire Üyeleri M.A., C.M. ve İ.K.'in her iki kararda imzaları bulunduğu anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı belirtildikten sonra, hakimin memnuiyeti ve reddi konusunda sözü edilen Kanun'a yollamada bulunulmuştur. 2577 sayılı Kanun'un "Danıştayda çekinme ve ret" başlıklı 56. maddesinde; "(1) Davaya bakmakta olan dava dairesi başkan ve üyelerinin çekinme veya reddi halinde, bunlar hariç tutulmak suretiyle, o daire kurulu tamamlanarak, bu husus incelenir, çekinme veya ret istemi yerinde görülürse işin esası hakkında da bu kurulca karar verilir. (2) Çekinen veya reddedilenler ikiden fazla ise bu husustaki istem, idari dava dairesi başkan ve üyeleri için İdari Dava Daireleri Kurulunda, vergi dava dairesi başkan ve üyeleri için Vergi Dava Daireleri Kurulunda incelenir. Çekinen veya reddedilen başkan ve üyeler bu kurullara katılamazlar. Üye noksanı diğer dava dairelerinden tamamlanır. Bu kurullarca çekinme veya ret istemi kabul edildiği takdirde davanın esası hakkında da bu kurullarca karar verilir. (3) İdari Dava Daireleri Kurulu ile Vergi Dava Daireleri Kurulu başkan ve üyelerinden bir kısmının davaya bakmaktan çekinmesi veya reddi halinde noksan üyelikler diğer dava dairelerinden tamamlanır. (4) İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının toplanmasına engel olacak sayıda ret istemlerinde bulunulamaz ve çekinilemez. (5) Danıştay Tetkik hakimleri ve savcıları sebeplerini bildirerek çekinebilecekleri gibi taraflarca da reddedilebilirler. Bunlar hakkındaki çekinme veya ret istemleri davaya bakmakla görevli daire tarafından incelenerek karara bağlanır." hükmü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Ret sebepleri" başlıklı 36. maddesinde "(1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması. ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması" hükmü, "Ret usulü" başlıklı 38. maddesinde; "(1) Hâkimin reddi sebebini bilen tarafın, ret talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir. Taraf, ret sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bu talebini hemen bildirmek zorundadır. Belirtilen sürede yapılmayan ret talebi dinlenmez. (2) Hâkimin reddi, dilekçeyle talep edilir. Bu dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir. (3) Hâkimin reddi dilekçesi, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir. (4) Ret talebi geri alınamaz. (5) Hâkimi reddeden taraf, dilekçesini karşı tarafa tebliğ ettirir. Karşı taraf bir hafta içinde cevap verebilir. Bu süre geçtikten sonra yazı işleri müdürü tarafından ret dilekçesi, varsa karşı tarafın cevabı ve ekleri, dosya ile birlikte reddi istenen hâkime verilir. Hâkim bir hafta içinde dosyayı inceler ve ret sebeplerinin kanuna uygun olup olmadığı hakkındaki düşüncesini yazı ile bildirerek, dosyayı hemen merciine gönderilmek üzere yazı işleri müdürüne verir. (6) (Mülga:22/7/2020-7251/4 md.) (7) (Mülga:22/7/2020-7251/4 md.) (8) Hâkimi çekilmeye davet, hâkimin reddi hükmündedir. (9) (Mülga:22/7/2020-7251/4 md.)" hükmü, "Ret talebinin geri çevrilmesi" başlıklı 41. maddesinde "(1) Hâkimin reddi talebi, aşağıdaki hâllerde kabul edilmeyerek geri çevrilir: a) Ret talebi süresinde yapılmamışsa. b) Ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse. c) Ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa. (2) Bu hâllerde ret talebi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla; tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir. (3) İlk derece mahkemesinin bu kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyeleri hakkındaki kararlarına karşı da temyiz yoluna ancak hükümle birlikte başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararımızın "Maddi Olay" başlıklı kısmında açıklandığı üzere, (bakılan dava hakkında henüz bir karar verilmemiş iken) davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin HSK Genel Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 2016/57446 esasına kayden açılan davada; H.U.S. isimli tanığın davacı hakkındaki beyanları ile davacının işbu davaya konu eylemleri birlikte değerlendirilmiş ve davacının bu davanın konusunu teşkil eden eylemlerini (davacının bir dönem görev yaptığı özel görevli ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararlar) FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimatları üzerine gerçekleştiği değerlendirilmiş ve davacının anılan örgüt ile süregelen bir ilişki içinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dosyaya sunulan ve Daire Başkanı ve Üyelerine (toplam 5 kişi) yönelik reddi hakim talebini içeren 13/07/2021 tarihli dilekçe üzerine, Daire tarafından anılan talep hakkında bir karar verilmesi için 2577 sayılı Kanun'un 56. maddesinde belirlenen usulün işletilmesi gerekirken, bahse konu dilekçede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirine yer verilmediği gerekçesiyle reddi hakim talebinin geri çevrilmesi ve devamında da uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/11/2021 tarih ve E:2018/3617, K:2021/4160 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 30/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen reddi hakim talebinin geri çevrilmesine ilişkin kararda usul ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle davacının temyiz isteminin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.