9. Ceza Dairesi 2023/1051 E. , 2023/6903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/398 E., 2022/557 .... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun)
**9. Ceza Dairesi 2023/1051 E. , 2023/6903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/398 E., 2022/557 .... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, 05.04.2021 tarihli ve 2015/203 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2021 tarihli ve 2015/203 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2022 ve 2021/23951 Esas, 2022/1218 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri doktor raporları, iddiaları destekler şekilde beyanda bulunan tanık Nurtan ile resmi nikahlı eşi olan sanık arasında mevcut boşanma ve ceza davalarından kaynaklanan husumet bulunması, mağdurenin beyanlarıyla ile örtüşmeyen tanık ...'in tutarsız anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/398 Esas, 2022/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçlar sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişikindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında mağdurenin vücuduna organ sokup ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, olaya ilişkin dinlenen mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu, kaldığı yurttan sık sık kaçarak başkalarıyla kaldığı, olay tarihinde de yine yurttan kaçarak kalacak yer aradığı, bu kapsamda sanığın kızı ... .... ile irtibat kurarak tanıştığı, sanıktan evlerinde kalma talebinde bulunduğu ve bu doğrultuda kendi iradesiyle sanığın evine gittiği, bu hususun tanık ... .... ve ... ....'ın beyanlarıyla da doğrulandığı gibi duruşma aşamasında mağdure tarafından da teyit edildiği, dolayısıyla hazırlık aşamasındaki beyanlarının duruşma aşamasındaki beyanlarla çelişkili olduğu, mağdurenin son olay tarihi olduğunu iddia ettiği 03.09.2008 tarihinden bir ay kadar önce sanık tarafından kandırılarak evine götürüldüğünü, bir ay boyunca kapı üzerinden kilitlenmek suretiyle hapsedildiğini bazen sanığın kendisini dışarı çıkararak başka erkeklere pazarladığını, yanında da devamlı kızı ...'in bulunduğunu, bazen günlerce gelen giden olmadığını, evde tek başına kaldığını, aç ... yaşadığını beyan ettiği, oysa ...'in ifadesinde mağdurenin sadece üç gün evlerinde kaldığını beyan ettiği, buna göre mağdurenin 03.09.2008 tarihinde son cinsel istismarın meydana geldiğini söyleyip bu tarihte polise başvurduğu dikkate alındığında, mağdurenin sanık tarafından 31.08.2008 tarihinde evine götürülmüş olmasının gerektiği, bu hususta mağdurenin beyanlarının inandırıcı olmadığı, mağdurenin kolluğa başvurduğunda da üzerinde cep telefonunun bulunduğu, sim kartının olduğu, kontörlerinin bulunduğu, otuz gün boyunca aç ..., sanığın evine kapatılıp, defalarca sanık tarafından cinsel istismara maruz kalsa ve birçok erkeğe pazarlansa idi mutlaka kolluk güçlerini veya bir yakınını telefonla haberdar etmesinin veya otuz gün boyunca olayın apartmanda meydana geldiği iddia edildiğine göre pencereden, kapıdan bağırarak yardım istemesinin gerekeceği, oysa mağdurenin telefonla yardım istemeyi ve pencereden bağırmayı akıl etmediğini söylediği, mağdurenin devamlı yurttan kaçtığı, hem mevcut Mahkemede hem de Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, Manisa Ağır Ceza Mahkemesi ve Bursa Ağır Ceza Mahkemesinde bu hususlarla ilgili birçok davalarının bulunduğu, sıklıkla ifadelerini değiştirdiği, mağdurenin arkadaşı tanık ...'in ifadesinde üç gün boyunca devamlı mağdureyle çarşıda, pazarda, dışarılarda gezdiklerini, bisiklete bindiğini söylediği, oysa mağdurenin otuz gün boyunca eve kilitlenmek suretiyle hapsedildiğini iddia ettiği, şayet çarşıda pazarda bu şekilde gezse idi mutlaka polisten veya vatandaşlardan yardım istemesinin gerekeceği veya kaçabileceği, mağdurenin sanığın kendisine en son 03.09.2008 tarihinde organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu, hatta spermlerin bir kısmını külotuna geldiğini söylediği, oysa aynı tarihte alınan doktor raporunda vajinasında canlı veya ölü sperme rastlanmadığı, ayrıca Bursa Kriminal Polis Laboratuvarından alınan raporda da mağdurenin külotunda herhangi bir spermin bulunmadığının belirtildiği, Balıkesir Devlet Hastanesi Psikiyatristi Psikiyatr Doktor ... Ceylan da olayın sıcağı sıcağına 04.09.2008 tarihinde düzenlemiş olduğu raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığını belirttiği, şayet mağdure bu kadar ağır bir olaya maruz kalsa idi mutlaka ruh sağlığının bozulduğuna dair belirtilerin ilk muayeneyi olayı sıcağı sıcağına yapan doktorca tespit edilmesinin gerekeceği, Adli Tıp Kurumu raporunda mağdurenin daha önce maruz kaldığı cinsel istismar olaylarından dolayı ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiği, gerek psikolog bilirkişi raporundan gerek diğer doktor raporlarından ve mağdurenin çelişkili beyanlarından anlaşılacağı üzere, daha önceden ruh sağlığı bozulmuş olan mağdurenin bu olayla ilgili beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, psikolog bilirkişi Nurdan Özolgun'un raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığını ve beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirttiği, mağdure polise başvurduğunda üzerinde cep telefonunun bulunduğu, ancak olay sebebiyle hiç kimseyi ve kolluk güçlerini aramadığı, bu sebeple mağdurenin önceki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, mahkemedeki beyanlarının dosya kapsamıyla uyuştuğu, Adli Tıp raporunda da belirtildiği üzere olay tarihinden önceki psikolojik sorunları nedeniyle kızarak sanığa karşı böyle bir ithamda bulunduğunu beyan ettiği, psikolog bilirkişi beyanlarında belirtildiği gibi ve Mahkemece anlaşıldığı üzere mağdurenin yalan söylemeye eğilimli bir yapıya sahip olduğunun tespit olunduğu, sanık savunması ve mağdurenin duruşma aşamasındaki beyanları göz önüne alındığında, sanığın mağdureye karşı zorla zincirlemeli olarak nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde olunamadığından bahisle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/398 Esas, 2022/557 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.