19. Ceza Dairesi 2016/5546 E. , 2018/215 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- İcra ve…
**19. Ceza Dairesi 2016/5546 E. , 2018/215 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde; “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olmasına karşın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması halinde cezalandırılacaklarının” hükme bağlanmış olması, somut olayımızda borçlu şirket hakkında başlatılan icra takibinde takibin kesinleştiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığının dosyadan aldırılan bilirkişi raporunun içeriğinden anlaşılamaması karşısında; Mahkemece ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı, defterleri yanı sıra banka hesapları da incelenip, kesinleşen icra takipleri de pasifine eklenerek bilirkişi marifetiyle saptanmalı ve ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunduğunun belirlenmesi halinde ödeme emrinde borcu ödemesi için gösterilen sürenin son gününün suç tarihi olarak kabul edilip, toplanan delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2- 2004 sayılı İİK’nın 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine” cezalandırılacaklarının düzenlenmiş olması karşısında, alacaklıyı zarara uğratmak kastının suçun unsuru olduğu da gözetilerek, bu kastın varlığının tayini bakımından şikayetçi vekilinin dilekçesinde belirtilen, incelenen dosya sanığının şikayetçisi, şikayetçilerinden ...’ın ise sanığı olduğu İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/03/2016 tarih, 2014/1477 Esas, 2016/301 Karar sayılı tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulan ve kararı henüz kesinleşmeyen dosyası ile İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararının onanması üzerine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/432 Esas sayısı ile derdest olan menfi tespit davası dosyasının incelenerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de;