10. Hukuk Dairesi 2022/9881 E. , 2023/10596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/495 E., 2022/1357 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy İş Mahkemesi SAYISI : 2017/659 E., 2021/632 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi
**10. Hukuk Dairesi 2022/9881 E. , 2023/10596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/495 E., 2022/1357 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy İş Mahkemesi SAYISI : 2017/659 E., 2021/632 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 19.06.2016 tarihinde pres operatörü olarak davalı işyerinde çalışmaya başladığı, halen işyerinin sigortalısı olduğu, 27.05.2017 tarihinde iş kazası sonucu sağ el işaret parmağının 2. boğum civarından koptuğu, iş kazasının müvekkilinin pres makinesinin açık kalıp diye tabir edilen malzemeyi sıvama işlemi yaparken aynı bölgede çalışan ... isimli bir başka çalışanın arkasından gelerek ve bu kişiyi görmediği bir anda makinenin start düğmesine basması sonucu meydana geldiği iş kazasının meydana gelmesinde davalı işyerinin tam kusurlu olduğu, müvekkilinin maluliyet oranının henüz belirlenmediği, davalı işyerinde elden ödenen bordrolarda gösterilmeyen ücret veya sosyal yardımlar bulunduğu, işyerinde Türk Metal iş Sendikası ile imzalanan TİS bulunduğunu, müvekkilinin sendika üyesi olup TİS'den yararlandığı beyanla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat talep ve dava hakkının saklı tutulmasını talep etmektedir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 19.09.2016 tarihinden itibaren pres tezgah operatörü olarak çalışmaya başladığı, halen çalışmaya devam ettiği, 27.05.2017 tarihinde pres makinesinde çalıştığı sırada dikkatsizliği ve diğer şirket çalışanı ...’nun davranışı sonucu sağ elini pres makinesine kaptırarak yaralandığı, sağlığına kavuşabilmesi için tüm gerekli müdahalelerde bulunulduğu, maddi tazminat talebinin hangi zararlar için olduğunun HMK uyarınca davacıya açıklattırılması gerektiği, maddi tazminat talep edilirken ayrıntılı açıklama yapılmadığı, iş kazasını davacının dikkatsizliği ve başka bir işçinin davranışı sonucu meydan geldiğinden müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, somut olayda davacı ve diğer çalışan ...’nun kusurlu olmasının illiyet bağını kestiğini ve müvekkili işvereni sorumluluktan kurtardığı, üçüncü kişinin kusurunun dikkate alınması gerektiği, davacının kendi kusurundan dolayı tazminat talep edemeyeceği, müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili güvenlik mevzuatı gereğince bütün yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği, davacı ile üçüncü kişi ...'nun İş sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğine aykırı hareket ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmektedir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince "Davanın kısmen kabul kısmen reddi; 1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 107.877,95 TL tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 18.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacının bakiye ömür süresinin alınan iki raporda farklı belirtildiğini, çelişkilerin giderilmediğini, her yıla farklı asgari ücret oranlaması yapılmasının hatalı olduğunu, davacının çalıştığı işyerinde aynı pozisyonda çalışan işçilerin ücretlerinin belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre %60 oranının altında maluliyet durumunda pasif dönem hesabının yapılamayacağını, davacıya SGK'dan gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığını, meydana gelen olayda davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davalı işverenin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı işverenin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ücrete ilişkin irdeleme ve TRH 2010 tablosunun esas alınmasının yerinde olduğu, pasif dönem hesabı yapılmasının doğru bulunduğu, kusur raporunun oluşa uygun olduğu, hükmedilen manevi tazminatın da uygun olduğu gerekçesiyle mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece alınan 27.03.2019 tarihli hesap raporunda PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığı söz konusu rapora taraflarca itiraz edilmesi üzerine 05.09.2019 tarihinde alınan hesap raporunda yine PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığı yine taraflarca itiraz edilmesi üzerine 10.10.2021 tarihinde alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, davacı tarafın önceki hesap raporlarına itiraz ederken yaşam tablosu yönünden ayrıntılı bir itirazının bulunmaması dolayısıyla davalı yönünden bu kapsamda usulü kazanılmış hak oluştuğu belirgindir. 3.Mahkemece PMF 1931 yaşam tablosundaki süreler dikkate alınarak 10.10.2021 tarihinde alınan kusur raporundaki kriterler nazarında (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar kapsamında, tespit edilen ücret katında ve işlemiş/bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihten değişikliğe gidilmemesi özellikle işlemiş/bilinen devre sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmadan) hesap raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.