2. Hukuk Dairesi 2012/25236 E. , 2012/29759 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Ziynet ve Çeyiz Eşyası Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, ziynet ve çeyiz eşyası alacağı, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kar…
**2. Hukuk Dairesi 2012/25236 E. , 2012/29759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Ziynet ve Çeyiz Eşyası Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, ziynet ve çeyiz eşyası alacağı, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hüküm altına alınan ziynetler ve çeyiz eşyalarının sadece bedellerine karar verilip, aynen iade isteği hakkında karar verilmemiş ise de davalı-davacı kadının temyizinin bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.12.2012. (Pzt.) (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI İstek aynen iade olmadığı takdirde bedellirinin verilmesine yönelik olduğu halde sebebi açıklanmadan yalnızca bedele hükmedilmesi yerinde değildir (Y.2. HD.22.06.2004 , 7275-8281) Davacı-davalı erkek eşin hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı vardır. KARŞI OY YAZISI Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu çeyiz eşyalarının mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, ancak davalıda kaldığını ileri sürerek eşyaların (ilk halleriyle yeni olarak) aynen iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf dava konusu edilen çeyiz eşyalarının halen mevcut olduğunu ve bu eşyaları davacı tarafa teslim etmeye hazır olduğunu bildirmiştir. TMK’nun 226/1. maddesine göre “Evlilik boşanma ile sona erdiğinde eşlerden her biri diğerinde bulunan mallarını geri alır. Buradaki geri alma hakkının dayanağını mülkiyet hakkı oluşturmaktadır. Yani ayrılan eşler, mülkiyet haklarına dayanarak diğer eşte bulunan eşyalarını geri alacaklardır. Eşyaların davacıya ait olduğu ve halen davalıda bulunduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki tartışma ve çözümlenmesi gereken problem “davalının, davacıya ait olduğunu ve teslim etmeye hazır olduklarını kabul ettiği eşyaların, davacının aynen iadesi yerine bedelini isteyip isteyemeyeceğidir. Eşlerin diğer eşte kalan eşyalarını mülkiyet hakkına dayanarak geri alabilmeleri istihkak davası ile mümkündür. Çünkü karşı tarafın mülkiyeti kazanması söz konusu olmadığından ve davacı (alacaklı), halen bu şeyin maliki olduğundan bu durumda açılması gereken dava istihkak davasıdır. İstihkak davasının mümkün olmadığı durumlarda ise sebepsiz zenginleşme davası açılarak eşyaların bedeli talep edilebilir. Açılan davada güdülen amaç, malikin mülkiyet hakkına dayanarak malın dolaysız zilyetliğine kavuşmasını sağlamaktır. (..., Eşya Hukuku, s. 222). Davacının, davalının aynen teslime hazır olduklarını beyan ettiği, çeyiz eşyalarının aynen iadesi yerine bedelinin tahsilini istemesinin hukuki dayanağı yoktur. Davacının, eşyaların eskimiş olması sebebiyle ilk halleriyle yeni olarak istemeside haklı bir nedene dayanmamakatadır. Eşyaların eskimiş olmasında veya zamanında teslim edilmemesindede davalının bir kusuru bulunmamaktadır. Davalının borcu para borcu gibi götürülecek borçlardan da değildir. Davacının bu eşyaların bedelini isteyebilmesi için eşyaların bulunmaması gerekir. Eşyaların aynen teslimine karar verilmesi halinde, buna ilişkin kararın, infaz aşamasında eşyaların aynen teslim edilememesi halinde zaten davacının eşyaların kararda gösterilen değerlerini tahsil etmesi mümkündür. Bu açıklamalar karşısında davacıya ait olup, davalının zilyetliğinde bulunan ve davalı tarafından teslime hazır olduğu bildirilen çeyiz eşyalarının öncelikle aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple temyize konu hükmün çeyiz eşyalarına ilişkin bölümünün bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.