4. Hukuk Dairesi 2021/23281 E. , 2024/8543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/949 Esas 2021/1058 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/502 Esas 2020/571 Karar Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmi
**4. Hukuk Dairesi 2021/23281 E. , 2024/8543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/949 Esas 2021/1058 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/502 Esas 2020/571 Karar Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’in sahibi olduğu Halkçı TV isimli internet haber sitesinde yayınlanan 11.09.2014 tarihli haber ile 17.09.2014 tarihinde aynı sitede yayınlanan video haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, dava konusu yayınların tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin yayınlarda adı geçen siyasi partiden aday olmak şeklinde bir girişiminin olmadığını, davalılar tarafından müvekkilinin saygınlığına yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü, yayınlara yönelik erişimin engellenmesi kararı verildiğini, davalı ... hakkında hakaret ve iftira suçlarından açılan ceza yargılamasının devam ettiğini, bu süre içerisinde işleri ve mesaisi ile ilgilenemediği için maddi zarara da uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yayınların kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, dava konusu yayınlardan sonra haberde geçen dava dışı ...'ün istifa ettiğini, bunun da yayınların kurgu ya da gerçek dışı olmadığını kanıtladığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yayınlar yönünden davalı ... hakkında hakaret, iftira, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından verilen beraat kararının kesinleştiği, dava konusu yayınların basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde yer aldığı, kişilik haklarına saldırı bulunmadığı ayrıca maddi zararın da ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerçek dışı yayınların müvekkilinin saygınlığına gölge düşürdüğünü, karalama kampanyası niteliğinde olduğunu, somut olgu isnadında bulunulduğunu, yayına konu ifadelerin iddia kapsamında olduğuna dair bir söz ve ibareye yer verilmediğini, müvekkilinin yayınlarda belirtilen siyasi partiden aday olmak şeklinde bir girişiminin olmadığını, yayınların müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, dava dışı Emo Optik'in zarar gören imajı, erişimin engellenmesi başvurusu için yapılan giderler değerlendirildiğinde maddi zararın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yayın ve röportajın yayınlanma tarihi itibariyle güncel olduğu, yayınlanmasında kamu yararı bulunduğu, düşünce açıklaması ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte kabul edilemeyeceği, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerçek dışı haberin müvekkilinin saygınlığına gölge düşürdüğünü, karalama kampanyası niteliğinde olduğunu, haberde somut olgu isnadında bulunulduğunu, yayına konu ifadelerin iddia kapsamında olduğuna dair bir söz ve ibareye yer verilmediğini, müvekkilinin yayınlarda adı geçen siyasi partiden aday olmak şeklinde bir girişiminin olmadığını, yayınların müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, Emo Optik'in zarar gören imajı, erişimin engellenmesi başvurusu için yapılan giderler değerlendirildiğinde maddi zararın ispatlandığını verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Halkçı TV internet sitesinde 11.09.2014 tarihinde yapılan yayın ve 17.09.2014 tarihinde yayınlanan video haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26 ve 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu internet haberi ve video haberin yayınlandığı tarihlerde güncel olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, yayınların toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğunun, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiğinin; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, yayınların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin; dava konusu yayınlarda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.