8. Ceza Dairesi 2023/4238 E. , 2024/230 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/584 E., 2016/296 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği, sanık ... hakkında kurulan hüküm dışında, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde t…
**8. Ceza Dairesi 2023/4238 E. , 2024/230 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/584 E., 2016/296 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği, sanık ... hakkında kurulan hüküm dışında, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar ... ... ve ... ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesi gerekip gerekmediğinin gerekçeli kararda tartışılmadığına, sanıklar Murat ve Nazire hakkında teşdiden ceza verildiğinin belirtilmesine rağmen alt sınırdan hüküm kurulduğuna vesaire ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. 3. Sanık ... ...'un temyiz isteği, suçu işlemediğine, olay yerinde bulunmadığına, buna ilişkin tanıklarının dinlenmediğine ilişkindir. 4. Sanık ...'ın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır. 5. Sanık ... ...'un temyiz isteği, katılan mağdurun rızasının bulunduğuna, suçu işlemediğine ilişkindir. 6. Sanık ...'in temyiz isteği, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, olay günü saat 22.30 sularında işten çıkan katılan mağdurun arabasının yanına gittiği sırada sanıklar ... ... ve ... ... tarafından bıçak gösterilmek suretiyle zorla olay yerine getirdikleri arabaya bindirdikleri daha sonra katılan mağduru araba ile, tespit edilemeyen bir yere götürdükleri, burada sanık ...'in, akrabaları olan sanıklar ... ve ...'i telefonla arayıp yanına çağırdığı, bu sırada sanık ...'in sanık ... ve katılan mağdurun yanından ayrıldığı, sanıklar Fatih ve Nihat, katılan mağdur ile sanık ...'in yanına geldikleri, katılan mağdurun sanıklar Fatih ve Nihat'a zorla kaçırıldığını söylemesine rağmen sanıkların katılan mağdura yardımcı olmadıkları, gibi sanık ... ve mağdure ile birlikte sanıklar Fatih ve Nihat'ın getirdiği arabaya binip, sanık ...'in olay öncesinden tanıdığı sanık ...'un evine sabah saat 06.00 sularında gittikleri, sanıklar Fatih ve Nihat'ın ise eve girmeden ayrıldıkları, sanık ...'un eşi olan sanık ...'un katılan mağduru olan olmuş diyerek sanık ... ile evlenmeye ikna etmeye çalıştığı, sonrasında sanıklar Murat ve Nazire'nin katılan mağdur ile sanık ...'i aynı odaya koydukları, burada sanık ...'in katılan mağduru öpmeye çalıştığı, katılan mağdurun istememesi üzerine eylemine devam etmediği, sanık ...'in bir süre sonra uyumasını fırsat bilen katılan mağdurun, sanığın telefonunu alıp 112'yi aradığı, sonrasında evin penceresinden atlayıp yakınlarda bulunan evlerden yardım istediği, bu şekilde sanıkların atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yönünden 5271 sayılı Kanun' un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ... ..., ... ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden A. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurun aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, bu beyanları ile uyumlu doktor raporları, sanıklar ... ... ve ... ...'un GSM numaralarına ilişkin baz ve HTS bilgileri, sanık ...'in soruşturma aşamasındaki tevilli ikrara dönük savunmaları, katılan mağdurun arabasının yanında bıçak bulunduğuna dair kolluk tutanağı, tanık beyanları ve tüm dava dosyasına göre, Olay ve Olgular bölümünde belirtildiği şekilde gerçekleştiği iddia edilen olayda, olay anını gören tanıklar Y.G ve Z.E'nin bıçak ya da silah kullanıldığına ilişkin beyanları bulunmadığı da gözetilerek, sanıklar ... ve ...'in hürriyeti tahdit eyleminin başlangıcında bıçak kullandıklarına dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı sanıklar ... ve ...'in katılan mağduru sanık ... ile evlenmesi amacıyla birlikte zor kullanarak fikir ve eylem birliği içerisinde kaçırıp ıssız bir yere götürdükten sonra, yanlarına gelen sanıklar ... ve ...'in sanık ...'in katılan mağdurun hürriyetini kısıtlama eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katılarak ayrı araca binerek sanık ... ile katılan mağduru sanıklar ... ve ...'un evlerine götürdükleri, burada Fatih ve Nihat'ın onların yanından ayrıldıkları yani eve girmedikleri sanık ...'un sanık ... ve katılan mağduru ilk önce evine almak istemediği ancak sanık ...'in ısrarı sonrası evlerine aldığı anlaşılmakla, sanıklar ... ..., ... ..., ... ve ...'in mağdurenin direncinin kırılmasına maddi manevi katkıları nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca, sanık ...'un ise diğer sanıkların eylemlerine fikir ve eylem birliği içinde katılmamakla birlikte eylemin gerçekleşmesine yardım etme şeklinde gerçekleşen katkısı ile 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekillerde mahkumiyetlerine karar verilmesi, B. Kabul ve uygulamaya göre de, sanıklar Faith Karadaş ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenen 2 yıl 12 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada, hesap hatası sonucu sonuç cezanın "2 yıl 6 ay" yerine "1 yıl 18 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Gerekçe bölümünün birinci bendi açıklanan nedenlerle sanık ... Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/1133 Esas, 2023/243 Karar sayılı sanıklar ... ..., ... ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan kararına yönelik sanık ... müdafii, ... ..., ... ..., ..., ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.