Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5775 E. , 2024/1241 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5775 Karar No : 2024/1241 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarett…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5775 E. , 2024/1241 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5775 Karar No : 2024/1241 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 Ay Uzun Süreli Durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı eylemi daha öncede işlemiş olması nedeniyle Tüzük'ün 14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 10/11/2021 günlü, E:2021/10053, K:2021/4111 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; disiplin cezasına konu fiili nedeniyle davacı hakkında yürütülen adli kovuşturma neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkumiyetine hükmedildiği dikkate alındığında, davacının üzerine atılı "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunma" fiilinin sabit olduğu, Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine bir düzenleme olduğu göz önüne alındığında, dava konusu işlemde lehe hüküm ilkesi gereğince hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine hükmedilmiştir TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; polis memuru davacının şüpheli olarak yakalanıp gerekli tetkik ve inceleme için Büro Amirliğine getirilen A.A. isimli şahıs hakkında herhangi bir evrak düzenlemediği gibi şahsı serbest bırakmadan Komiserine bilgi vermeyip şahsı salıverdikten sonra bilgi verdiği, kamera görüntüleri incelendiğinde ise; davacının 00.27'de şahsın eşyalarını masa üzerine döktüğü, 00.38'de masa üzerinde bulunan nesnelerle oynadığı, 01.19'da masa üzerinden bir nesneyi alıp sağ cebine doğru götürdüğünün sabit olduğu, davacı her ne kadar şahsa ait herhangi bir şeyi almadığını iddia etse de, davacının son savunmasında kamera görüntülerinde aldığı görülen nesnenin şahsın kimliği olduğunu beyan etmesinin şahsın parası ile nüfus cüzdanının alındığını iddiasını doğrular mahiyette olduğu, davacının “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinin sübuta erdiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından; Mahkeme kararın gerekçe kısmında disiplin cezasına konu fiili nedeniyle hakkında yapılan ceza yargılamasında hırsızlık suçundan mahkumiyetine hükmedildiğinden bahisle üzerine atılı fiilin sübut bulduğu tespitine yer verilse de, istinaf aşamasında suça konusu eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararının bozulduğu, bozma kararı üzerine hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilerek bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla olayda her türlü şüpheden uzak ve kesin bir şekilde tespit edilmiş bir suçtan bahsedilemeyeceği, mahkeme kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI : Davacı tarafından; cevap verilmemiştir. Davalı idare tarafından; cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay İkinci Dairesinin 10/11/2021 günlü, E:2021/10053, K:2021/4111 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı eylemi daha öncede işlemiş olması nedeniyle Tüzük'ün 14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yinelenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde her yinelenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü ve daha sonraki her uygulamasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almakta iken, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesinde yer alan düzenlemeye yer verilmemiştir. İdare Mahkemesince, disiplin cezasına konu fiili nedeniyle davacı hakkında yürütülen adli kovuşturma neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi dolayısıyla davacıya isnat olunan fiilin sübut bulduğu, Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine bir düzenleme olduğu göz önüne alınarak dava konusu işlemde lehe hüküm ilkesi gereğince hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği görülmektedir. Kelime olarak tekrarlanma anlamını taşıyan tekerrür, hukuk dilinde bir kimsenin işlediği bir suç nedeniyle hüküm giymesinden sonra, belirli bir süre içerisinde yeni bir suç işlemesini ifade etmektedir. Tekerrür artırımıyla amaç, kişinin yeniden suç işlemesi halinde daha ağır ceza verileceğini bilmesi ve bu şekilde suç işlenmesinin caydırılmasıdır. Mahkemece uyuşmazlığın esası incelenirken yukarıdaki açıklamalar ışığında, tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanabilmesi için, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde belirtilen süreler içinde, disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın yinelenmesinde ya da aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verileceği de göz önünde bulundurularak öncelikle isnat edilen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi, sonrasında tekerrüre ilişkin şartların somut olay kapsamında oluşup oluşmadığına yönelik hukuki bir değerlendirme yapılması, tekerrür şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, tekerrüre ilişkin şartların gerçekleştiği kanaatine varılması halinde ise, uyuşmazlığın, 7068 sayılı Kanun'da tekerrür düzenlemesine yer verilmemesinin lehe düzenleme niteliğinde olduğu gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, bu yapılmadan eksik inceleme ile verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiş olup, anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.