11. Ceza Dairesi 2023/3576 E. , 2024/12922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz isteğinin sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan
**11. Ceza Dairesi 2023/3576 E. , 2024/12922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz isteğinin sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik olduğu, dosya kapsamına göre suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.08.2010 olduğu ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilirken uygulama maddesi olan 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesinin mahallinde eklenmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 kararında belirtildiği üzere, kesinleşen hükmün ancak uyarlama yargılamasının konusu olabileceği, genel yargılama ile uyarlama yargılamasının koşulları, sonuçları ve yasa yolları birbirinden farklı olduğundan bu iki yargılamanın birlikte yürütülmesinin olanaklı olmadığı nazara alındığında; sanık hakkında daha önce temyiz incelemesinde onanmak suretiyle kesinleşen "2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçu nedeniyle hükümlü sıfatıyla yapılan uyarlama yargılamasıyla, derdest dava niteliğinde olan "2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçuna ilişkin davaların birlikte yürütülmek suretiyle yargılama yapılması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.