12. Ceza Dairesi 2017/910 E. , 2017/2236 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çatalca (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2013/120 esas, 2014/189 sayılı kararının kesinl…
**12. Ceza Dairesi 2017/910 E. , 2017/2236 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çatalca (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2013/120 esas, 2014/189 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılamasında hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 179/3-2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2015 tarihli ve 2015/490 esas, 2015/810 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca, suç tarihinden önce herhangi bir mahkûmiyet kaydı bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 19.12.2016 gün ve 94660652-105-34-14044-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 gün ve 2016/400876 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: