4. Hukuk Dairesi 2015/13053 E. , 2017/4778 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile kişilik haklarına yapılan saldırının kınanmasına dair verilen 11/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin k…
**4. Hukuk Dairesi 2015/13053 E. , 2017/4778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile kişilik haklarına yapılan saldırının kınanmasına dair verilen 11/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalının davacının kişilik hakkına yapmış olduğu saldırının Borçlar Kanunu’nun 58/2 maddesine göre kınanmasına karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davacının dedesi ile amca çocuklarının 1937- 1938 olaylarında hayatını kaybettiklerini, amcasının ve babasının bu olaylardan sağ kurtulduğunu ve 1938 yılında sürgün edildiklerini, 1947 yılından sonra davacının amcasının tekrar döndüğünü ve 1952 yılında burada vefat ettiğini, bu olayla ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı olan davalının 08/11/2014 gününde yaptığı yazılı açıklama ile davacının bahsi geçen aile fertleri de dahil olmak üzere olaylarda hayatını kaybeden masum insanlara hakaret ve iftirada bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davaya konu yazılı açıklamada davalının isyan ele başlarını kastederek terörist ifadesini kullandığını, davacının aile fertlerine yönelik bir hakaret sözünün yer almadığını, davacı yönünden matufiyet unsurunun olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davaya konu yazılı açıklama nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu saldırının Borçlar Kanunu’nun 58/2 maddesine göre kınanmasına karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde hakim manevi tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Medeni Kanun’un 4. maddesinde ise kanunun takdir hakkı tanıdığı durumlarda hakimin somut olaydaki olguları gözeterek hak ve adalete göre karar vereceği düzenlenmiştir.