11. Ceza Dairesi 2021/40390 E. , 2023/6038 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1211 E., 2015/1206 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir o
**11. Ceza Dairesi 2021/40390 E. , 2023/6038 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1211 E., 2015/1206 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu(Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/1211 Esas, 2015/1206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılana ait suça konu TEB Ankara Gaziosmanpaşa şubesine ait 20.07.2013 tarihli 25.000,00 TL bedelli çeki, herhangi bir ciro işlemi yapmaksızın ticari ilişki nedeniyle borçlu olduğu ...'a verdiği, böylelikle sanığın sahte çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır. 2. Sanık soruşturma aşamasında, kolluk tarafından tespit olunan 23.07.2013 ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit olunan 24.12.2013 tarihli savunmalarında, çek üzerinde herhangi bir yazı ve imzasının bulunmadığını, bu çekin, açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediği Nevzat Tabak adlı kişi tarafından kendisine cirosuz verildiğini, kendisinin de bu çeki borcuna karşılık olarak ciro yapmaksızın ...'a verdiğini beyan etmiş kovuşturma aşamasında ise çeki Cemal'e vermediğini savunmuştur. 3. Katılanın beyanları tespit olunmuştur. 4. ...'ın tanık sıfatıyla beyanı tespit olunmuş ve sanığın soruşturma aşamasındaki beyanını doğrular nitelikteki istikrarlı anlatımları ile söz konusu çekin sanık tarafından kendisine verildiğini beyan etmiştir. 5. Özel faaliyet gösteren kriminal büro tarafından tanzim olunan, 07.07.2014 tarihli Bilirkişi Raporu'nda; "İnceleme konusu çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları ile keşideci imzasının, ... eli ürünü olmadığı, imzanın takliden atıldığı, arka yüzündeki ... isim ve soy isim yazısı ile atılı bulunan 4. Ciranta imzasının, ... eli ürünü olduğu," görüşü açıklanmıştır. 4. Mahkemece, suça konu senedin sanık müdafiinin hazır bulunduğu 26.05.2015 tarihli celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, kanunî unsurlarının bulunduğu, üzerinde herhangi bir çizik, yırtık bulunmadığı, görünüş itibarıyla gerçek bir senet hüviyetinde olup aldatma niteliğinin bulunduğu görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir. 6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın suça konu çek üzerinde herhangi bir yazı veya imzası tespit edilememiş ise de soruşturma aşamasındaki beyanlarında, suça konu çeki tanık Cemal'e ciro etmeksizin borcuna karşılık verdiğini ikrar ettiği, tanık Cemal'in de her aşamadaki istikrarlı anlatımlarında sanığın ikrara dayalı savunmasını doğruladığı, her ne kadar sanık suça konu çekin, Nevzat Tabak adlı biri tarafından kendisine verildiğini öne sürmüş ise de bu kişinin açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediğini beyan etmesi karşısında sanığın sahte resmi belgeyi kullanmak şeklinde sübuta eren resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu(Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/1211 Esas, 2015/1206 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.