12. Ceza Dairesi 2020/11192 E. , 2024/4610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/85 E., 2015/275 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında t
**12. Ceza Dairesi 2020/11192 E. , 2024/4610 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/85 E., 2015/275 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; tayin edilen cezaya, paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına, kusur tespitine, kararın hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 23:20 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahal dışında, ıslak zeminli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, hakimiyetini kaybettiği aracı ile önce yolun solundaki bariyerlere ardından da önünde, kendisi ile aynı istikamette seyretmekte olan ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobile çarpması, çarpmanın etkisiyle de her iki aracın yolun sağına savrulması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'nun öldüğü, katılanlardan ...'nun vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'nun ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları, mahkemece hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 22.01.2015 tarihli raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, otoyolu takiben seyredip, aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü yağmurlu hava ve ıslak zeminli yol şartları ile gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş olduğundan, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, 61 inci maddesinin (f) bendindeki "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.