4. Hukuk Dairesi 2022/8153 E. , 2024/3851 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/277 Değişik İş, 2022/336 Karar SAYISI : 2022/İHK-5997 Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
**4. Hukuk Dairesi 2022/8153 E. , 2024/3851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/277 Değişik İş, 2022/336 Karar SAYISI : 2022/İHK-5997 Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada 5.001,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 179.922,31 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan araç için trafik sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulüne, 179.922,31 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının kısmen kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 83.636,84 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı tarafça sunulan maluliyete ilişkin 26.05.2021 tarihli raporda ayak bileğinde eklem hareket kısıtlılığı ve skar kleoid arazları nedeniyle davacının %12.1 oranında iş göremez ... geldiği belirtilmiş, rapora itiraz üzerine hakem heyetince alınan 17.01.2022 tarihli raporda 6 yaşında olan davacıda kaza nedeniyle oluşan skar izinin boy ve kilosuna göre maluliyet oluşturmadığı, ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle maluliyet oranının %5 olduğu belirtilmiş İtiraz Hakem Heyetince de 17.01.2022 tarihli rapor esas alınarak karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya kapsamında maluliyete ilişkin alınan her iki rapor arasında davacıda oluşan skar izinin maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda çelişkiler bulunmakta olup hakem heyetince çelişkiler giderilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek çelişkinin giderilmesi ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; a-)Tazminata yönelik alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz esas alınmış olup anılan hesaplama yöntemi Dairenin yerleşik uygulamalarına uygun değildir Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile tazminat hesabının progressif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekmektedir. b-)5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.